Samsung çip üretimini yapay zekâya teslim ediyor

· Dünya Gazetesi

Samsung çip üretimini yapay zekâya teslim ediyor

Samsung, çip tasarımı ve üretiminde Mistral AI modellerini devreye alıyor. Yapay zekâ veri analizi, kusur tespiti ve süreç optimizasyonunda kullanılacak; kritik üretim verileri ise şirketin kendi altyapısında tutulacak ve dışarı çıkmayacak.

Anlaşma 8 Eylül'de Paris'te Güney Kore ile Fransa arasındaki devlet zirvesi sırasında yapıldı. Samsung, ortaklığın ayrıntılarını 9 Eylül'de kamuoyuna açıkladı.

Samsung, Mistral AI'ın amiral gemisi büyük dil modeli Mistral Large dahil farklı yapay zekâ çözümlerini yarı iletken operasyonlarına entegre edecek.

Ancak kullanılacak sistem, internete açık genel amaçlı bir yapay zekâ modeli olmayacak. Samsung ve Mistral, şirketin yarı iletken verileriyle çalışan özel modeller geliştirecek.

Bu modeller Samsung'un kendi sunucuları ve veri merkezlerinde çalıştırılacak. Böylece yapay zekâ, üretim hatlarından ve mühendislik süreçlerinden gelen büyük miktardaki veriyi dışarıya aktarmadan analiz edebilecek.

Bu yaklaşım özellikle çip sektöründe kritik önem taşıyor. Yeni nesil işlemcilerin üretim teknikleri, üretim parametreleri ve fabrika verileri şirketlerin en sıkı koruduğu ticari sırlar arasında bulunuyor.

Samsung'un açıkladığı plana göre yapay zekâ ilk aşamada üç kritik alanda devreye girecek: veri analizi, kusur tespiti ve üretim süreçlerinin optimizasyonu.

Modern bir yarı iletken fabrikasında tek bir çip yüzlerce üretim aşamasından geçiyor. Üretimde ortaya çıkan küçük bir sapma bile çok sayıda çipin kullanılamaz hale gelmesine ve üretim veriminin düşmesine yol açabiliyor.

Samsung, üretim hatlarından gelen verilerin yapay zekâ tarafından çok daha hızlı analiz edilmesiyle sorunların daha erken tespit edilmesini hedefliyor.

Yapay zekâ aynı zamanda üretim ekipmanlarının çalışma biçimini analiz ederek makinelerin hangi koşullarda daha verimli çalıştığını belirlemek için kullanılacak.

Bunun sonucunda geliştirme süresinin kısaltılması, üretim hassasiyetinin yükseltilmesi ve aynı silikon plakasından daha fazla kullanılabilir çip elde edilmesi amaçlanıyor.

Çip sektöründe üretim verimi şirketlerin kârlılığını belirleyen en önemli göstergelerden biri. İleri üretim teknolojilerinde bir silikon plaka üzerindeki tüm çiplerin hatasız üretilememesi normal kabul ediliyor.

Ancak kullanılabilir çip oranındaki birkaç puanlık değişim bile milyarlarca dolarlık üretim kapasitesi bulunan fabrikalarda büyük ekonomik fark yaratabiliyor.

Bu nedenle Samsung'un yapay zekâ hamlesinin önemli bölümü doğrudan üretim verimini istikrara kavuşturmaya yönelik olacak.

Mistral modellerinin üretim verilerindeki karmaşık ilişkileri insan mühendislerin klasik analiz yöntemlerinden daha hızlı tespit etmesi hedefleniyor.

Başarılı olması halinde yapay zekâ yalnızca üretimde ortaya çıkan hataları bulan bir sistem olmaktan çıkıp üretim parametrelerinin nasıl ayarlanması gerektiğini öneren aktif bir fabrika aracına dönüşecek.

Samsung'un Mistral'ı tercih etmesinde veri güvenliği de belirleyici unsurlardan biri.

