· Cumhuriyet
Arapça kökenli bir sözcük olan tekzip, anlam olarak yalanlama veya düzeltme demektir ama aynı zamanda bir tür itiraftır!
Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın. Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Takip Et: Paylaş: Menü Giriş Yap Kayıt Ol eGazete Giriş Okuma Listem Gündem Yazarlar Çizerler Resmi İlanlar Oyun Siyaset Ekonomi Dünya Spor Yaşam Cumhuriyet'in Egesi Kültür Sanat Cumhuriyet Pazar Sürdürülebilirlik Cumhuriyet Kitap Gurme Sağlık Bilim ve Teknoloji Moda Eğitim Gezi Çevre Otomotiv İş Dünyası Kategoriler Astroloji Uygulamalar Hava Durumu Namaz Vakitleri --> Tekzip itiraftır Cumhuriyete Özel Kayıt Ol Giriş Yap --> Takip Et: Paylaş: Özdemir İnce Son Köşe Yazıları Tekzip itiraftır 06.09.2026 04:00 Güncellenme: 06.09.2026 04:00 Takip Et: Arapça kökenli bir sözcük olan tekzip , anlam olarak yalanlama veya düzeltme demektir ama aynı zamanda bir tür itiraftır! Takip Et: Paylaş: Menü Giriş Yap Kayıt Ol eGazete Giriş Okuma Listem Gündem Yazarlar Çizerler Resmi İlanlar Oyun Siyaset Ekonomi Dünya Spor Yaşam Cumhuriyet'in Egesi Kültür Sanat Cumhuriyet Pazar Sürdürülebilirlik Cumhuriyet Kitap Gurme Sağlık Bilim ve Teknoloji Moda Eğitim Gezi Çevre Otomotiv İş Dünyası Kategoriler Astroloji Uygulamalar Hava Durumu Namaz Vakitleri --> Tekzip itiraftır Cumhuriyete Özel Kayıt Ol Giriş Yap --> Takip Et: Paylaş: Özdemir İnce Son Köşe Yazıları Tekzip itiraftır 06.09.2026 04:00 Güncellenme: 06.09.2026 04:00 Takip Et: Arapça kökenli bir sözcük olan tekzip , anlam olarak yalanlama veya düzeltme demektir ama aynı zamanda bir tür itiraftır!
Hukukta ve medyada ise gazete, televizyon, dergi veya internet sitelerinde yayımlanan gerçeğe aykırı, yanlış ya da kişilik haklarını zedeleyen bir haberin düzeltilmesi. Hukukta ve medyada ise gazete, televizyon, dergi veya internet sitelerinde yayımlanan gerçeğe aykırı, yanlış ya da kişilik haklarını zedeleyen bir haberin düzeltilmesi ve yalanlanması amacıyla yayımlanan resmi açıklamadır.
Tanım: Kişilerin veya kurumların, medya organlarında kendileri hakkında çıkan yanlış haberlere karşı cevap ve düzeltme isteme yasal hakkıdır.
Amaç: İnsanların itibarını ve şerefini korumak, kamuoyuna doğru bilgiyi ulaştırmaktır.
Yasal dayanağı: Türkiye'de anayasanın 32. maddesi ve Basın Kanunu'nun 14. maddesi ile güvence altına alınmıştır.
Tekzip (Cevap ve düzeltme metni), anlaşıldığına göre, anlaşmazlık konusunda taraflardan birinini kendi öznel (subjektif) düşüncelerinin yer aldığı bir metindir. Anayasanın 32. maddesi ve Basın Kanunu'nun 14. maddesi ile güvence altına alınmıştır ancak tarafsız kamu otoritesinin yasal görüş ve kararı değildir.
