‘Sonsuzluk odası’nın yaratıcısı Yayoi Kusama hayatını kaybetti

· Anlatılanın Ötesi - Yaşam

‘Sonsuzluk odası’nın yaratıcısı Yayoi Kusama hayatını kaybetti

Dünyaca ünlü Japon avangart sanatçı Yayoi Kusama, 97 yaşında yaşamını yitirdi. Puantiyeli çalışmaları, balkabağı figürleri ve sonsuzluk odalarıyla tanınan Kusama, özellikle yaşamının son dönemlerinde küresel bir kültür ikonu haline gelmişti.

Japon avangart sanatçı Yayoi Kusama'nın 97 yaşında vefat ettiği açıklandı. Sanatçının şirketi tarafından yapılan bilgilendirmede, Kusama'nın 14 Ağustos 2026 tarihinde Tokyo'daki bir hastanede hayata gözlerini yumduğu belirtildi.

Açıklamada, yaşamını tamamen sanatsal üretime adayan Kusama'nın görsel sanat, performans, kurgu ve şiiri kapsayan çalışmalarıyla öncü bir avangart sanatçı olarak uluslararası alanda tanındığı belirtildi.

Sanatçı, canlı renkleri, puantiyeli tasarımları, balkabağı figürleri ve aynalarla tasarladığı "Aynalı Sonsuzluk Odaları" ile dünya genelinde büyük bir şöhrete kavuştu.

Kusama, 80'li ve 90'lı yaşlarında küresel bir ikona dönüştü.

Sanat dünyasında uzun süre hak ettiği değeri tam olarak göremeyen Kusama, ömrünün son dönemlerinde ise dünyanın en bilinen sanatçılarından biri konumuna geldi.

1960'lı yıllarda New York'taki erkeklerin ağırlıkta olduğu sanat çevrelerinde adından söz ettiren Kusama, fallik heykellerinin yanı sıra çıplaklığa yer verdiği performans ve sergileriyle tartışmaların odağında yer aldı.

Sanatçının 1965 yılında ürettiği "Aynalı Sonsuzluk Odaları", ayna ve ışık oyunlarıyla izleyenlerde sınırsız bir boşluktaymış hissi uyandıran yapıtlar içeriyordu. Kusama'nın sonraki yıllarda ürettiği puantiyeli çalışmaları ve balkabağı figürleri de en çok tanınan eserleri arasında yer buldu.

Kusama, fikirlerinin erkek sanatçılar tarafından taklit edildiğini ya da onlara ilham verdiğini düşündüğü anlarda tepki göstermekten çekinmedi. Andy Warhol, Claes Oldenburg ve Lucas Samaras gibi dönemin önde gelen sanatçılarıyla yaşadığı bu anlaşmazlıklar, sanat kariyerinin en çok konuşulan tartışmalarından biri oldu.

New York'ta geçirdiği yılların ardından Japonya'ya dönen sanatçı, yaşamının geri kalanında çalışmalarını bir psikiyatri hastanesinde sürdürdü.

1929 yılında Japonya'nın Nagano bölgesine bağlı Matsumoto şehrinde doğan Kusama, çocukluk yıllarından itibaren halüsinasyonlar gördüğünü ve bu durumun sanatını şekillendirdiğini dile getirmişti.

New York'ta geçen yıllarının ardından ülkesi Japonya'ya dönen sanatçı, hayatının geri kalan kısmında çalışmalarını bir psikiyatri hastanesinde sürdürmeyi tercih etti. Kusama, sanatsal üretimine devam edebilmek amacıyla kendi isteğiyle bir psikiyatri kurumuna yerleşmişti.

Sanatçı, ömrünün son yıllarında da üretkenliğini kaybetmedi. Şirketinin açıklamasında, Kusama'nın yaşamının son günlerine kadar resim yapmayı sürdürdüğü ve fırçasını hiç bırakmadığı aktarıldı.

Kusama'nın eserlerinde sıklıkla yer verdiği balkabağı figürü, onun en simgesel çalışmalarından biri haline geldi. Ünlü sanatçı, balkabaklarının kendisine güven ve huzur hissi verdiğini belirtmişti.

Japonya'nın Naoshima Adası'nda yer alan ve siyah puantiyelerle bezeli olan "Red Pumpkin" adlı yapıtı da sanatçının en bilinen açık hava yerleştirmeleri arasında bulunuyor.

Kusama, 1993 yılında düzenlenen Venedik Bienali'nde Japonya'yı tek başına temsil eden ilk sanatçı unvanını aldı. 2001'de Japonya'daki önemli kültürel, akademik ve sanatsal katkıları nedeniyle Asahi Ödülü'ne layık görüldü.

2022'de eserlerinden biri açık artırmada yaklaşık 10,5 milyon dolara satılan Kusama'nın çalışmaları, dünyanın en yüksek fiyatlara ulaşan kadın sanatçı eserleri arasında yer aldı.

Kaynak: Anlatılanın Ötesi - Yaşam · Derleyen: Elif Aktürk