· Cumhuriyet
Terör örgütü PKK'nin lideri Öcalan'ın "Yavuz Sultan Selim - İdrisi Bitlisi ittifakı" sözlerine tepkiler büyüyor. 53 Alevi aydının tepkisinin ardından Alevi-Bektaşi Hak Savunucuları yayımladıkları bildirgede ''Bu kanlı ittifaka vurgu yapması Alevi toplumunun belleğindeki katliam. Sürgünlere…
Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın. Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Yayımlanan bildirgede ''Kürt sorununun çözümü gündeme geldiğinde, tarafların temsilci. Kürt sorununun çözümü gündeme geldiğinde, tarafların temsilci ve yetkililerinin İdris-i Bitlisî ile Yavuz Sultan Selim arasındaki ittifaka atıfta bulunması adeta gelenek hâline gelmiştir. Bazen doğrudan isimler verilerek bazen de farklı kavramlar kullanılarak bu kanlı ittifaka vurgu yapması Alevi toplumunun belleğindeki katliam. Bazen doğrudan isimler verilerek bazen de farklı kavramlar kullanılarak bu kanlı ittifaka vurgu yapması Alevi toplumunun belleğindeki katliam ve sürgünlere ilişkin hassasiyetlerinin tetiklenmesine vesile olmaktadır'' ifadeleri kullanıldı.
Alevi-Bektaşi Hak Savunucuları Bildirgesi'nde şu ifadelere yer verildi:
''Alevi Aydınlar Bildirgesini imzalayanların kaygılarını anlıyor ve bunun duyurulmasını destekliyoruz. Kürt sorununun çözümü için şiddetsiz bir siyasal ortamın oluşturulmasından ve bunun kalıcı bir barışa dönüşmesinden yanayız.
Uğruna mücadele verdiğimiz değerlerin ve hassasiyetlerimizin göz ardı edilmesi, bizi kaygılandırmaktadır. Bugün Suriye'de Alevilere yönelik katliam ve kadın kaçırmalar devam ederken aynısını topraklarımızda çağrıştıracak referans ve söylemler karşısında susmayacağız, kaygılarımızı sineye çekmeyeceğiz.
Kürt sorununun çözümü gündeme geldiğinde, tarafların temsilci ve yetkililerinin İdris-i Bitlisî ile Yavuz Sultan Selim arasındaki ittifaka atıfta bulunması adeta gelenek hâline gelmiştir. Bazen doğrudan isimler verilerek bazen de farklı kavramlar kullanılarak bu kanlı ittifaka vurgu yapması Alevi toplumunun belleğindeki katliam. Bazen doğrudan isimler verilerek bazen de farklı kavramlar kullanılarak bu kanlı ittifaka vurgu yapması Alevi toplumunun belleğindeki katliam ve sürgünlere ilişkin hassasiyetlerinin tetiklenmesine vesile olmaktadır.
Mesele, Çaldıran'da gerçekleşen savaş değil; öncesinde başlayan ve sonrasında, yüzlerce yıl boyunca devam edegelen kıyım, sürgün, dışlama ve nefret siyasetidir. Çağlar boyu başta Aleviler olmak üzere, makbul görülmeyen topluluklar, yerel ve merkezî güçlerin her türlü kötülüğüne maruz kalmıştır. 16. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar uzanan süreçte on binlerce insanın canına kıyılmış, yüz binlercesi yerinden edilmiş; bu topluluklar yok oluş ve asimilasyon kıskacına alınmıştır. Bu tarihsel sürece ve sonuçlarının belleklerindeki canlılığına rağmen insanlık suçlarını kapsayan bir ittifakın çeşitli sembol. Bu tarihsel sürece ve sonuçlarının belleklerindeki canlılığına rağmen insanlık suçlarını kapsayan bir ittifakın çeşitli sembol ve uygulamalarla günümüze taşınması ve siyasi bir çözüm olarak önerilmesi kabul edilemez. Bu tarz vurgular başta Aleviler olmak üzere toplumun genelini rahatsız etmektedir. Bu öneri "barış, eşit yurttaşlık ve insanca yaşam" gibi çağrıların doğasına aykırıdır. Buna karşı tepki vermek ve toplumun hassasiyetini dile getirmek hem bir hak hem de bir görevdir.
"Barış, demokrasi ve eşit yurttaşlık" esaslı "modern bir cumhuriyet", çağın ruhundan uzak, imparatorluklar döneminin anlayışı ve kanlı ittifakı üzerine kurulamaz. Bugünün Türkiye'si, 500 yıl önceki bir sultan ile bir saray danışmanı. Bugünün Türkiye'si, 500 yıl önceki bir sultan ile bir saray danışmanı ve temsilcisinin bakış açısı ile ele alınamaz; Türkiye'nin sorunları onların sığ ve kanlı uygulamaları ile çözülemez. Yeni bir dil, yeni bir yol gerekmektedir.
Alevi halkının haklarını her alanda etkin bir şekilde savunmaya devam edeceğiz. ''
Ali Şat (Oberfranken Akdeniz Alevileri Kültür Merkezi Başkanı)
Hasan Gökyıldız (Avrupa Arap Alevileri Federasyonu / AAAF İkinci Başkanı)
İsmail Aslan (Dersim Dernekler Federasyonu Önceki Dönem Başkanı)
Kazım Karakoç (PSAKD 12. Dönem Saymanı - 2 Temmuz Vakfı YK Üyesi)
Recai Aksu (Avrupa Türk Gazeteciler Birliği Başkanı - Gazeteci)
Süleyman Doğan (Çorum Alaca İmat Köyü Dayanışma Derneği Başkanı)
Yavuz Selçuk (Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı 11. Dönem Başkanı)