· Oyungezer - İnceleme
Adeta ortalama kelimesinin sözlükteki karşılığı olan bir oyun
İyi olabilecekken bunu başaramayan yapımlardan pek hoşlanmıyorum. Ancak bazı oyunlar var ki başta umut verip oyuncuyu heveslendiriyor ve değerli vaktini çalıyor. Terrinoth: Heroes of Descent de işte böyle bir oyun.
Oyunun son derece sıradan olan hikayesinin kısa sürede unutulacağı kesin. Hikâye de değişmez; hikmetinden sual olunmaz kadim krallar/ tanrılar/ kahramanlardan kalan sihirli nesneyi çalmak isteyen kötü... Bu sıradan yapı, oyuna dair akılda kalıcı bir detay bırakmıyor.
Diğer yandan, haritalara dörderli gruplar halinde çıkardığımız kahramanların yetenekleri ve aralarındaki sinerji oldukça keyifli. Çünkü ben Sıra Tabanlı Strateji ve RYO'ları seviyorum. Örneğin yüksek zeminlerde etkili olan okçu ya da hareketli diğer karakterler savaşlara renk katıyor. Lembas gibi göndermelerle de süslenen bu yapı, mekanik açıdan umut vadediyor.
Bu durum stratejiyi tekdüze hale getiriyor ve diğer oyun tarzlarını arka plana itiyor. Yine de vampir lordu gibi boss mücadeleleri, oyuncuyu zorlayan ve tüm yetenekleri kullanmaya zorlayan yapısıyla öne çıkıyor.
Sandıklardan veya marketten elde edilen eşyaları kristallerle güçlendirmek, oyuncuya gelişim hissini başarıyla aktarıyor. Ancak haritaların gereksiz büyüklüğü ve bölümlerin yapısı, oyunu tekrar oynama isteğini baltalıyor.
Çok oyunculu mod ise oyunun yavaş yapısı nedeniyle oldukça sabır gerektiriyor. Diğer oyuncunun sırasını beklemek süreci fazlasıyla uzatırken, Steam Deck üzerindeki girdi gecikmeleri gibi teknik sorunlar ve senkronizasyon hataları da deneyimi olumsuz etkiliyor. Sunderfolk gibi alternatiflerin aksine, bekleme sürelerinde strateji yapma imkanı da sunulmuyor.
Baldur's Gate 3 gibi yapımların ardından bu tarz tekdüze seslendirmeler sönük kalıyor. Ancak indirim dönemlerinde veya demosu üzerinden denenmesi öneriliyor.
Kaynak: Oyungezer - İnceleme · Derleyen: Elif Aktürk