Üsküdar’dan Türkiye’ye yaklaşan gemi

· Cumhuriyet

Üsküdar’dan Türkiye’ye yaklaşan gemi

İrade ortadan kalkarsa seçim yapılabilir olmaktan çıkar.

Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın. Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.

Takip Et: Paylaş: Menü Giriş Yap Kayıt Ol eGazete Giriş Okuma Listem Gündem Yazarlar Çizerler Resmi İlanlar Oyun Siyaset Ekonomi Dünya Spor Yaşam Cumhuriyet'in Egesi Kültür Sanat Cumhuriyet Pazar Sürdürülebilirlik Cumhuriyet Kitap Gurme Sağlık Bilim ve Teknoloji Moda Eğitim Gezi Çevre Otomotiv İş Dünyası Kategoriler Astroloji Uygulamalar Hava Durumu Namaz Vakitleri --> Üsküdar’dan Türkiye’ye yaklaşan gemi Cumhuriyete Özel Kayıt Ol Giriş Yap --> Takip Et: Paylaş: Barış Terkoğlu Son Köşe Yazıları Üsküdar’dan Türkiye’ye yaklaşan gemi 14.09.2026 04:00 Güncellenme: 14.09.2026 04:00 Takip Et: İrade ortadan kalkarsa seçim yapılabilir olmaktan çıkar. Takip Et: Paylaş: Menü Giriş Yap Kayıt Ol eGazete Giriş Okuma Listem Gündem Yazarlar Çizerler Resmi İlanlar Oyun Siyaset Ekonomi Dünya Spor Yaşam Cumhuriyet'in Egesi Kültür Sanat Cumhuriyet Pazar Sürdürülebilirlik Cumhuriyet Kitap Gurme Sağlık Bilim ve Teknoloji Moda Eğitim Gezi Çevre Otomotiv İş Dünyası Kategoriler Astroloji Uygulamalar Hava Durumu Namaz Vakitleri --> Üsküdar’dan Türkiye’ye yaklaşan gemi Cumhuriyete Özel Kayıt Ol Giriş Yap --> Takip Et: Paylaş: Barış Terkoğlu Son Köşe Yazıları Üsküdar’dan Türkiye’ye yaklaşan gemi 14.09.2026 04:00 Güncellenme: 14.09.2026 04:00 Takip Et: İrade ortadan kalkarsa seçim yapılabilir olmaktan çıkar.

Sanki aslında yoktu da bizi açıklasın diye hayatımıza girdi. "Butlan" kelimesinden söz ediyorum. CHP'ye yapılan müdahale boyunca kullandık. Sonra unuttuk gitti. Oysa tam da şimdi hatırlamak gerekiyor.

2024 yılı Üsküdar Belediye seçimlerinde 401 bin 184 kişi oy kullandı. Sinem Dedetaş net bir sonuçla, yüzde 49.9 oy alarak başkan oldu. Sinem ile aynı okulda okuduk. Bugüne gelişi sürpriz değil. İTÜ'de gemi inşa mühendisliği okudu. Ardından gemicilik sektöründe çalıştı. Gemi Mühendisleri Odası'nda başkanlık yaptı. Gemicilik ve denizcilik birikimini şehir hatları genel müdürü olarak sürdürdü. Okul arkadaşları toplantısında siyasete gireceğini anlatırken "Neden Üsküdar" diye sorduğumda söze "Çünkü denizcilik" diye başlıyordu. Haliyle Üsküdar'a birileri gibi "ele geçirilmesi gereken yer" olarak değil, "bir vizyonla yönetilmesi gereken ilçe" olarak bakıyordu.

Aslında Üsküdar için de sürpriz değil. Muhafazakâr kesim Üsküdar'a ezberden bir ideoloji tanımlıyor. Peyami Safa 'nın Fatih Harbiyesi'nde Fatih'e verilen rolün bir benzeri Anadolu Yakası'nda Üsküdar'a biçiliyor. Oysa Üsküdar'da da sosyolojik bir dönüşüm vardı. AKP'nin ilk yerel seçimi olan 2004'te yüzde 52.71 karşısında yüzde 19.88 alan CHP; geçen yıllarda aşama aşama bu tabloyu değiştirdi. Örnek olsun, Dedetaş'tan önceki yerel seçimi, 2019 yılında, sadece 9 bin oy farkla, yüzde 45.48 oy almasına rağmen kaybetmişti. Kısacası Dedetaş'ın Üsküdar'dan aday olması tesadüf değilse Üsküdar'ın onu seçmesi de tesadüf değildi. Seçimin bir tarihi, seçmenin bir sosyolojisi varsa tercih kolayca öngörülebilirdi.

İşte bu tabloyu birkaç günde değiştirdiler. Önce Sinem Dedetaş'ı tutukladılar. Ardından yapılan vekalet seçimini iptal ettiler. Belediye meclis üyelerinden ikisini tutukladılar. Kalanlardan dördü birkaç günde ideolojik ve siyasi tercihlerini değiştirip (! ) AKP'ye geçti. Son olarak mecliste bazı muhalif üyelerin fikri nasıl olduysa yalpaladı. Ve Üsküdar AKP'li başkanvekiline geçti. AKP, seçimi değil seçenin iradesini teslim alarak aldığı sonucu "demokrasi zaferi" olarak duyurdu.

