· Cumhuriyet
Tiyatrocular haklı olarak kızıyorlar ama ne yazık ki mahkeme tutanağına geçtiği için tiyatroyu, bu makalede, siyasette bir benzetme olarak kullanmak durumundayım.
Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın. Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Takip Et: Paylaş: Menü Giriş Yap Kayıt Ol eGazete Giriş Okuma Listem Gündem Yazarlar Çizerler Resmi İlanlar Oyun Siyaset Ekonomi Dünya Spor Yaşam Cumhuriyet'in Egesi Kültür Sanat Cumhuriyet Pazar Sürdürülebilirlik Cumhuriyet Kitap Gurme Sağlık Bilim ve Teknoloji Moda Eğitim Gezi Çevre Otomotiv İş Dünyası Kategoriler Astroloji Uygulamalar Hava Durumu Namaz Vakitleri --> Tiyatro. Tiyatro ve danışıklı dövüş meselesi Tiyatrocular haklı olarak kızıyorlar ama ne yazık ki mahkeme tutanağına geçtiği için tiyatroyu, bu makalede, siyasette bir benzetme olarak kullanmak durumundayım. Zira Nasuh Mahruki bu benzetme nedeniyle, üstelik kullanmadığı halde tutuklu.
16 Eylül'de Bakırköy'de ilk duruşmasına çıkacak olan Nasuh Mahruki 'nin tutuklanma gerekçesi, "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama". Peki kim tahrik oldu? Hangi halk Mahruki'nin analizi nedeniyle kin ve düşmanlığa tahrik oldu? Kamuoyuna yansıyan bir tahrik olma durumu yok. Demek ki bir tek suçlayanlar tahrik oldu!
"Halkı aşağılama" suçlaması ise uğradığı her afette halkın yardımına ilk koşan Mahruki'ye yapılacak en büyük hakarettir. Tersine Mahruki, halkın onurunu Türk bayrağı ile dünyanın zirvelerine dikmiş bir isimdir.
Öte yandan Mahruki, 15 Temmuz'a tiyatro demekle de suçlanıyor. Oysa Mahruki 'nin suça gerekçe gösterilen mesajında tiyatro kelimesi yok. Kaldı ki tiyatro denmesi de bir suç değildir, sorunlu bir analiz olarak değerlendirilebilir. Kaldı ki tiyatro denmesi de bir suç değildir, sorunlu bir analiz olarak değerlendirilebilir, başta Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere birçok siyasetçi tarafından da 15 Temmuz geçmişte tiyatro diye nitelenmiştir.
Siyasette tiyatro benzetmesi gibi kullanılan bir başka kavram da "danışıklı dövüş" tür. Örneğin Sünni mezhepçiliğini esas alarak siyaseti yorumlayan kimi köşe yazarları. Örneğin Sünni mezhepçiliğini esas alarak siyaseti yorumlayan kimi köşe yazarları, geçen yılki 12 gün savaşında İsrail ile İran'ın danışıklı dövüştüğünü iddia ettiler. Güya İsrail İran'a, İran da İsrail'e zarar vermeyecek türden füzeler atıyormuş!
Ardından bu yıl 40 gün savaşı geldi; ABD ve İsrail İran'ı vurdu. İranlı en üst düzey yetkilileri öldürdü, İran'ın önemli altyapılarını tahrip etti. İran en sert şekilde yanıt verdi; İsrail'i vurdu, ABD'nin füze fırlattığı çeşitli ülkelerdeki üsleri vurdu. Öyle ki Pakistan'ın barış teklifine ABD, İran'dan daha fazla istekli oldu.
Tüm bunlara rağmen Sünni mezhepçiliğini esas alarak siyaseti yorumlayan aynı kişiler, ABD ile İsrail'in İran'la savaşına da yine danışıklı dövüş dediler!
Türkiye Gazetesi'nin dünkü manşeti de böyleydi: "İran'ın hedefi Mekke İttifakı" başlığı atmışlar. Gazete, Husilerin (Ensarullah) Yemen'deki atağını ve Babülmendep Boğazı'nı ele geçirmesini bir "Ortadoğu uzmanı" na yorumlatmış. Buna göre;
- Husilerin Yemen'deki atağı, İran'ın işiymiş. İran bu hamleyle Mekke Paktı'nı hedef almış, çünkü Yemen'de hedef alınan Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye ile Mekke Paktı'ndaymış.
- İran Husileri Suudi Arabistan'a saldırtarak Mekke Anlaşması üzerinden Türkiye'yi ateşe çekmek istiyormuş.
- Bu Mekke Paktı'na karşıtlıkta da İran ile İsrail işbirliği yapıyormuş.
"Uzman" ın ve Türkiye Gazetesi'nin bu yanlışlarının hangi birini düzeltelim ki?
- İran Türkiye'yi neden ateşe çekmek istesin ki? Yemen'den daha büyük ateş İran'dır ve Türkiye o ateşe girmedi, İran da Türkiye ateşe girmediği için Ankara'ya teşekkür etti.
- Husilerin Suudi Arabistan güçleriyle mücadelesi 12 yıldır sürüyor, Mekke Paktı kurulalı daha bir ay oldu.
- İsrail ve İran'ın işbirliğini iddia edebilmek ancak bu türden "uzmanlıkla" mümkündür! Gerçek çırılçıplak ortada: İsrail ve İran savaşıyor.
