Türkiye ekonomisinin 3 yıllık yol haritası açıklandı

· Haber Ankara - Ekonomi

Türkiye ekonomisinin 3 yıllık yol haritası açıklandı

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığının ortak çalışması ile hazırlanan 2027-2029 dönemini içeren Orta Vadeli Program'ı (OVP) Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde açıklandı.…

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığının ortak çalışması ile hazırlanan 2027-2029 dönemini içeren Orta Vadeli Program'ı (OVP) Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde açıklandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, OVP’de belirlenen yeni ekonomik hedeflere dair bilgilendirmede bulundu. Cevdet Yılmaz, uygulanan politikalarla TL’ye güvenin artmaya devam ettiğini söyledi. Büyüme ve enflasyon hedeflerinin yeni hali hakkında bilgi veren Cevdet Yılmaz, 2026 büyüme tahminini yüzde 3,3 olarak güncellediklerini söyledi. Cevdet Yılmaz, Sanayi büyümesi tahmininin yüzde 2,3'e gerilediğini söylerken yıl sonu enflasyon tahmininin de yüzde 28,4'e yükseldiğinin altını çizdi. Gelecek üç yıla ilişkin temel politika belgesi olan OVP'nin, Kalkınma Planı doğrultusunda hazırlanan ve her yıl güncellenen üç yıllık bir politika çerçevesi sunduğunu vurgulayan Yılmaz, şunları kaydetti: "Program, makroekonomik hedef. Gelecek üç yıla ilişkin temel politika belgesi olan OVP'nin, Kalkınma Planı doğrultusunda hazırlanan ve her yıl güncellenen üç yıllık bir politika çerçevesi sunduğunu vurgulayan Yılmaz, şunları kaydetti: "Program, makroekonomik hedef ve tahminlerimizi, gelir ve gider ile borçlanma görünümünü, kamu idarelerinin ödenek teklif tavanlarını ve reform gündemimizi ortaya koymakta, aynı zamanda bütçe sürecinin temel çerçevesini oluşturmaktadır. Dünya ekonomisi, son dönemde ekonomik, teknolojik ve jeopolitik gelişmelerin iç içe geçtiği, öngörülebilirliğin azaldığı. Dünya ekonomisi, son dönemde ekonomik, teknolojik ve jeopolitik gelişmelerin iç içe geçtiği, öngörülebilirliğin azaldığı ve risklerin tarihi yüksek seviyelere çıktığı yeni bir süreçten geçmektedir. Türkiye ekonomisi de elbette dünyadan ve bölgemizde yaşanan bu gelişmelerden bağımsız değildir. Özellikle bölgemizde yaşanan savaşın doğrudan ve dolaylı etkileri, enerji. Özellikle bölgemizde yaşanan savaşın doğrudan ve dolaylı etkileri, enerji ve emtia fiyatlarından küresel ticarete, enflasyon görünümünden büyüme beklentilerine kadar birçok alanda hissedilmektedir. Bunun yanında geleneksel tarife artışlarının yanında yeni nesil korumacılık eğilimleri ve ticaret politikalarındaki belirsizlikler de küresel görünümü etkilemektedir. " - "64,3 dolar olarak varsaydığımız Brent petrol 89,3 dolara yükseldi" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz. Programın makroekonomik çerçevesini oluştururken, geçen yıl esas aldıkları varsayımların bu yılın başında bölgedeki savaş başta olmak üzere yıl içerisinde yaşanan hadiseler doğrultusunda güncellendiğini bildirerek, şu bilgileri verdi: "Geçtiğimiz OVP'deki varsayımların başında gelen küresel büyüme tahmini yüzde 3,1'den yüzde 3'e geriledi. Ticaret ortaklarımızın büyüme tahmini yüzde 2,4'ten yüzde 1,6'ya, Avro Bölgesi büyümesi yüzde 1,2'den yüzde 0,9'a gerilerken bölgemizde yaşanan savaşın etkisinin en belirgin görüldüğü Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) ülkelerinde ise yüzde 3,4 olarak öngörülen büyüme, yüzde eksi 0,5'e kadar geriledi. Ticaret ortaklarımızın büyüme tahmini yüzde 2,4'ten yüzde 1,6'ya, Avro Bölgesi büyümesi yüzde 1,2'den yüzde 0,9'a gerilerken bölgemizde yaşanan savaşın etkisinin en belirgin görüldüğü Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) ülkelerinde ise yüzde 3,4 olarak öngörülen büyüme, yüzde eksi 0,5'e kadar geriledi. Geçtiğimiz yıl OVP'yi hazırlarken uluslararası kuruluşların tahminleriyle uyumlu olarak 2026 yılı için 64,3 dolar olarak varsaydığımız Brent petrol fiyatı ortalamada 89,3 dolara yükseldi. Enerji dışı emtia fiyatlarında yüzde 5,7 oranında düşüş beklerken, bugün yüzde 18,6 oranında bir artış öngörülmektedir. Küresel enflasyon tahmini ise bu gelişmelere bağlı olarak yüzde 3,6'dan yüzde 4,7'ye yükselmiş durumdadır. " - "2026 yılı büyüme tahminimizi yüzde 3,3 olarak güncelledik" Özellikle savaşla birlikte enerji. Küresel enflasyon tahmini ise bu gelişmelere bağlı olarak yüzde 3,6'dan yüzde 4,7'ye yükselmiş durumdadır." - "2026 yılı büyüme tahminimizi yüzde 3,3 olarak güncelledik" Özellikle savaşla birlikte enerji ve emtia fiyatlarında ortaya çıkan arz yönlü baskıların ve Türkiye'nin başlıca ticaret ortaklarındaki zayıflamanın doğal olarak 2026 