Olaya tepki gösteren ve ardından ifadeye çağrılan YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik geçen hafta Sözcü TV'de konuğumuzdu. Verdiği ifadeyi anlatırken asıl suç olanın peşine düşmek için kendisinin de suç duyurusunda bulunduğunu hatırlatıyordu. Program sonunda savcılığa verdiği dosyayı paylaştı. Yol boyunca okudum.

En çok Ayhan Aydın kısmı biliniyor: " Üsküdar Belediye Meclis üyesi Ayhan Aydın, YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik'in ve YENİ Parti İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş 'ın bulunduğu bir ortamda başka bir meclis üyesi ile yapmış olduğu telefon görüşmesinde bir savcı tarafından tutuklanmakla tehdit edildiğini. En çok Ayhan Aydın kısmı biliniyor: " Üsküdar Belediye Meclis üyesi Ayhan Aydın, YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik'in ve YENİ Parti İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş 'ın bulunduğu bir ortamda başka bir meclis üyesi ile yapmış olduğu telefon görüşmesinde bir savcı tarafından tutuklanmakla tehdit edildiğini ve ailesinin durumunu gerekçe göstererek baskıya boyun eğmek zorunda kaldığını söylemiştir. Bunun yanı sıra Ayhan Aydın başka bir partilimizin telefonu ile Özgür Çelik ile görüşmüş olup o konuşmada 'Beni tutuklama ile tehdit ettiler, tutuklandığım takdirde benim engelli eşim. Bunun yanı sıra Ayhan Aydın başka bir partilimizin telefonu ile Özgür Çelik ile görüşmüş olup o konuşmada 'Beni tutuklama ile tehdit ettiler, tutuklandığım takdirde benim engelli eşim ve çocuğuma kim bakacak' ifadesini kendisi kullanmıştır." Söylediklerine göre bunun birçok şahidi vardı: "Bu telefon görüşmesi de Üsküdar Belediye Başkanımız Sinem Dedetaş'ın eşi Barış Dedetaş ve bir kısım partililerin bulunduğu ortamda gerçekleşmiştir. " Söylediklerine göre bunun birçok şahidi vardı: "Bu telefon görüşmesi de Üsküdar Belediye Başkanımız Sinem Dedetaş'ın eşi Barış Dedetaş ve bir kısım partililerin bulunduğu ortamda gerçekleşmiştir. Bu kişiler de ilgili telefon görüşmesinin şahididir. "

Özgür Çelik, konuşmamız sırasında, Ahmet Başbaydar meselesinin daha da önemli olduğunu söyledi. Onun adı da savcılığa verilen dosyada şöyle yer alıyordu: "Üsküdar Belediye Meclis üyesi Ahmet Başbaydar. 5 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirilen Üsküdar Belediye Başkanvekilliği seçiminin 3. ve 4. tur arasındaki zaman diliminde meclis grup odasında tüm meclis üyelerinin ve partililerin bulunduğu ortamda 'Oğlum örgüt üyeliği kapsamında ceza aldı. İngiltere'den Türkiye'ye dönemiyor. Türkiye'ye dönmesinin önündeki engellerin kaldırılacağı konusunda bakanlık tarafından bana söz verildi. Bu nedenle AKP'ye oy verdim ve tekrar oyum bu yönde olacaktır' demiştir. "

Suç duyurusunda Onur Bayav ile ilgili şunlar yazıyor: "Seçiminin gerçekleştiği 8 Eylül 2026'dan iki gün önce Üsküdar Belediyesi Onur Bayav'ın çalıştığı işyerinin sahibinin savcılık tarafından çağrıldığı ve tehdit edildiği. . "

Özgür Çelik'in dilekçesi devam etmiş: "Ayrıca Tahsin Usta, Tahsin Epli ve yukarıda bahsi geçen diğer belediye meclis üyelerinin siyasi tercihlerini değiştirmeleri karşılığında maddi menfaat sağladığı. . "

Çok değil birkaç ay önce "butlan" ı konuştuk durduk. Davanın esası bir grup delegenin iradesinin maddi yolla sakatlandığına dayanıyordu. En büyük dayanak kimi delegelerin verdiği ifadelerdi. Duydum, düşündüm, öğrendim delil oldu. Sonunda bir karar verildi. Üsküdar'da ise çok daha fazlası var. Özgür Çelik'in bahsettiğine göre onlarca şahit, herkesin önünde yapılmış beyan ve somut iddia var. Yargı, Üsküdar için de "Butlan var" der mi? Burası Türkiye, elbette hayır.

Üsküdar sadece Üsküdar değil. Her ilçe belediye operasyonu ile bir grup Meclis üyesi tasfiye edildi. Sonucunda İBB'de meclis aritmetiği değişti. Adeta bıçak sırtı hale geldi. İmamoğlu hakkında siyaset yasağı anlamına gelecek kararlardan birinin onanması halinde yapılacak seçimlerde belli ki İBB'nin de "butlanlı yol" ile el değiştirmesi için çalışılacak.