- İran ile İsrail Mekke Paktı'na karşı işbirliği yapıyorsa aynı mantıkla ABD'nin de İsrail gibi Mekke Paktı'na karşı olması gerekir. Oysa ABD Mekke Paktı'na desteğini açıkladı.
ABD'li Senatör Joe Wilson 'ın sözleri ortada: "Mekke Savunma İttifakı, birine yönelik saldırının herkese yönelik olduğunu söylüyor. Şimdi Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın Husileri yok etme vakti. "
Görüldüğü üzere Türkiye Gazetesi İran'ı suçlarken Türkiye'yi asıl ateşe atmaya çalışanları perdeliyor. Bunda Türkiye Gazetesi 'nin sahibi Ahmet Mücahit Ören 'in ABD vatandaşı olmasının bir etkisi olup olmadığını da lütfen siz yorumlayın.
ABD’nin İsrail destekçiliğiyle başlattığı İran savaşının etkileri, Körfez’le birlikte Yemen’i de içine almış durumda.
Festival seçkilerinin yüksek düzeyi, içeriksel ve biçimsel zenginliğin bir arada olmasıyla daha da önem kazanmıştı.
2024 yerel seçimlerinde ana muhalefet CHP başarılı sonuçlar aldı.
11 Eylül 2001 sabahı 3 bin+ insanın hayatını kaybettiği korkunç bir terör saldırısı tarihte yeni bir sayfa açtı.
Yasama, yürütme, yargı arasında güçler ayrılığının; yargı bağımsızlığının; düşünceyi ifade, yayınlama, medya, örgütlenme özgürlüğünün; özgür. Yasama, yürütme, yargı arasında güçler ayrılığının; yargı bağımsızlığının; düşünceyi ifade, yayınlama, medya, örgütlenme özgürlüğünün; özgür ve serbest seçimlerin; laikliğin olmadığı bir ülkede, halkın, milletin egemen olması olanaksızdır.
Tiyatrocular haklı olarak kızıyorlar ama ne yazık ki mahkeme tutanağına geçtiği için tiyatroyu, bu makalede, siyasette bir benzetme olarak kullanmak durumundayım.
Türkiye’deki şirketlerin üye olmak zorunda olduğu, 1 milyonu aşkın üyeyi temsil eden Türkiye Odalar. Türkiye’deki şirketlerin üye olmak zorunda olduğu, 1 milyonu aşkın üyeyi temsil eden Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) yeni bir seçim döneminde.
1 Eylül’de sevgili Şükran Soner’i yitirdik. Hem Cumhuriyet gazetesi hem Türkiye işçi sınıfı, emek mücadelesi, hem de 68 kuşağı için büyük bir kayıp bu.
Tarihin sarkacında bazı kesitler vardır ki, hem kendini tekrar eder, hem de bir bütünün parçalarını defalarca ifşa eder.
Bu hafta sözü güzel ülkemin güzel şehri Trabzon’dan açacağım.
CHP’de İstanbul il başkanlığı yapmış, parti meclisi üyeliğinde bulunmuş, İstanbul milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci’yi kaybettik.
Özgür Özel, CHP’nin 38. olağan kurultayında, partinin 13 yıllık genel başkanı ve son seçimde cumhurbaşkanı adayı olan Kemal Kılıçdaroğlu’nu açık farkla yenip genel başkan seçilmesine. Ardından yapılan olağanüstü ve olağan kurultaylarda da delegelerin tümünün oyunu alarak genel başkanlığını pekiştirmesine karşın, iktidar destekli bir yargı operasyonu ile görevinden uzaklaştırıldı.
Bir tarafın var gücüyle hücum diğer tarafın olanca direnciyle savunma yaptığı, “langırt” ruhu taşıyan bir maç oynuyor Galatasaray ve Kocaelispor. .
İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Suriye topraklarında yaptığı açıklama, dar anlamda seçim kampanyasıdır ama geniş planda İsrail’in geniş Ortadoğu güvenlik mimarisi yaklaşımıdır.
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, 2 Eylül 2026’da Kahire’de Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es Sisi ile yaptığı görüşmede. Ortadoğu için kapsamlı bir “yeni güvenlik mimarisi” önerdi.
Emekli Tuğamiral Türker Ertürk 20 gündür tutuklu. Yarın hâkim karşısına çıkacak. Neden tutuklu? 3.5 yıl önce yaptığı bir siyasi değerlendirme nedeniyle!
ABD’nin Güney Amerika üzerinde tam hegemonya kurma stratejisinden İsrail de kazanıyor.
Aleviler, Öcalan’ın 20 Temmuz ve 2 Ağustos tarihli tutanaklarında işaret ettiği “Yavuz-Kürt İdris” ittifakına tepki gösterince, DEM Parti bir açıklama yaptı.
ABD ile Kanada arasındaki sosyal medyada süren animasyon savaşına hiç denk geldiniz mi?
ABD Büyükelçisi Tom Barrack, SDG’nin kendini feshedip Şam’daki HTŞ yönetimine entegre olmasını “Trump’ın Ortadoğu planının bir parçası” diye yorumluyor.
Siyasal Kürt aktörlerin bir kısmı, Öcalan’ın “Kürt davasını” sattığını düşünüyor.