'Yazı Devrimi'nin Psiko-Sosyal Anlamı

· Cumhuriyet

'Yazı Devrimi'nin Psiko-Sosyal Anlamı

Meydan'a göre Cumhuriyet, harf devrimi ile Türkçeyi kurtardı ve insanın bilgiyle, dünyayla ilişkisini değiştiren bir dönüşüm başlattı.

Sinan Meydan, köşesinde Atatürk'ün yazı devrimini psiko-sosyal boyutuyla ele aldı. Devrimin yalnızca alfabenin değişmesi olmadığını, insanların okuma-yazma biçimini, bilgi ve dünyayla ilişkisini, geçmiş ve gelecek algısını kökten değiştiren bir sosyokültürel dönüşüm olduğunu savundu.

Meydan, Atatürk'ün 1928'de yeni harfleri Sarayburnu'nda duyurduktan sonra Tekirdağ, Bursa, Çanakkale, Samsun, Amasya, Tokat, Sivas ve Kayseri gibi birçok şehri dolaşarak kara tahtanın başında halka bizzat öğrettiğini hatırlattı. Harf devrimi öncesi okuma yazma oranının yaklaşık yüzde 10 olduğunu, bu devrimle okuryazarlığın yaygınlaştığını ve yeni harflerle bu oranın yüzde 98'e ulaştığını belirtti.

Yazı devriminin, Arap harfleriyle yazılan ve Türkçeye uymayan Osmanlıcanın yerine, Türkçeye daha uygun Latin kökenli harfleri getirerek Türkçeyi kurtardığını öne sürdü. Bu değişimin, bilginin seçkinler tekelinden çıkmasını, bireyin bilgiye doğrudan ulaşmasını ve özgüveninin artmasını sağladığını vurguladı.

Meydan, 'bir gecede cahil kaldık' veya 'geçmişle bağımız koptu' gibi eleştirilere karşı çıktı. Toplumun yüzde 90'ının zaten okuryazar olmadığını, yeni kuşakların geçmişle bağ kurmasını kolaylaştırdığını ve isteyenlerin Osmanlıca öğrenmesinin önünde engel olmadığını ifade etti.

Kaynak: Cumhuriyet · TRBülten tarafından derlendi