Üsküdar’a çöktüler

· Cumhuriyet

Üsküdar’a çöktüler

Önce müteahhitlerin suçlamalarıyla belediye başkanının evine sabaha karşı baskın yaparak gözaltına al, ardından tutukla ve görevden uzaklaştır.

Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın. Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.

Takip Et: Paylaş: Menü Giriş Yap Kayıt Ol eGazete Giriş Okuma Listem Gündem Yazarlar Çizerler Resmi İlanlar Oyun Siyaset Ekonomi Dünya Spor Yaşam Cumhuriyet'in Egesi Kültür Sanat Cumhuriyet Pazar Sürdürülebilirlik Cumhuriyet Kitap Gurme Sağlık Bilim ve Teknoloji Moda Eğitim Gezi Çevre Otomotiv İş Dünyası Kategoriler Astroloji Uygulamalar Hava Durumu Namaz Vakitleri --> Üsküdar’a çöktüler! Takip Et: Paylaş: Menü Giriş Yap Kayıt Ol eGazete Giriş Okuma Listem Gündem Yazarlar Çizerler Resmi İlanlar Oyun Siyaset Ekonomi Dünya Spor Yaşam Cumhuriyet'in Egesi Kültür Sanat Cumhuriyet Pazar Sürdürülebilirlik Cumhuriyet Kitap Gurme Sağlık Bilim ve Teknoloji Moda Eğitim Gezi Çevre Otomotiv İş Dünyası Kategoriler Astroloji Uygulamalar Hava Durumu Namaz Vakitleri --> Üsküdar’a çöktüler! Cumhuriyete Özel Kayıt Ol Giriş Yap --> Takip Et: Paylaş: Zülal Kalkandelen Son Köşe Yazıları Üsküdar’a çöktüler! 09.09.2026 04:00 Güncellenme: 09.09.2026 04:00 Takip Et: Önce müteahhitlerin suçlamalarıyla belediye başkanının evine sabaha karşı baskın yaparak gözaltına al, ardından tutukla ve görevden uzaklaştır. Önce müteahhitlerin suçlamalarıyla belediye başkanının evine sabaha karşı baskın yaparak gözaltına al, ardından tutukla ve görevden uzaklaştır.

Başkanvekili seçiminde AKP adayı seçilemezse seçime itiraz et.

Seçim yenilenirken çeşitli oyunlarla belediye meclisini kendi lehine olacak şekilde düzenle.

Seçime günler kala sonucu etkileyecek sayıda belediye meclis üyesini gözaltına alıp tutukla.

Diğer meclis üyelerine para teklif et, aileleriyle tehdit et, varsa bir açığı onu kullanıp baskı kur. Diğer meclis üyelerine para teklif et, aileleriyle tehdit et, varsa bir açığı onu kullanıp baskı kur ve dört üyeyi kendi tarafına geçir.

Sonuç kendi lehine çıkana kadar müdahale et ve sonunda bir AKP'liyi seçimle gelen başkanın yerine oturt!

Bu hukuksuz yöntem, herkesin gözünün önünde Üsküdar'da da uygulandı. Yapılan operasyon, tartışmasız, seçme ve seçilme hakkının gasbıdır!

Üsküdar'da yaşayan biri olarak benim de aralarında olduğum yurttaşların oyu çöpe atıldı; türlü türlü entrikayla bir AKP'li belediye başkanlığı koltuğuna oturtuldu.

31 Mart 2024'teki belediye seçimlerinde Sinem Dedetaş 'a 157 bin 605, AKP adayı Hilmi Türkmen 'e 133 bin 814 oy verilmişti. Bu gerçek ortadayken iki yıl sonra seçmen iradesinin yok sayılması, zorbalığın dik alâsıdır!

8 Ağustos 2026 Salı günü Üsküdar Belediye Meclisi'nde YENİ Parti ve CHP'nin 21 oyu. AKP'nin de 21 oyu varken dördüncü turda AKP adayına 23 oy çıkması, muhalefet tarafından iki üyenin AKP'ye geçtiğini gösteriyor.

Kimdir bu insanlar? Daha önce baskıyla AKP'ye transfer edilen dört üye gibi bunu açıkça değil sinsice yaptılar. Bundan sonra muhalefet sıralarında oturup AKP ile mi hareket edecekler? Bu durumda muhalefet içinde adeta bir ajan gibi mi kullanılacaklar?