Kurulacak sistem "on-premises" adı verilen yöntemle çalışacak. Başka bir ifadeyle Samsung'un hassas üretim verileri harici bir bulut sistemine gönderilmeyecek.

Yapay zekâ modelleri şirketin kendi yarı iletken altyapısı içinde çalışacak ve kritik teknolojik veriler Samsung'un kontrolünde kalacak.

Bu model, üretim şirketlerinin yapay zekâ kullanımındaki en büyük sorunlardan birini çözmeyi amaçlıyor. Şirketler verimlilik sağlayabilecek güçlü AI modellerini kullanmak isterken üretim sırlarının üçüncü taraf sistemlere aktarılmasından kaçınıyor.

Samsung-Mistral ortaklığının özellikle bu noktada diğer büyük sanayi şirketleri için de örnek oluşturabilecek bir kullanım modeli geliştirmesi bekleniyor.

Yapay zekâ dönüşümü Samsung'un tek bir çip fabrikasıyla sınırlı kalmayacak.

Şirket sistemi bellek çipleri, mantık çipleri ve dökümhane faaliyetleri dahil yarı iletken bölümünün tamamına yaymayı planlıyor.

Bu kapsam özellikle önemli. Samsung bir taraftan dünyanın büyük bellek üreticilerinden biri olarak faaliyet gösterirken diğer taraftan başka şirketlerin tasarladığı işlemcileri üreten dökümhane işinde de rekabet ediyor.

Dolayısıyla yapay zekânın üretim verimini artırması halinde elde edilen avantaj birden fazla ürün grubuna aynı anda taşınabilecek.

Şirket daha ileri aşamada geliştirdiği AI tabanlı yarı iletken altyapısını müşterileri. İş ortaklarıyla bağlantılı daha geniş bir ekosisteme dönüştürmeyi de hedefliyor.

Ortaklık yalnızca bir yazılım tedarik anlaşması değil. Samsung aynı zamanda Mistral AI'ın yatırımcılarından biri haline geldi.

Mistral AI, 8 Eylül'de tamamladığı Series D yatırım turunda 3 milyar euro topladığını açıkladı. Şirketin yatırım sonrası değerlemesi 21 milyar euronun üzerine çıktı.

Yatırım turuna Samsung Electronics liderlik ederken Avrupa merkezli fonlar ve mevcut yatırımcılar da katıldı.

Samsung'un Mistral'a yaptığı bireysel yatırımın tutarı açıklanmadı. Ancak şirket stratejik hisse alarak iki şirket arasındaki ilişkiyi klasik müşteri-tedarikçi modelinin ötesine taşıdı.

Mistral sağlanan finansmanı daha güçlü yapay zekâ modelleri geliştirmek, hesaplama kapasitesini büyütmek ve uluslararası faaliyetlerini genişletmek için kullanacak.

Yarı iletken sektöründe rekabet uzun süredir daha küçük transistörler, gelişmiş üretim makineleri ve daha yüksek performanslı bellek teknolojileri üzerinden yürütülüyor.

Samsung'un yeni hamlesi bu yarışa başka bir değişken ekliyor: fabrikanın kendi üretim zekâsı.

Aynı üretim ekipmanına ve benzer çip teknolojilerine sahip iki şirket arasında yapay zekâyı daha iyi kullanan tarafın kusurları daha erken tespit etmesi, makineleri daha verimli çalıştırması. Yeni ürünleri daha hızlı üretime sokması mümkün hale gelebilir.

Samsung açısından Mistral ortaklığının gerçek sınavı da burada olacak.

Yapay zekânın çip fabrikasındaki rolü vaat edildiği ölçüde büyürse rekabette yalnızca kimin daha gelişmiş çipi tasarladığı değil. Yapay zekânın çip fabrikasındaki rolü vaat edildiği ölçüde büyürse rekabette yalnızca kimin daha gelişmiş çipi tasarladığı değil, kimin fabrikasını daha akıllı yönettiği de belirleyici hale gelecek.