Ülkemiz şiddetle işgal edilirken

· Cumhuriyet

Ülkemiz şiddetle işgal edilirken

Sevgili okurlarım, 12 Eylül’ün üstünden tam 46 yıl geçmiş, neredeyse yarım asır ve biz neredeyiz?

Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın. Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.

Takip Et: Paylaş: Menü Giriş Yap Kayıt Ol eGazete Giriş Okuma Listem Gündem Yazarlar Çizerler Resmi İlanlar Oyun Siyaset Ekonomi Dünya Spor Yaşam Cumhuriyet'in Egesi Kültür Sanat Cumhuriyet Pazar Sürdürülebilirlik Cumhuriyet Kitap Gurme Sağlık Bilim ve Teknoloji Moda Eğitim Gezi Çevre Otomotiv İş Dünyası Kategoriler Astroloji Uygulamalar Hava Durumu Namaz Vakitleri --> Ülkemiz şiddetle işgal edilirken Cumhuriyete Özel Kayıt Ol Giriş Yap --> Takip Et: Paylaş: Işıl Özgentürk Son Köşe Yazıları Ülkemiz şiddetle işgal edilirken 13.09.2026 04:00 Güncellenme: 13.09.2026 11:43 Takip Et: Sevgili okurlarım, 12 Eylül'ün üstünden tam 46 yıl geçmiş, neredeyse yarım asır ve biz neredeyiz? Takip Et: Paylaş: Menü Giriş Yap Kayıt Ol eGazete Giriş Okuma Listem Gündem Yazarlar Çizerler Resmi İlanlar Oyun Siyaset Ekonomi Dünya Spor Yaşam Cumhuriyet'in Egesi Kültür Sanat Cumhuriyet Pazar Sürdürülebilirlik Cumhuriyet Kitap Gurme Sağlık Bilim ve Teknoloji Moda Eğitim Gezi Çevre Otomotiv İş Dünyası Kategoriler Astroloji Uygulamalar Hava Durumu Namaz Vakitleri --> Ülkemiz şiddetle işgal edilirken Cumhuriyete Özel Kayıt Ol Giriş Yap --> Takip Et: Paylaş: Işıl Özgentürk Son Köşe Yazıları Ülkemiz şiddetle işgal edilirken 13.09.2026 04:00 Güncellenme: 13.09.2026 11:43 Takip Et: Sevgili okurlarım, 12 Eylül'ün üstünden tam 46 yıl geçmiş, neredeyse yarım asır ve biz neredeyiz?

Sevgili okurlarım, 12 Eylül'ün üstünden tam 46 yıl geçmiş, neredeyse yarım asır ve biz neredeyiz? Ülkemiz nerede? Ben artık açıkça güzel ülkemizin AKP ve yandaşları tarafından hepimize göstere göstere işgal edildiğini düşünüyorum. Cümleten şunu söylüyorlar: "Biz her istediğimizi hiç korkmadan yaparız! Biz işgalciyiz! Sandınız ki Trump 'ın oğlu Arnavutluk kıyılarında kocaman bir araziyi almaya kalktığında Arnavut halkının günlerce. Sandınız ki Trump 'ın oğlu Arnavutluk kıyılarında kocaman bir araziyi almaya kalktığında Arnavut halkının günlerce, binlerce kişiyle olayı protesto edip topraklarını Trumplara kaptırmadıkları gibi, Akbelen'de, Karadeniz yaylalarında, Kaz Dağlarında binlerce kişi topraklarını vermemek için günlerce protesto edecek. Bu kadar saf olmayın, dronlarla izliyoruz, katılım çok az ve artık yoksul halk çocuklarından oluşan jandarma erlerimiz nineleri yaşındaki köylüleri. Bu kadar saf olmayın, dronlarla izliyoruz, katılım çok az ve artık yoksul halk çocuklarından oluşan jandarma erlerimiz nineleri yaşındaki köylüleri, toprak sahiplerini yaka paça götürüyorlar. Hatta dövüyorlar. Şunu anlamıyorsunuz; biz işgalciyiz!

Örnek mi istiyorsunuz. Görmediniz mi? Üsküdar Belediyesi seçimlerini nasıl aldık? Hâlâ anlamadınız mı? Bir umut eski Ankara Belediye Başkanı Melih Gökçek'i tutuklayacağımızı sandınız. Melih Gökçek gene yaptı yapacağını, göstermelik sorgumuza Armani takımıyla, ağzında sakız gülerek geldi, gülerek çıktı. Biz bu ülkede tüm güçlere sahibiz. Yahu hâlâ anlamadınız mı 'demokrasiymiş, insan haklarıymış, hukukmuş, adaletmiş' artık bunların modası geçti.

