· Anlatılanın Ötesi - Spor
Gazeteci Güçlü Özgan’ın, Radyo Sputnik’teki Yeri ve Zamanı programında bugünkü konu başlıklarından biri, PISA sonuçlarında Türkiye’nin ve dünyanın durumu oldu. Özgan, “O yükselişi dezavantajlı gruplarla beraber yaşamazsak ortalamalar.
OECD’nin 15 yaş grubundaki öğrencilerin fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarını değerlendirmek. OECD’nin 15 yaş grubundaki öğrencilerin fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarını değerlendirmek ve ülkeleri karşılaştırabilmek amacıyla üç yılda bir yaptığı ve 91 ülkenin katılımıyla gerçekleşen PISA 2025 sonuçları tüm dünyayla eş zamanlı olarak duyuruldu.
Türkiye’nin sıralaması, tüm ülkeler arasındaki sıralamada fen bilimlerinde 15, okuma becerilerinde 18, matematikte 11 basamak birden yükseldi. 38 OECD üyesi arasında fen bilimlerinde 14, okuma becerilerinde 13, matematik alanındaysa 23’üncü sırada yer aldı. Ayrıca OECD ülkelerinin son 10 yıllık puan değişimlerine göre Türkiye, fen bilimleri, okuma becerileri. Ayrıca OECD ülkelerinin son 10 yıllık puan değişimlerine göre Türkiye, fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarının üçünde de puanını artıran tek OECD üyesi ülke oldu.
Araştırma sonuçlarını Yeri ve Zamanı’nda değerlendiren gazeteci Güçlü Özgan, “OECD ortalamasının hızlı düşüyor olması bir yanılgıya neden olabilir mi? ” diye sordu.
“Türkiye’nin PISA sonuçları gerçekten bir başarı hikayesi. OECD’nin Uluslararsı Öğrenci Değerlendirme Programı sonuçları açıklandı, Türkiye’nin başarılı olduğunu gösteren veriler var. Ama çözüm bulunması gereken noktalar da var. Örneğin Türkiye’nin fen puanı 2022 ile karşılaştırıldığı zaman 18 puan artıyor. Okuma puanı 16 puan yükseliyor, matematik puanı ise 8 puan artıyor. Devlet okulları özel okullarla karşılaştırıldığında daha başarılı bir noktada. Uzmanlar ise Türkiye’deki ilerlemenin iki boyutlu olduğunu söylüyor. Evet başarı seviyesi iyi ama dünya ile karşılaştırdığımızda bu bir ilerleme mi yoksa dünyadaki gerilemeden mi kaynaklanıyor ona bakmak lazım. Dünya medyasında bu sonuçlar endişe verici olarak görülüyor. Kısa videoların, hızlı sosyal medya ve yapay zekanın OECD ortalamasının düşmesine neden olduğu söyleniyor. Okuma ve matematik ortalamalarının dünyada gerilediği belirtiliyor. Yapay zeka kullanımı arttıkça okuduğunu anlama kabiliyetinin de düştüğü vurgulanıyor. OECD ortalamasının çok hızlı düşüyor olması bir yanılgıya neden olabilir mi diye bakmak lazım. Türkiye’de başarı yükseliyor evet ama sosyoekonomik makas açılıyor. Tavanda bir güçlenme var ama tabanda da aynı artışın yaşanması gerekiyor. Aksi takdirde kendi kendimizi dünya ortalamasının üzerine çıktık diye alkışlıyoruz. Geleceği inşa etmek adına dip dalgayı da doğru okumak gerekiyor. O yükselişi dezavantajlı gruplarla beraber yaşamazsak bu ortalamalar yeterli olmayacak”