Yapay zekânın gözünden AK-Yargı

· Cumhuriyet

Yapay zekânın gözünden AK-Yargı

Emekli Tuğamiral Türker Ertürk 20 gündür tutuklu. Yarın hâkim karşısına çıkacak, neden tutuklu? Üstelik, 3.5 yıl önce yaptığı bir siyasi değerlendirme nedeniyle!

Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın. Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.

Takip Et: Paylaş: Menü Giriş Yap Kayıt Ol eGazete Giriş Okuma Listem Gündem Yazarlar Çizerler Resmi İlanlar Oyun Siyaset Ekonomi Dünya Spor Yaşam Cumhuriyet'in Egesi Kültür Sanat Cumhuriyet Pazar Sürdürülebilirlik Cumhuriyet Kitap Gurme Sağlık Bilim ve Teknoloji Moda Eğitim Gezi Çevre Otomotiv İş Dünyası Kategoriler Astroloji Uygulamalar Hava Durumu Namaz Vakitleri --> Yapay zekânın gözünden AK-Yargı Cumhuriyete Özel Kayıt Ol Giriş Yap --> Takip Et: Paylaş: Mehmet Ali Güller Son Köşe Yazıları Yapay zekânın gözünden AK-Yargı 07.09.2026 04:00 Güncellenme: 07.09.2026 04:00 Takip Et: Emekli Tuğamiral Türker Ertürk 20 gündür tutuklu. Takip Et: Paylaş: Menü Giriş Yap Kayıt Ol eGazete Giriş Okuma Listem Gündem Yazarlar Çizerler Resmi İlanlar Oyun Siyaset Ekonomi Dünya Spor Yaşam Cumhuriyet'in Egesi Kültür Sanat Cumhuriyet Pazar Sürdürülebilirlik Cumhuriyet Kitap Gurme Sağlık Bilim ve Teknoloji Moda Eğitim Gezi Çevre Otomotiv İş Dünyası Kategoriler Astroloji Uygulamalar Hava Durumu Namaz Vakitleri --> Yapay zekânın gözünden AK-Yargı Cumhuriyete Özel Kayıt Ol Giriş Yap --> Takip Et: Paylaş: Mehmet Ali Güller Son Köşe Yazıları Yapay zekânın gözünden AK-Yargı 07.09.2026 04:00 Güncellenme: 07.09.2026 04:00 Takip Et: Emekli Tuğamiral Türker Ertürk 20 gündür tutuklu. Yarın hâkim karşısına çıkacak. Neden tutuklu? 3.5 yıl önce yaptığı bir siyasi değerlendirme nedeniyle!

Tarih 20 Mart 2023. Türkiye 14 Mayıs seçimlerine gidiyor. Seçim güvenliği ve Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tartışılıyor. Ertürk, Tele1 yayınında şöyle diyor: "Bakın artık iktidar değişecek. Ama acılı ama acısız, iktidar değişecek. Onun için herkes aklını başına devşirmeli. "

Ardından "siz de, ben de, tabii ki herkes" diyerek kendisini de bu uyarının içine katıyor. YSK üyelerinin "vicdanlarına ve hukuka göre" karar vermelerini beklediğini söylüyor.

Şimdi bu sözlerden " halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit" suçu çıkarılıyor.

Burada çok önemli bir ayrıntı var. Ertürk 'ün sözleri üç buçuk yıl sonra keşfedilmiş değil!

A Haber, daha 20 Mart 2023 günü saat 17.50'de şu başlıkla haber yaptı: "CHP'li emekli Amiral Türker Ertürk yine tehdit etti: Ama acılı. Ama acılı ama acısız, iktidar değişecek. "

Takvim aynı gün saat 17.07'de şu başlığı kullandı: "CHP'li emekli Amiral Türker Ertürk'ten skandal tehdit! 'Ama acılı ama acısız, bu iktidar değişecek. ' "

Yani Ertürk'ün sözleri gizli değildi, gözden kaçmamıştı, yeni ortaya çıkmadı. Tam tersine iktidar medyası daha o gün sözleri "tehdit" diye manşete çıkarmıştı. Öyleyse soralım: Neden 3.5 yıl sonra?

Suçlama "halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit" ise ortada yanıtlanması gereken basit sorular var: 3.5 yıldır kim korkuyor? Kim paniğe kapıldı? Bu sözler nedeniyle hangi toplumsal olay yaşandı?

Nitekim Ertürk de hâkimlik sorgusunda aynı çelişkiye işaret etti: "3.5 yıldır kimse sokağa çıkmadı. "

Dahası, sözlerin tamamına bakıldığında ortada bir siyasi değerlendirme olduğu açık. Ertürk, iktidarın değişeceğini öngörüyor; seçim güvenliğini tartışıyor; YSK'ye hukuka uygun davranma çağrısı yapıyor ve aksi durumda ülkenin sorun yaşayacağını savunuyor.

Katılırsınız, katılmazsınız. Öngörüsünü doğru ya da yanlış bulursunuz. Ama siyasi öngörü başka şeydir, tehdit başka şey.

İddianamede daha da ilginç bir değerlendirme var. Program sunucusu, "Elbette bedelini biliyorlardır değil mi efendim? " diyor. Ertürk'ün buna verdiği "onaylama şeklindeki tepki" de suçlamanın unsurları arasında değerlendiriliyor.