Bu sütunda biri Sel Yayıncılık, ikincisi Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası Genel Sekreteri Zülküf Güneş imzalı iki "tekzip" okudunuz. Yukarıda da yazdığım gibi tekzip metninin yayımlanması anayasanın 32. maddesi ve Basın Kanunu'nun 14. maddesi ile güvence altına alınmıştır ama hukuki bir değeri bulunmamaktadır. Tekzip metninde yer alan görüşler bir mahkeme kararı olmadığı için yasal açıdan herhangi bir yaptırım gücü yoktur. Ancak tekzip yayımlanmazsa yargı yayımlanmasına karar verebilir.
Sel Yayıncılık bu konuda her zaman olduğu gibi mugalataya (yanıltma yöntemi) başvurmakta ve kendisine etimolojik dayanaklar aramaktadır. Marie Darreussecq 'in tartışma konusu olan kitabının Fransızca adı "Truismes" sözcüğü Türkçe "bilinen şeyler, herkesin bildiği şeyler" anlamındadır. Fransızca "la truie" sözcüğünün Türkçe anlamı "dişi domuz" olabilir. "herkesin bildiği şeyler" anlamına gelen "truismes" "la truie" sözcüğünden türemiş bir sözcük değildir. Bunu Fransız dili ve edebiyatı konusunda yüksek öğrenim görmüş, Sorbonne Üniversitesine bağlı Yabancı Ülkelerde Fransızca Öğretmenleri Enstitüsü 'nden (Institut des Professeurs de Français à l'Etranger) sertifikalı bir (eski) Fransızca öğretmeni olmanın yetkisiyle söyleyip yazıyorum. "Truismes" sözcüğü Türkçe "bilinen şeyler, herkesin bildiği şeyler" anlamındadır. Fransızca "la truie" sözcüğünün Türkçe anlamı "dişi domuz" olabilir ama "herkesin bildiği şeyler" anlamına gelen "truismes" Sel Yayınevi. Fransızca "la truie" sözcüğünün Türkçe anlamı "dişi domuz" olabilir ama "herkesin bildiği şeyler" anlamına gelen "truismes" Sel Yayınevi ve avukatlarının sandığı gibi "la truie" sözcüğünden türemiş bir sözcük değildir. "Truisme" sözcüğü 19. yüzyılın ortalarında Fransızcaya girmiş İngilizce "truism" sözcüğünden türemiştir ve "herkesin bildiği, doğruluğu su götürmez, tartışılmayacak kadar doğru ve gerçek" anlamındadır. Yazı zorunlu olarak dil dersine dönüştü ama ne yapalım.
Evet, Türkçe anlamı "bilinen şeyler" olan söz konusu "Truismes" adlı kitabı dilimize çevirdim ve kitabın içeriğinden esinleneterek adını "Dişi Domuz" koydum. Aynı kitabı bir başka çevirmene çevirten bir yayınevi kitabın adını değiştirip kitaba bir başka ad verebilirdi. Aynı kitabı bir başka çevirmene çevirten bir yayınevi kitabın adını değiştirip kitaba bir başka ad verebilirdi ama benim verdiğim "Dişi Domuz"u seçerse yapılan işe evrensel bağlamda "La plagiat" = İntihal, edebi hırsızlık" denir. Ve yasal suçtur. Sel Yayınevi'ni ve çevirmen Sanem Işıl Aytuğ 'u mahkemeye verebilirdim, verebilirim ama bunu yapmadım, yapmayacağım. Kaygılanmaları gerekmez şimdilik.
Sonuç olarak tekzibin hukuki bir değeri yoktur ama "tekzip eden" ile "tekzip edilen" arasında bir sorun vardır. Söz konusu kitabın adını Dişi Domuz değil de Bir Dişi Domuz koysalardı intihal (edebi hırsızlık) söz konusu olmazdı. Ancak bunu yapamayacak kadar yeteneksizler.