Şantaja maruz kaldılarsa niye bunu halka duyurmuyorlar? Demek ki korkacakları suçları var! Öyleyse o ahlaksız insanları belediye meclisi listelerine kim koydu? Bu pislikte rol sahibi olan herkes hesap vermeli!

Paranın ve gücün, şantaj ve hilenin siyasete tümüyle egemen olduğu bir ülkede demokrasiden söz edilemez; bu yöntemleri teşvik edip uygulayan bir partinin iktidar olduğu ülkede barıştan da söz edilemez. Ahlaksız yöntemler olsa olsa kutuplaşmayı artırır.

Bu rezalet yıllardır yaşanmıyormuş gibi, böyle bir iktidarın "barış ve demokrasi getireceği" yanılsamasını destekleyerek PKK açılımı için kabul oyu verenlerin oyun bozmadığı. Bu rezalet yıllardır yaşanmıyormuş gibi, böyle bir iktidarın "barış ve demokrasi getireceği" yanılsamasını destekleyerek PKK açılımı için kabul oyu verenlerin oyun bozmadığı, tersine bu kirli oyunda kendilerine düşen rolü oynadığı bir kere daha görüldü.

PKK açılımına evet oyu veren ama AKP iktidarının yürüttüğü süreçten ve atılan adımlardan gerçek anlamda bir demokratikleşme çıkmayacağını söyleyen Erkan Baş da sergilediği HAVET tutumuyla Özgür Özel de anayasa değişikliği için iktidarın yolunu açtı.

Ekim 2024'te emperyalizmin baskısıyla açılım tezgâhı kurulduğunda koşa koşa o masaya oturmak yerine muhalefet adına bir olup. "AKP gibi demokrasinin hiçbir ilkesi ile ilgili olmayan, anayasayı çiğneyen bir partiyle ülkenin bu kadar önemli bir meselesini konuşmayız. AKP, son yerel seçimlerde görüldüğü gibi ülkede birinci parti olma iddiasını kaybetmiştir. Bu konu çözüme halkın desteğini alan yeni iktidarla kavuşturulmalı" diyerek etkili bir baskı kursalardı. AKP'yi seçime mecbur bıraksalardı, şu an Türkiye farklı bir noktada olabilirdi.

Demokrasinin zerresi kalmayan ülkede, sanki normal bir parlamento çalışması yapılabiliyormuş gibi. TBMM'de çerçeve yasayı kabul edip gülerek Bahçeli'nin elini sıkanlar, artık ne dese boş. . Anormalliklerin üzerini "normalleşme" diyerek örtmenin bedeli ağırdır.

Üsküdar Belediyesi'ne çökülürken binanın dışındaki kitleden yükselen "Meclis şaşırma, sabrımızı taşırma! " sloganının, aslında çok daha önce Ankara'daki Meclis'e duyurulması gerekiyordu.

“Mostra” perdelerinde bu hafta sonu, hiç beklemediğimiz kadar hafif ama derinlikli, ummadığımız kadar da hoş. “Mostra” perdelerinde bu hafta sonu, hiç beklemediğimiz kadar hafif ama derinlikli, ummadığımız kadar da hoş ve eğlendirici, üstelik çok boyutlu ve düşündürücü filmlerden oluşan güzel bir “aşk” parantezi yaşadık.

Milli Mücadele 19 Mayıs 1919’da başladı, üç buçuk yıla yakın bir süre içinde 9 Eylül 1922’de zaferle sonuçlandı.

Önce müteahhitlerin suçlamalarıyla belediye başkanının evine sabaha karşı baskın yaparak gözaltına al, ardından tutukla ve görevden uzaklaştır.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz 6 Eylül’de yanına ekibini de alıp büyük bir ciddiyetle üç yıllık (2027- 2029) orta vadeli programı (OVP) açıkladı.

Bugün 9 Eylül 2026; İzmir Marşı’ndaki ifadelerle İzmir’in dağlarında çiçeklerin açtığı. Bugün 9 Eylül 2026; İzmir Marşı’ndaki ifadelerle İzmir’in dağlarında çiçeklerin açtığı, bozulmuş düşmanların yel gibi kaçtığı gün; bugün güzel İzmir’imizin kurtuluşunun 104. yıl dönümü…

Tam da 104 yıl önce bugün, bu saatlerde (sabah) Atatürk’ün süvarileri canları pahasına İzmir’e girdiler.