Öyle safsınız ama gene de sizi kandırmak için gündemi değiştirmemiz gerekiyor. Elbette bizim her şeyi takip eden, öyle çok büyük değil, küçük paralarla bizim için çalışan adamlarımız var. Elbette bizim her şeyi takip eden, öyle çok büyük değil, küçük paralarla bizim için çalışan adamlarımız var, hangi ünlünün ne içtiğini anında kaydediyorlar, biz de sizleri oyalamak için sabah baskınlarıyla onları derdest edip sorguluyoruz. Birkaç gün gündem değişiveriyor. Bu arada açıkça söyleyelim; özellikle tarikatlara artık yabancı parası yetmiyor, bizim de daha çok para vermemiz gerekiyor. Tarikat mensuplarının da çocukları, aileleri var. Yazık, günah. İşgalini sürdürdüğümüz bu ülkede göz yumduğumuz için o kadar çok kaçak bahis oynatan mafya grupları var ki arada bir tutuklama yapıyoruz. İşgalini sürdürdüğümüz bu ülkede göz yumduğumuz için o kadar çok kaçak bahis oynatan mafya grupları var ki arada bir tutuklama yapıyoruz ve gözleri korkanlar tıpış tıpış para getiriyorlar. Korkutmak bizim vazgeçilmez taktiğiniz.

Bu arada şu Deniz denen çocuğa çok şaşırdık, hakkında soruşturma var yurtdışından tıpış tıpış geldi. Biz de ne yapalım, attık onu kör kuyulara. Ara sıra onu umutlandırıyoruz, hop arkasından yeniden tutukluyoruz. Üç tutuklanma yakında dört olur. Onu herkese, özellikle gençlere ders olsun diye sürekli tutukluyoruz, tıpkı Osman Kavala, Can Atalay, Demirtaş gibi o da rehine. Aslında sürekli tutukladığımız muhalif belediye başkanları da rehine. Hadi bakalım artık kim inat edip bize biat etmez göreceğiz!

Çok başarılı bakanlarımız var, örneğin eğitim bakanımız, çocukları o kadar çok düşünüyor ki okullarda mescit açılması için. Hatta cuma günlerinde tatil edilmesi için canla başla çalışıyor. Öğretmenlerin giyim kuşamı da artık bizden sorulacak. Ama iyi şeyler de yapıyoruz; örneğin, yıllanmış öldürülme olaylarının katillerini artık yakalıyoruz ne yazık ki. Ne yazık ki itiraf etmek zorundayız, o kadar kadın, genç kız öldürülmüş ki baş edemiyoruz. Biz de dekolte giyinmeyi mi yasaklasak, boşanmayı mı diye kara kara düşünüyoruz.

Bu arada MESEM'in çalıştırdığı çocuk işçiler çeşitli iş kazalarında ölüyorlar. Üzülüyoruz ama işgal edilen Filistin'de de çocuklar ölüyor. Çocukların kaderi bu, Allah yazmış, bizim elimizden bir şey gelmez. Ayrıca öyle çok cephede savaşıyoruz ki bazı kurbanlarımız elbette olacak.

Şimdi açıkça konuşalım: Abdullah Öcalan 'ın mecburen, özellikle dış güçler emrettiği için gündeme şak diye getirdik. Bizim de işgale devam ederken elimizi tutacak güçlere ihtiyacımız var. Öyle. "

İnsanın da öteki hayvanlar gibi doğuştan, birtakım yönsemeleri, içgüdüleri vardır.

Sözcükler “tekin” değildir, yanlış kullanıldıklarında öylesine tepki gösterip öç alırlar ki adamı eşek tepmesinden beter ederler! . .

Sevgili okurlarım, 12 Eylül’ün üstünden tam 46 yıl geçmiş, neredeyse yarım asır ve biz neredeyiz?

Bir çocuğun yaşadığı korkuyu, sıkıntıyı veya güvensizliği her zaman sözcüklerinden anlamak mümkün olmayabilir. Yüzü, bakışları ve davranışları çoğu zaman daha fazlasını anlatır. Çocukla kurulan göz teması yalnızca sorunları fark etmek için değil, özellikle erken yaşlarda güvenli bağlanmanın gelişmesi. Ona dünyanın güvenilir bir yer olduğu duygusunun verilmesi açısından da önem taşır.

Tuğamiral Türker Ertürk, emekli olduktan sonra yazılı ve görsel medyada yaptığı yorumlarla tanınıyor.

Canım Şükran’ım ölüm haberini aldığımdan beri perişanım, sana bir sır vereyim; ilk kez kendi ölümümü düşündüm.

Sevgili okurlarım, koskoca bir yaz daha geçti ve eylül kapımızda.

Sevgili okurlarım, bu belirsizlik günlerinde karşımıza öyle olaylar öyle fotoğraflar çıkıyor ki ben de yüksek politikayı başkalarına bırakıp beni sarsan olaylardan söz etmek istiyorum.

Sevgili okurlarım Öcalan’ın PKK örgütüne yaptığı çağrıyla başlayan süreç nihayet çerçeve yasasının Millet Meclisi’nde 457 oyla kabul edilmesiyle başka bir aşamaya geldi.