"Eğitim Sen açısından mesele açıktır. Bir çocuğun kendi anadilinde eğitim alabilmesi bir ayrıcalık değil eşit ve nitelikli erişim evrensel bir çocuk. Bir çocuğun kendi anadilinde eğitim alabilmesi bir ayrıcalık değil eşit ve nitelikli erişim evrensel bir çocuk ve insan hakkıdır" iddiasında bulunan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası Genel Sekreteri Zülküf Güneş imzalı açıklamaya gelince: Yazısı yerel ve evrensel dayanaktan yoksun. "Çocuk" kim, "anadil" ne? Bunları bilmeden konuşmak gevezelik olur. Kural: Okulda kullanılan dil okulun bulunduğu ülkenin resmi anadilidir. Uluslararası ilkeye göre de bir ülkenin resmi dili o ülke vatandaşlarının anadilidir. Türkçe, bütün TC vatandaşlarının resmi anadilidir; Lazca, Çerkesce, Pomakça, Arnavutça, Kürtçe vb. diller yerel dil niteliğindedir. Türkiye gibi üniter devletlerde okullarda öğretim yerel dillerde değil ülkenin resmi dilinde yapılır. Türkiye'de de Türkçe resmi öğretim dilidir. Üniter bir devlette yani bir "ulus devlet" te bunun tartışması olmaz. "Bir çocuğun kendi anadilinde öğrenim hakkına sahip olması" ancak federal bir devlette mümkündür. Ama bu "mümkünlük" de kesin değildir. Koşullara bağlıdır. Bu çocuk, devlet ister üniter (ulus) ister federal olsun anadilini öğrenmek hakkına sahiptir ve devlet bu olanağı çocuğa sağlamak zorundadır. Okullarda kullanılan öğretim dili ile anadili öğrenmek hakkı ayrı konulardır. Eğitim Sen Genel Sekreteri Zülküf Güneş'in bu gerçek ve doğruları bilmemesi çok şaşırtıcı. Dünyanın hiçbir devleti "Dingo'nun ahırı" değildir ve Türkiye Cumhuriyeti de "Dingo'nun ahırı" değildir. TC devletinin resmi dili olan Türkçe bütün vatandaşlarının anadilidir. Vatandaşın evde konuştuğu dil "yerel dil" niteliğindedir. Demokrasi ve hümanizm gibi ciddi konuların nitelikleri arasında laubalilik ve ciddiyetsizlik yer almaz. Söylemesi benden.
Bu konuda son olmasını dilediğim söz: Her tekzip aslında bir tür itiraftır!
Son iki gün içinde izlediğimiz beş ilginç film, anlamlı bir bütün oluşturdu.
Cumhuriyet Rejimi’miz Anayasa’mızda, Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devleti olarak tanımlanmıştır.
Arapça kökenli bir sözcük olan tekzip, anlam olarak yalanlama veya düzeltme demektir ama aynı zamanda bir tür itiraftır!
Silivri Cezaevi’nin yeni yapılan devasa salonundayım, arkadaşlara soruyorum, heyet nerede, diye.
Cumhuriyete karşı nefretlerini yeniden rahatça sergilemek için sırada bekliyorlardı; PKK açılımıyla hepsi ortalığa saçıldı.
Türkiye’nin kişi başına geliri 2025 yılında 18 bin 40 dolara yükseldi.
Dev boyutlarda, özenli, dikkatli, nitelikli bir sergi olacağını biliyordum.
Canım Şükran’ım ölüm haberini aldığımdan beri perişanım, sana bir sır vereyim; ilk kez kendi ölümümü düşündüm.
Arsızlık, adaletsizlik, edepsizlik, süper çekirgelik, süper zamlar, zamlar, yoksulluk, kazalar, “Bir şey olmaz abicim” nedenli pisi pisine karada, denizde. Arsızlık, adaletsizlik, edepsizlik, süper çekirgelik, süper zamlar, zamlar, yoksulluk, kazalar, “Bir şey olmaz abicim” nedenli pisi pisine karada, denizde ve havada kazalar ve ölümler... .
Berhan Şimşek’i 90’ların sonunda, Strazburg’da Türk Sinema Günleri Şenliği’nde tanıdım.
