Uyuşturucu bağlantılı suçlardan 182 bin tutuklunun kurduğu suç çevresine dikkat çekildi: Cezaevinde büyüyen ‘ağ’

· Cumhuriyet

Uyuşturucu bağlantılı suçlardan 182 bin tutuklunun kurduğu suç çevresine dikkat çekildi: Cezaevinde büyüyen ‘ağ’

Ağır ceza avukatı Dursun, cezaevlerindeki rehabilitasyon açığına dikkat çekerek “Cezaevleri bir network aracına dönüşmüş durumda. Görünen o ki, cezayı yalnız mahkûma değil, topluma da veriyoruz” dedi.

Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın. Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin 1 Temmuz'da yaptığı açıklamayla 2026'nın "Organize Suç Örgütleri ve Uyuşturucuyla Mücadele Yılı" ilan edilmesinin ardından operasyonlar hız kazanırken cezaevlerindeki yoğun uyuşturucu nüfusu yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi: Uyuşturucu suçuyla cezaevine giren kişi, infaz sürecinde daha geniş bir uyuşturucu. Suç çevresiyle bağlantı kurarak mı çıkıyor?

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in 20 Şubat 2026'da açıkladığı verilere göre uyuşturucu ticareti suçundan 82 bin 619 hükümlü. 28 bin 843 tutuklu, uyuşturucu kullanma suçundan 67 bin 378 hükümlü ve 13 tutuklu, diğer uyuşturucu suçlarından ise 3 bin 682 hükümlü ve 158 tutuklu cezaevlerinde bulunuyor. Toplam sayı 182 bin 693'e ulaşıyor.

Türkiye'de cezaevinde kurulan uyuşturucu bağlantılarının tahliye sonrasındaki etkisini ortaya koyan kapsamlı ve kamuya açık bir resmi veri bulunmuyor. Ancak uluslararası çalışmalar cezaevlerinde uyuşturucu dağıtım ağlarının oluşabildiğini gösteriyor. Dünya Sağlık Örgütü de bazı kişilerin uyuşturucu kullanmaya ilk kez cezaevinde başladığını, bazılarının. İçeride yeni maddelere ya da daha riskli kullanım biçimlerine yöneldiğini bildiriyor.

Ağır ceza avukatı Elif Narin Dursun, Türkiye'nin farklı kentlerindeki cezaevlerinde bulunan müvekkilleri üzerinden infaz sistemini yakından takip ettiğini belirterek cezaevlerinin yeni suç bağlantılarının kurulabildiği alanlara dönüştüğünü söyledi.

Dursun, "Adana'sından Mersin'ine, Gümüşhane'sinden Bayburt'una, Sincan'dan Maltepe ve Silivri'ye kadar çok sayıda cezaevindeki durumu biliyoruz. Bunu havadan söylemiyoruz, bizzat müvekkillerimiz yaşıyor.

Cezaevleri bir network aracına dönüşmüş durumda. Çünkü ıslah etmekten çok uzağız" dedi. Cezaevlerindeki aşırı kalabalıklaşmanın rehabilitasyonu zorlaştırdığını savunan Dursun, bazı kurumlarda kapasitenin çok üzerinde mahpus bulunduğunu ileri sürdü.

Uyuşturucu suçlarında cezaevinde kurulan ilişkilerin daha büyük bir risk taşıdığını belirten Dursun, bir müvekkilinin yaşadıklarını örnek gösterdi. Dursun, "Uyuşturucuyu yalnızca bir yerden temin edebilen bir müvekkilim tutuklandı. Çıktığında Ankara'da altı farklı lokasyondan temin edebilmeyi öğrenmişti. Farklı suçları da öğrenmişti. Cezaevleri bir network. Öncelikle bunu değiştirmeniz gerekiyor" dedi.

Farklı bölgelerde uyuşturucu bağlantıları bulunan kişilerin cezaevinde bir araya gelebildiğini söyleyen Dursun, "Biri Sincan'ı biliyor, diğeri Keçiören'i. İçeride tanışıyorlar ve ağlarını paylaşabiliyorlar. Kişi içeriye girdiğinde tek bir bağlantıyı biliyorken dışarı çıktığında daha geniş bir çevreye sahip olabiliyor" ifadelerini kullandı. Cezaevinin amacının yalnızca cezalandırmak değil kişiyi yeniden topluma kazandırmak olması gerektiğini söyleyen Dursun, rehabilitasyon eksikliğinin bedelinin toplum tarafından ödendiğini vurguladı.

Dursun, "Ama bu cezayı biz oradaki mahkûma vermiyoruz. Cezayı kendi milletimize ve toplumumuza veriyoruz. Çünkü içeriye ıslah olması için bıraktığımız bir mahkûm dışarı çıktığında ıslah olmuş olmuyor, tam tersine daha çok şey öğrenmiş oluyor" dedi.