· Haberturk - Gündem
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, reform çalışmalarını önümüzdeki dönemde de kararlı şekilde devam ettireceklerini ve Türkiye Yüzyılı’nı adaletin yüzyılı haline getirmek için gerekli adımları atacaklarını belirtti.
Yılmaz, güçlü olmak zorunda olduklarını, kimsenin merhametine güvenilemeyecek bir dönemde bulunmadıklarını söyledi.
Bu iddiamızı Türkiye Yüzyılı nda hep birlikte hayata geçireceğiz.
Devlet hayatının temelinde düzeni sağlayan hukukun yanı sıra bu hukuka yön veren güçlü bir adalet anlayışının bulunduğunu belirten Yılmaz, kanunların herkese eşit uygulanması, hakkın sahibine verilmesi, güçlünün hukukla sınırlandırılması ve güçsüzün hukukla korunmasının milletin devlete duyduğu güvenin temelini oluşturduğunu dile getirdi.
Yılmaz, 2002 yılından bu yana atılan her reform adımında; hukukun üstünlüğünü güçlendirmeyi, hak ve özgürlüklerin güvencelerini genişletmeyi ve vatandaşların adalete erişimini kolaylaştırmayı esas aldıklarını kaydetti.
Yargıyı vesayetçi yapılardan arındırdıklarını, temel kanunları yenilediklerini, hak arama yollarını çoğalttıklarını ve vatandaşların devlet karşısındaki hukukunu güçlendiren reformları gerçekleştirdiklerini belirten Yılmaz, askeri yargının kaldırılmasından Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkına, Kamu Denetçiliği Kurumu’ndan kişisel verilerin anayasal güvenceye alınmasına kadar birçok alanda demokrasi ve hukuk devleti standartlarını yükselttiklerini kaydetti.
İnancı, düşüncesi, etnik kimliği, mezhebi, hayat tarzı veya sosyal konumu nedeniyle vatandaşların hak ve özgürlüklerini kullanmasının önündeki engelleri tek tek kaldırdıklarını ifade eden Yılmaz, adaleti millet adına sağlayan yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını güçlendirirken vatandaşların hak arama imkanlarını da genişlettiklerini söyledi.
Yılmaz, cezaevlerindeki suçluların 3 te 1 inin uyuşturucu suçundan içeride olduğunu belirterek, Diğer suçların birçoğunu da bağımlılıkla ilişkili suçlar olarak görebiliriz.
Bağımlılıkla toplum olarak etkili bir mücadele yürütülmesinin hem hukuk sisteminin hem de infaz sisteminin yükünü ciddi oranda azaltacağını vurguladı.
Adaleti mülkün temeli olmanın ötesinde kalkınmanın ve demokrasinin de en güçlü dayanağı olarak gördüklerini belirten Yılmaz, adalet anlayışlarını değişen şartlara, toplumun ihtiyaçlarına ve milletin beklentilerine cevap verecek dinamik bir reform iradesiyle sürdürdüklerini kaydetti.
Geçtiğimiz yıl Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Stratejimizle önümüzdeki dönemin yol haritasını ortaya koymuş, hedefimizi hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen ve öngörülebilir bir adalet sistemi olarak belirlemiştik.
11’inci Yargı Paketimizle çocuklarımızın suç örgütleri tarafından kullanılmasına karşı yaptırımları ağırlaştırdık, bilişim yoluyla işlenen dolandırıcılık suçlarıyla mücadeleyi güçlendirdik, toplumsal huzuru ve güvenliği tehdit eden suçlara karşı yeni tedbirler aldık.
12’nci Yargı Paketimizle yargılamaların daha hızlı, etkin ve öngörülebilir yürütülmesini sağlayacak kapsamlı düzenlemeleri hayata geçirdik ifadelerini kullandı.
Vatandaşın en büyük beklentisinin adalet sürecinin daha hızlı işlemesi olduğunu belirten Yılmaz, hukuk davalarında duruşmalar arasındaki süreyi zorunlu haller dışında üç ayla sınırladıklarını açıkladı.
Kanun yollarından icra ve iflasa, idari yargıdan ceza muhakemesine kadar birçok alanda hukuki güvenliği ve hak arama imkanlarını güçlendirdiklerini, makul sürede yargılanma hakkının daha güçlü korunması için hedef süre uygulamasını istinaf aşamasına taşıdıklarını kaydetti.
Uzun süren dava ve soruşturmaların sebeplerini erken aşamada tespit etmek ve çözümü yerinde üretmek amacıyla adalet komisyonları bünyesinde yargı hizmetlerinin etkinliği bürolarını kurduklarını belirten Yılmaz, vatandaşların devam eden soruşturma ve yargılamalardaki gecikmelere ilişkin başvurularını doğrudan iletebileceği Alo Adalet 135 sistemini hizmete aldıklarını duyurdu.