Maçın hakeminin belirlenmesiyle birlikte Beşiktaşlıları bir umutsuzluk sarmıştı.
Cumhuriyet Gazetesi’nin 03.07.2026 tarihli nüshasında ve https: //www. cumhuriyet. com. tr/ sitesinde Özdemir İnce tarafindan yazılan “Çeviri Ahlakı ve Sel Yayınları” başlıklı bir yazı yayınlanmıştır.
[Eğitim Sen’in, bu yıl “Eşitlik ve Özgürlük İçin” başlığıyla altıncısını düzenlediği “Demokratik Eğitim Kurultayı”nda dün anadilde eğitim ile ilgili rapor sunuldu. .
4 Nisan 2013 tarihli Aydınlık gazetesinde yayımlanan bu yazımı 13 yıl sonra da okunmasının (anlayana) yararlı olacağını düşündüğüm için ilginize sunuyorum. .
Vikipedi’de rastladığım “R.T. Erdoğan ve Osmanlı” başlıklı yazıyı birlikte okuyalım.
YENİ Partili Sezgin Tanrıkulu 1 Ağustos 2026 günü Diyarbakır’da yaptığı basın toplantısında, partinin Lozan Antlaşması’nın yıldönümünde kurulması ile ilgili olarak “O güne denk gelmiş olmasının Kürtlerin göz ardı edileceği konusunda bir alınganlığı ben doğru bulmuyorum” demiş.
AKP’li Cumhurreisi R.T. Erdoğan’ın Beştepe’deki kabine toplantısından sonra yaptığı açıklamanın bir bölümünü 14 Temmuz 2026 tarihli Hürriyet gazetesinden aktararak okumanıza sunuyorum.
AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, gazeteci Ertuğrul Özkök’ün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözlerine tepki göstererek “Cumhurbaşkanımız ile insanlık suçu işlemiş bir diktatörü mukayese etmek zihinsel. Cumhurbaşkanımız defalarca milletimizin hür iradesiyle ve demokratik seçimlerle işbaşına gelmiştir” demiş.
PKK terör örgütü üyelerine “örtülü af” olarak değerlendirilen yasa tasarısının tezgâhlandığı şu günler, benim “Türkiye’nin Sırat Köprüsü: Açılım Masalı” adlı kitabımın gerekli. PKK terör örgütü üyelerine “örtülü af” olarak değerlendirilen yasa tasarısının tezgâhlandığı şu günler, benim “Türkiye’nin Sırat Köprüsü: Açılım Masalı” adlı kitabımın gerekli ve zorunlu olduğu günler.
7 Ağustos 1948 günü para verip o günün gazetesini, Hürriyet gazetesini satın aldım.
Marco Polo’nun “Dünyanın Hikâye Edilişi, Harikalar Kitabı 1”den aktarıyorum.
Sayın Tahsin Aydın’ın Vikipedi’de rastladığım 05.07.2017 tarihli önemli yazısını kendisine teşekkür ederek aynen yayımlıyorum:
Gazetede yazma serüvenim Ertuğrul Özkök’ün daveti üzerine 14 Ocak 2001 günü ilk yazımla Hürriyet gazetesinde başladı.
Marazlı HÜDA PAR; Atatürk, Cumhuriyet ve devrim düşmanlığına devam ediyor. TBMM’de görüşülmekte olan torba yasadaki Basın İlan Kurumu’yla ilgili görüşmelerde gene hır çıkarmış.
5 Temmuz 2026 günkü Sözcü gazetesinin manşeti uyandırıcı bir tokat gibi indi milletin suratına. .
Uzun süredir Fransa’da Fransa vatandaşı kimliğiyle yaşayan bir yakınımdan, “parti değiştirmek” konusunda bilgi almak istedim.
1948 yılında Mersin Lisesi Orta Okulu’nda Fransızca öğrenmeye başladım; 78 yıldır öğrenmeyi sürdürüyorum.