yılı tahminlerine de yansıdığını hatırlatan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: "2026 yılı büyüme tahminimizi yüzde 3,3 olarak güncelledik. Sanayi büyümesi tahminimiz yüzde 2,3'e gerilerken, yıl sonu enflasyon tahminimiz yüzde 28,4'e yükseldi. Enerji fiyatlarındaki yükselişin dış dengemiz üzerinde doğrudan etkisiyle enerji ithalatı tahminimiz 63 milyar dolardan 71 milyar dolara yükselirken. Enerji fiyatlarındaki yükselişin dış dengemiz üzerinde doğrudan etkisiyle enerji ithalatı tahminimiz 63 milyar dolardan 71 milyar dolara yükselirken, dış ticaret açığı tahminimiz 96 milyar dolardan 105 milyar dolara çıkmıştır. Buna bağlı olarak cari işlemler açığının milli gelire oranına ilişkin tahminimizi de yüzde 2,6'ya güncelledik. Turizm gelirleri tahminimiz ise yine savaşın etkisiyle 68 milyar dolardan 65 milyar dolara revize edilmiştir. Bu güncellemeler programımızın yönünde veya ana çerçevesinde bir değişiklik anlamına gelmemektedir. Nitekim geçtiğimiz yıl öngörülmeyen ölçekte ortaya çıkan savaş ve beraberinde getirdiği enerji. Nitekim geçtiğimiz yıl öngörülmeyen ölçekte ortaya çıkan savaş ve beraberinde getirdiği enerji ve emtia şoku, dış talepteki zayıflamayla birlikte tüm ekonomiler üzerinde ilave bir yük oluşturmuştur. Buna rağmen Türkiye ekonomisi üretmeye, büyümeye ve istihdam oluşturmaya devam etmektedir. " - "İhracatımızı şoklara daha dayanıklı hale getirme çabamız devam edecek" Yılmaz. 2026 yılının hem küresel büyümenin hem de dünya ticaretinin belirgin biçimde ivme kaybettiği bir yıl olarak karşılarına çıktığının altını çizerek, "Bununla birlikte, 2027 yılına ilişkin beklentiler küresel görünümde yeniden bir toparlanmaya işaret etmektedir. Küresel büyümenin yüzde 3,4'e, küresel ticaret hacmindeki artışın ise yüzde 4,3'e yükselmesi beklenmektedir. Özellikle küresel ticarette beklenen bu canlanmanın, dış talep koşullarının iyileşmesine. Özellikle küresel ticarette beklenen bu canlanmanın, dış talep koşullarının iyileşmesine ve ihracatçı ülkeler açısından daha destekleyici bir ortamın oluşmasına katkı sağlamasını bekliyoruz." diye konuştu. " diye konuştu. - "Risk primimiz 220 seviyesinin de altına inmiştir" Yılmaz, "Uyguladığımız politikalar çerçevesinde TL'ye güven artmaya devam etmiş. TL mevduatımızın toplam mevduat içindeki payının yüzde 31,6 seviyesinden 28 Ağustos itibarıyla yüzde 61,5 seviyesine yükselmesi izlediğimiz politikaların isabetli olduğunun somut göstergesi olmuştur. " değerlendirmesinde bulundu. Koşullu yükümlülüklerden olan KKM'den çıkışın sorunsuz şekilde tamamlandığını anımsatan Yılmaz, "Kararlılıkla uyguladığımız politikalarla küresel ekonomik görünümdeki belirsizliklere. Jeopolitik risklere rağmen brüt rezervlerimiz 89,7 milyar dolar artarak, 188,2 milyar dolara ulaşmıştır. Rezervlerde sağlanan bu güçlü artış ekonomimizin dış şoklara karşı dayanıklılığını desteklemektedir. Jeopolitik gerilimlere rağmen risk primimiz de önemli ölçüde gerilemiş ve 700'lü seviyelerden 220 seviyesinin de altına inmiştir. Bu önemli gelişme gerek kamu gerekse özel kesimin yabancı para cinsi borçlanmasında faiz yükünü aşağıya çekmiştir. " dedi. Programın kararlılıkla uygulanmasıyla, dönem sonunda daha fazla istihdam üreten, ekonomik ölçeğini büyüten ve oluşturduğu refahı toplumun geneline daha güçlü biçimde yansıtan bir Türkiye hedeflediklerini vurgulayan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu dönemde 2,1 milyon ilave istihdam oluşturulmasını. Programın kararlılıkla uygulanmasıyla, dönem sonunda daha fazla istihdam üreten, ekonomik ölçeğini büyüten ve oluşturduğu refahı toplumun geneline daha güçlü biçimde yansıtan bir Türkiye hedeflediklerini vurgulayan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu dönemde 2,1 milyon ilave istihdam oluşturulmasını ve işsizlik oranının yüzde 8'in altına gerilemesini öngörüyoruz. Üretim kapasitemizi, verimliliğimizi ve rekabet gücümüzü artırmaya yönelik politikalarımızla ekonomimizin ölçeğini de önemli ölçüde büyüteceğiz. Program dönemi sonunda milli gelirimizi 2,2 trilyon doların üzerine, mal ve hizmet ihracatımızı ise 450 milyar dolara taşımayı hedefliyoruz. " Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "2026'da yüzde 28,4 olarak gerçekleşmesini öngördüğümüz enflasyonun, 2027 yılında yüzde 21'e, 2028 yılında yüzde 13,5'e. 2029 yılında yüzde 9'a gerileyerek program dönemi sonunda yeniden tek haneli seviyelere inmesini hedefliyoruz. " dedi. Açıklanan OVP ile beraber Türkiye ekonomisinin 3 yıllık istikameti çizilmiş oldu. Ekonomi yönetimi planını bu hedefleri gerçekleştirme doğrultusunda yapacak.