· Haber61 - Gündem
Türkiye’de 65 yaş ve üzerindeki nüfus 9,5 milyonu aşarken, yaşlıların uzun süreli bakım ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik yeni bir model gündeme geldi. Orta Vadeli Program kapsamında Bakım Sigortası için çalışma yapılması öngörülürken, sistemin kapsamı ve finansman yöntemi henüz netleşmedi.
Türkiye’de nüfusun giderek yaşlanması, uzun süreli bakım hizmetlerinin nasıl karşılanacağı konusunu yeniden gündeme taşıdı. 65 yaş ve üzerindeki nüfusun toplam nüfus içindeki payı yüzde 11 seviyesine ulaşırken, önümüzdeki yıllarda bakım ihtiyacının daha da artması bekleniyor. Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Görevlisi Tarkan Zengin’in aktardığı 2025 verilerine göre, Türkiye’de 65 yaş. Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Görevlisi Tarkan Zengin’in aktardığı 2025 verilerine göre, Türkiye’de 65 yaş ve üzerindeki nüfus 9 milyon 583 bin kişiye ulaştı. Son 5 yılda yaşlı nüfusunda yüzde 20,5 oranında artış yaşandı. YAŞLI NÜFUS ARTTIKÇA BAKIM İHTİYACI DA ARTIYOR Türkiye’de ortalama yaşam süresinin yaklaşık 78 yıla ulaşması. YAŞLI NÜFUS ARTTIKÇA BAKIM İHTİYACI DA ARTIYOR Türkiye’de ortalama yaşam süresinin yaklaşık 78 yıla ulaşması, nüfusun yaşlanmasında etkili olan faktörler arasında gösteriliyor. Yaş ilerledikçe sağlık ve bakım hizmetlerine duyulan ihtiyaç da artıyor. Tarkan Zengin’in değerlendirmesine göre, 65 yaş üzerindeki kişilerin sağlık harcamaları, 30 yaşına kadar olan nüfusa kıyasla 5-6 kat daha yüksek olabiliyor. Yaşlı nüfusun önümüzdeki yıllarda artmaya devam etmesiyle sağlık hizmetleri ve sosyal güvenlik sistemi üzerindeki mali yükün de büyümesi bekleniyor. BAKIM SİGORTASI NEDİR? Bu gelişmelerin ardından Orta Vadeli Program kapsamında Bakım Sigortası için çalışma yapılması gündeme geldi. Üzerinde çalışılması planlanan modelin yalnızca sağlık hizmetlerini değil. Üzerinde çalışılması planlanan modelin yalnızca sağlık hizmetlerini değil, günlük yaşamını tek başına sürdürmekte zorlanan kişilerin uzun süreli bakım ihtiyaçlarını da kapsaması öngörülüyor. İleri yaşın yanı sıra kronik hastalıklar ile fiziksel veya zihinsel nedenlerle başkasının desteğine ihtiyaç duyan kişilere sunulacak hizmetlerin de sistem kapsamında değerlendirilmesi planlanıyor. Gündemde bulunan hizmetler arasında evde bakım ve sağlık hizmetleri, palyatif bakım, rehabilitasyon, bakım merkezleri, huzurevleri ve benzeri sosyal destekler yer alıyor. Ancak hangi hizmetlerin sigorta kapsamına alınacağı henüz kesinleşmedi. BAKIM SİGORTASI İÇİN PRİM KESİLECEK Mİ? Sistemin nasıl finanse edileceği, vatandaşların merak ettiği başlıkların başında geliyor. Ancak bu konuda şu an için kesinleşmiş bir karar bulunmuyor. Dünyada prim ödemeleriyle finanse edilen modellerin yanı sıra kamu kaynaklarıyla karşılanan sistemler de uygulanıyor. Türkiye’de oluşturulması planlanan modelde farklı ülkelerdeki uygulamaların incelenmesi ve mevcut sosyal güvenlik yapısına uygun bir finansman yönteminin belirlenmesi bekleniyor. Primli bir sistem tercih edilmesi halinde çalışanlar ve işverenlerden belirli oranlarda katkı alınması seçenekler arasında bulunuyor. Prim ile devlet desteğinin birlikte kullanıldığı karma finansman modeli de değerlendirilebilecek yöntemlerden biri olarak öne çıkıyor. Ancak henüz herhangi bir prim oranı belirlenmiş değil. Çalışanların ücretlerinden kesinti yapılacağına ilişkin de kesinleşmiş bir karar bulunmuyor. KİMLER BAKIM SİGORTASI'NDAN YARARLANABİLECEK? Sistemin kimleri kapsayacağı yapılacak çalışmaların ardından netleşecek. Yaşlıların yanı sıra kronik hastalığı bulunan veya günlük yaşamını başkasının desteği olmadan sürdürmekte zorlanan kişilerin de kapsamda değerlendirilmesi gündemde. Bununla birlikte hangi yaş grubunun sisteme dahil edileceği, gelir şartı aranıp aranmayacağı. Bununla birlikte hangi yaş grubunun sisteme dahil edileceği, gelir şartı aranıp aranmayacağı ve hangi bakım hizmetlerinin karşılanacağı konusunda henüz kesin bir düzenleme açıklanmadı. BAKIM SİGORTASI NE ZAMAN BAŞLAYACAK? Bakım Sigortası şu anda yürürlükte olan bir uygulama değil. Model, Orta Vadeli Program kapsamında üzerinde çalışılması öngörülen bir sosyal güvenlik sistemi niteliğinde. Bu nedenle vatandaşlardan prim alınmaya başlanması, yeni bir kesinti yapılması veya belirli bakım hizmetlerinin ücretsiz hale getirilmesi gibi kesinleşmiş bir uygulama bulunmuyor. Sistemin kapsamı, finansman yöntemi, yararlanma şartları ve uygulamaya geçiş takvimi yapılacak çalışmaların ardından belli olacak.