Sözden suç çıkarma aşılmış, "tepki"den suç çıkarılıyor artık!

Asıl sorun da burada. Çünkü Türkiye'de tutuklama giderek bir tedbir olmaktan çıkarılıp cezalandırma aracına dönüştürülüyor. Önce tutukla, sonra yargıla. .

20 Mart 2023'te söylenen sözleri iktidar medyası aynı gün görmüş, hatta "tehdit" diye haberlere taşımış. Aradan 3.5 yıl geçmiş. Sonra o görüntüler yeniden dolaşıma sokulmuş, savcılık resen soruşturma başlatmış ve Ertürk tutuklanmış. Peki neden şimdi?

Türker Ertürk, iktidarın başlattığı yeni açılım sürecine en açık biçimde karşı çıkan isimlerden biri. Öyleyse sorulması gereken bir soru daha var: Yoksa bu tutuklama, iktidarın başlattığı yeni açılım sürecine karşı çıkanlara bir gözdağı mı?

Çünkü 3.5 yıl önce herkesin bildiği, iktidar medyasının o gün "tehdit" diye haberleştirdiği sözlerin tam da bugün raftan indirilmesi. İster istemez tutuklamanın zamanlamasını siyasi açıdan sorgulatıyor.

Türker Ertürk 'ün görüşlerine katılırsınız ya da katılmazsınız. Mesele bu değildir. Mesele, siyasi değerlendirmenin suç haline getirilmesidir. Mesele, yıllar önce söylenmiş sözlerin gerektiğinde raftan indirilip soruşturma dosyasına dönüştürülebilmesidir. Ve mesele, iktidarın politikalarına karşı çıkanlara yargı eliyle sınır çizilip çizilmediğidir.

Yarın Bakırköy'de yalnız Türker Ertürk yargılanmayacak. Siyasi eleştiri hakkı da yargılanacak.

Ve mahkemenin önündeki soruyla kamuoyunun önündeki soru birbirinden farklı: Mahkemenin yanıtlaması gereken soru, Ertürk'ün 3.5 yıl önceki sözlerinin nasıl olup da "halk arasında korku. Şimdi bu sözlerden " halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit" suçu çıkarılıyor. Kamuoyunun yanıtını araması gereken soru ise şudur: Neden üç buçuk yıl sonra ve neden tam şimdi?

Değerli Cumhuriyet okurları, yukarıdaki yazıyı başlık dışında ben yazmadım. Türker Ertürk dosyasını incelemesini istediğim ve o incelemeden hareketle sorular sorduğum yapay zekâ yazdı. Ertürk' ün sözlerinin 3.5 yıl önce iktidara yakın medyada nasıl haberleştirildiğini de yapay zekâ anımsattı.

Yapay zekânın gözünden bile Türkiye'de yargının siyasallaştırılmasının geldiği aşama ne yazık ki acı bir şekilde görülüyor. Hukuku bu tablodan kurtarmak hepimizin görevi.

Siyasette etik-ahlaki tutum, ufuk çizgisini karartacak noktada desek pek de yanlış olmaz.

Şaşırtan suskunlukların nedeni herkesin bir kaşık aldığı günahlardır.

“Kürt meselesi” çözümleri çerçevesinde bugün tartışılan konular, aslında 2013’te tartışılmıştı.

Dünya tahvil piyasalarında yaşanan sarsıntılar, “Ufukta bir borç krizi mi var” sorusunu gündeme getirdi.

AKP hükümetinin köprüleri ve karayollarını özelleştirmekle ilgili geçen hafta aldığı kararlar, özelleştirme konusunun yeniden gündeme gelmesini sağladı.

Emekli Tuğamiral Türker Ertürk 20 gündür tutuklu. Yarın hâkim karşısına çıkacak. Neden tutuklu? 3.5 yıl önce yaptığı bir siyasi değerlendirme nedeniyle!

İklim değişikliği dünyanın karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan. Bu sorunu yaratan da dünyanın ortalama sıcaklığının giderek yükselmesi yani küresel ısınma.

Akşamın sonunda kızlar birbirlerine sarılırken ekrana bakıp uzun süre gülümsedim.

ABD’nin Güney Amerika üzerinde tam hegemonya kurma stratejisinden İsrail de kazanıyor.

Aleviler, Öcalan’ın 20 Temmuz ve 2 Ağustos tarihli tutanaklarında işaret ettiği “Yavuz-Kürt İdris” ittifakına tepki gösterince, DEM Parti bir açıklama yaptı.

ABD ile Kanada arasındaki sosyal medyada süren animasyon savaşına hiç denk geldiniz mi?

ABD Büyükelçisi Tom Barrack, SDG’nin kendini feshedip Şam’daki HTŞ yönetimine entegre olmasını “Trump’ın Ortadoğu planının bir parçası” diye yorumluyor.

Siyasal Kürt aktörlerin bir kısmı, Öcalan’ın “Kürt davasını” sattığını düşünüyor.

İsrail’in 18 Ağustos’ta Ebu Zuhur üssünü vurması, yeni bir aşamaya işaret ediyor.

AKP iktidarının 23 yıllık tarihi, aynı zamanda “döne döne Kürt açılımı yapma” tarihidir.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Pakistan ve Suudi Arabistan’la imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın 2 yıl 8 ay süren bir hazırlık aşaması olduğunu belirtti.