2002 yılında yaklaşık 9 bin 349 olan hakim ve savcı sayısını 26 bin 667’ye, toplam adalet personeli sayısını ise 61 binden 208 binin üzerine çıkardıklarını ifade eden Yılmaz, hakim ve savcı yardımcılığı ile Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı’nı sisteme kazandırdıklarını ve hukuk fakültelerine girişte bu yıl ilk kez 100 bin başarı sırası şartını uygulamaya başladıklarını söyledi.
Adalet hizmetlerinde dijital dönüşümü yeni bir aşamaya taşıyarak yapay zeka destekli uygulamaları devreye alıyor, e-Duruşmanın kapsamını genişletiyor, e-Avukat uygulamasıyla savunma hakkının etkin kullanımını kolaylaştırıyoruz.
Adli sicil kayıtlarının silinmesine ilişkin işlemlerde yapay zeka destekli sisteme geçerek vatandaşların işlemlerini daha hızlı sonuçlandırdıklarını ifade eden Yılmaz, tüm bu çalışmalarla adaletin daha hızlı tecelli ettiği, vatandaşın hakkına daha kolay eriştiği, güven veren ve öngörülebilir bir yargı düzeni kurma gayreti içinde olduklarını vurguladı.
Reform irademizi önümüzdeki dönemde de kararlılıkla sürdürecek, Türkiye Yüzyılı’nı adaletin yüzyılı yapma amacı doğrultusunda gereken her türlü adımı atmaya devam edeceklerini belirtti.
Reform irademizi önümüzdeki dönemde de kararlılıkla sürdürecek, Türkiye Yüzyılı nı adaletin yüzyılı yapma amacı doğrultusunda gereken her türlü adımı atmaya devam edeceğiz.” Yılmaz, adaletin bir başka veçhesinin de toplumsal barışı korumak, milletin ortak hukukunu güçlendirmek ve gelecek nesillere huzurlu bir ülke bırakmak olduğunu dile getirerek, Terör, yarım asra yaklaşan bir süre boyunca canlarımıza kastetmenin yanında milletimizin kardeşliğini hedef almış, ülkemizin enerjisini tüketmiş ve kalkınmamızın önünde ağır bir yük oluşturmuştur.
Hesaba gelmeyecek en büyük kayıp olan insani kayıpları hariç tutarak sadece ekonomik kayba bakıldığında en az 2,3 trilyon dolar gibi bir kayıp görüldüğünü belirten Yılmaz, bu kaynaklar terör yerine başka alanlara harcanmış olsaydı bugün nasıl bir Türkiye olacağına dikkat çekti.
Devletimizin kararlı mücadelesi, şehitlerimizin ve gazilerimizin fedakarlığı, milletimizin güçlü desteğiyle bugün bu karanlık dönemi geride bırakacağımız tarihi bir eşiğe ulaşmış durumdayız.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu Terörsüz Türkiye vizyonuyla, bu prangayı ülkemizin gündeminden kalıcı olarak çıkarırken iç cephemizi güçlendirmeyi, milli birlik ve beraberliğimizi daha güçlü bir zeminde geleceğe taşımayı hedefliyoruz.
Bu süreçte şehitlerin aziz hatırasını ve gazilerin hukukunu gözetmek, milletin değerlerini ve devletin temel niteliklerini korumak ile atılan her adımı hukuk devleti ilkeleri içinde yürütmek temel ölçütleri olduğunu vurguladı.
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’a ilişkin konuşan Yılmaz, terör gündemini kalıcı olarak geride bırakmak, milletin kardeşliğini pekiştirmek ve ülkenin bütün imkanlarını geleceğimiz için seferber etmek istediklerini belirtti.
Terörsüz bölge vizyonuyla bölgede huzur ve güvenliği pekiştirmek istediklerini, Suriye’de gerçekleşen gelişmeleri memnuniyetle takip ettiklerini ve başarıyla tamamlanmasını temenni ettiklerini söyledi.
Bütün komşularının birlik ve beraberlik içinde toprak bütünlüğünü koruduğu bölgesel bir ortamı savunduklarını ifade eden Yılmaz, başkalarının istikrarsızlık çıkarmak için ellerinden geleni yaptığını, Suriye’de herkesi kapsayan ve tüm vatandaşlarını kucaklayan bir yönetimden yana olduklarını kaydetti.
Bunun coğrafyaya ve gelecek nesillere bırakılacak en değerli miras olacağına inandıklarını belirten Yılmaz, daha adaletli bir dünya için mücadeleyi sürdüreceklerini sözlerine ekledi.
Kaynak: Haberturk - Gündem · Derleyen: Elif Aktürk