Siyasal yaşamda transferler, istifalar, asılsız suçlamalar, söylem-eylem tutarsızlığı, 180 derece dönüşler. Siyasal yaşamda transferler, istifalar, asılsız suçlamalar, söylem-eylem tutarsızlığı, 180 derece dönüşler, amacı aşan ifadeler, toplumsal yaşamda da gizli tanıklık, iftira, etkin pişmanlık, bahisçilik, lotarya düşkünlüğü kişilik zaafların dışavurumudur.

3 Kasım 1948 günü Cumhuriyet Gazetesi’nin ikinci sayfasında emekli süvari subayı Behçet Bağatır’ın bir mektubu yayınlanır ve şöyle bir çağrıda bulunur. .

Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin ardından geri çekilen Yunan birliklerinin takibi, kuvvetlerin dağınık çekilmesi nedeniyle oldukça güçleşmişti.

Weber toplumsal değişmeye klasik sosyologlardan farklı olarak tek bir nedenle. Weber toplumsal değişmeye klasik sosyologlardan farklı olarak tek bir nedenle, çizgisel olarak ilerleyen tarih anlayışı yerine çoklu etkenlerle şekillenen bir tarih görüşünü kabul eder.

Cumhuriyete karşı nefretlerini yeniden rahatça sergilemek için sırada bekliyorlardı; PKK açılımıyla hepsi ortalığa saçıldı.

Normalleşme sözcüğü, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinden sonra üzerine yüklenen anlam yüzünden. Türkiye’de her şeyin anormal olduğu siyasi atmosferde, duyunca artık insanı geren bir sözcüğe dönüştü.

ABD Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, Suriye’de yaşanan gelişmeleri coşkuyla karşıladı ve şu sözleri bir kez daha gösterdi ki Ortadoğu’da sahnelenen oyunun senaryosunu yazıp herkese rolünü dağıtan. ABD Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, Suriye’de yaşanan gelişmeleri coşkuyla karşıladı ve şu sözleri bir kez daha gösterdi ki Ortadoğu’da sahnelenen oyunun senaryosunu yazıp herkese rolünü dağıtan ve kurguyu da yapan ABD’dir: “ABD Başkanı Donald Trump’ın Ortadoğu Planı’nın devamında, herkes için birleşik bir Suriye şekilleniyor.

Bazı sözde muhalif partilerin dut yemiş bülbüle döndüğü bir dönemdeyiz. Çerçeve yasayı iktidarla birlikte TBMM’den şipşak geçirip tatile çıktılar.

Önce ABD’nin yetiştirmesi, El Kaide artığı, Hayat Tahrir elŞam (HTŞ), El Nusra. Diğer cihatçı yerel grupları örgütleyen Colani’yi eğittiler, Suriye’deki iç savaşta kafa kesen teröriste açıkça destek verdiler.

Çerçeve yasayı savunarak Özgür Özel’e selam gönderiyor ve “Demokrasinin yolu Silivri’den değil, İmralı’dan geçer” diyerek aklınca ana muhalefeti yönlendiriyor.

ASAL Araştırma’nın Türkiye genelinde 26 ilde 5-10 Ağustos 2026 tarihleri yaptığı kamuoyu araştırması, çarpıcı sonuçlar ortaya koyuyor.

Gazetemizde dün Sarp Sağkal imzasıyla yayımlanan bir haberde, YENİ Parti’nin çerçeve yasa konusundaki tutumu üzerine parti kurmaylarının söyledikleri yer alıyordu.

Remzi Kartal, Türkiye’den yayın yapan İlke TV’de Banu Güven’in sorularını yanıtlamış.

592 milletvekilinin 467’si, AKP+MHP+DEM Parti’nin terörist elebaşı Öcalan’la hazırladığı çerçeve yasayı onayladı.

Ben bu satırları yazarken PKK terör örgütüne af getiren yasa önerisi, AKP, MHP, DEM, CHP. YENİ Parti oylarıyla TBMM Adalet Komisyonu’ndan geçti.