Bütün bunlar Erdoğan'ın deyimiyle "yaklaşan seçimler"de olacakların da habercisi. Türkiye'nin asrı aşan seçim tarihinde, seçmen kendi tercihi kaybetse dahi "sandığın adaleti" ne ikna edilmişti. Şimdi ise kendi tercihi kazansa dahi sandıktan adil olanın çıkmayacağı adeta zorla kabul ettiriliyor. Yargı, seçim zorunun doğrudan aracı, ülkeyi kimin yöneteceğinin seçmenden önce karar vericisi oluyor. Muhalefet adına bu sorunun nasıl aşılacağı önümüzdeki dönemin en büyük siyasi meselesi olacak.

ABD’nin İsrail destekçiliğiyle başlattığı İran savaşının etkileri, Körfez’le birlikte Yemen’i de içine almış durumda.

Festival seçkilerinin yüksek düzeyi, içeriksel ve biçimsel zenginliğin bir arada olmasıyla daha da önem kazanmıştı.

2024 yerel seçimlerinde ana muhalefet CHP başarılı sonuçlar aldı.

11 Eylül 2001 sabahı 3 bin+ insanın hayatını kaybettiği korkunç bir terör saldırısı tarihte yeni bir sayfa açtı.

Yasama, yürütme, yargı arasında güçler ayrılığının; yargı bağımsızlığının; düşünceyi ifade, yayınlama, medya, örgütlenme özgürlüğünün; özgür. Yasama, yürütme, yargı arasında güçler ayrılığının; yargı bağımsızlığının; düşünceyi ifade, yayınlama, medya, örgütlenme özgürlüğünün; özgür ve serbest seçimlerin; laikliğin olmadığı bir ülkede, halkın, milletin egemen olması olanaksızdır.

Tiyatrocular haklı olarak kızıyorlar ama ne yazık ki mahkeme tutanağına geçtiği için tiyatroyu, bu makalede, siyasette bir benzetme olarak kullanmak durumundayım.

Türkiye’deki şirketlerin üye olmak zorunda olduğu, 1 milyonu aşkın üyeyi temsil eden Türkiye Odalar. Türkiye’deki şirketlerin üye olmak zorunda olduğu, 1 milyonu aşkın üyeyi temsil eden Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) yeni bir seçim döneminde.

1 Eylül’de sevgili Şükran Soner’i yitirdik. Hem Cumhuriyet gazetesi hem Türkiye işçi sınıfı, emek mücadelesi, hem de 68 kuşağı için büyük bir kayıp bu.

Tarihin sarkacında bazı kesitler vardır ki, hem kendini tekrar eder, hem de bir bütünün parçalarını defalarca ifşa eder.

Bu hafta sözü güzel ülkemin güzel şehri Trabzon’dan açacağım.

CHP’de İstanbul il başkanlığı yapmış, parti meclisi üyeliğinde bulunmuş, İstanbul milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci’yi kaybettik.

Özgür Özel, CHP’nin 38. olağan kurultayında, partinin 13 yıllık genel başkanı ve son seçimde cumhurbaşkanı adayı olan Kemal Kılıçdaroğlu’nu açık farkla yenip genel başkan seçilmesine. Ardından yapılan olağanüstü ve olağan kurultaylarda da delegelerin tümünün oyunu alarak genel başkanlığını pekiştirmesine karşın, iktidar destekli bir yargı operasyonu ile görevinden uzaklaştırıldı.

Bir tarafın var gücüyle hücum diğer tarafın olanca direnciyle savunma yaptığı, “langırt” ruhu taşıyan bir maç oynuyor Galatasaray ve Kocaelispor. .

Şaşırtan suskunlukların nedeni herkesin bir kaşık aldığı günahlardır.

Herkes kendi eylemlerinin sorumlusu, başkasınınkinin mahkûmudur.

En çok bağıran çoğu zaman ayıplarının üstünü örtmeye çalışandır.

Hayatın gerçeklerini gözümüzün önüne getiren onun çelişkileridir.

Yargı sadece gözaltı, tutuklama yapmıyor. Yargı artık tarihi de yazıyor.

Tarihin yazdığı insanların anlattığından çoğu zaman farklıdır.

Cumhuriyet, devrimlerini ve değerlerini eğitim ile aktardığı için öğretmenleri yükseltme hamlesiyle doğdu.

Sebepsiz başlayan her tartışmanın görünmez ama gerçek bir nedeni vardır.

Anayasa bir insan değil. Ama omzunda insanlık tarihinin yükünü taşıyor.

Geçen hafta sıradışı bir olay yaşandı ve biz hiç konuşmadık.

Tarihteki çatışmaların da uzlaşmaların da ardında birikmiş nedenler vardır.

Kimin neyi nasıl tartışacağını haklı olan değil, güçlü olan belirler.

Çatışmaları görmek için göz, uzlaşmaları anlamak için akıl gerekir.