· FikirPilot
Bosna, Sudan ve Kongo'daki çatışmalarda cinsel şiddetin münferit vakalar değil, toplumları sindirmek ve yerinden etmek amacıyla sistematik bir savaş yöntemi olarak kullanıldığı belirtildi.
Uluslararası sözleşmeler ile Roma Statüsü ağır cinsel şiddeti savaş suçu ve insanlığa karşı suç kabul etse de uygulamadaki yetersizlikler dikkat çekiyor.
1990'lı yıllarda Bosna Hersek'te 50 binin üzerinde Boşnak ve Hırvat kadın, soykırım sürecinde Sırp güçlerinin kurduğu kamplarda saldırıya uğradı.
Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde ise yaşanan şiddet doğal kaynakların ve bölgelerin denetimiyle bağlantılı şekilde ilerliyor; ülkede 2025'in ilk dokuz ayında 80 binin üzerinde vaka kayıtlara geçti. Bosna, Sudan ve Kongo örnekleri, cezasızlık ve delil yetersizliği sorunları nedeniyle uluslararası hukuk mekanizmalarının etkinliğini tartışmaya açıyor.
Kaynak: FikirPilot · TRBülten tarafından derlendi