· Dünya Gazetesi
Brent petrolün 97 doların üzerinde kalması ve Fed’in eylülde faiz artırabileceği beklentisinin güçlenmesi küresel borsalarda risk iştahını sınırlıyor. Asya’da ayrışma sürerken ABD vadelileri hafif ekside, Avrupa temkinli.
Asya piyasalarında sabah saatlerinde belirgin bir ayrışma görülüyor. Japonya'da Nikkei 225 sınırlı artıda hareket ederken Güney Kore borsasında teknoloji hisselerinin desteğiyle daha güçlü alımlar öne çıkıyor.
Bölgenin geniş kapsamlı endekslerinde ise hareket sınırlı kalıyor. Avustralya piyasasında satış baskısı görülürken yatırımcılar yüksek enerji maliyetlerinin büyüme ve enflasyon üzerindeki etkisini fiyatlıyor.
ABD piyasalarının pazartesi günü İşçi Bayramı nedeniyle kapalı olması da Asya seansında işlem hacimlerinin görece düşük kalmasına neden oldu.
Piyasaların ilk büyük riski enerji fiyatları. Brent petrol üçüncü işlem gününde de yüksek seviyelerini korurken varil fiyatı 97 doların üzerinde seyrediyor.
Orta Doğu'daki çatışmaların enerji altyapısına ve Hürmüz Boğazı'ndaki taşımacılığa yayılabileceği endişesi, petrol fiyatındaki risk primini yüksek tutuyor.
Petrolün 100 dolar sınırına yaklaşması yalnızca enerji şirketlerini değil küresel faiz görünümünü de etkiliyor. Enerji maliyetlerinin uzun süre yüksek kalması, merkez bankalarının enflasyonla mücadelede daha sıkı politika uygulamak zorunda kalabileceği beklentisini güçlendiriyor.
İkinci baskı ise ABD Merkez Bankası'ndan geliyor. ABD'de açıklanan güçlü istihdam verilerinin ardından piyasalarda eylül toplantısında 25 baz puanlık faiz artırımı ihtimali yaklaşık yüzde 60 seviyesinde fiyatlanıyor.
Bu beklenti ABD tahvil getirilerini yüksek seviyelerde tutarken 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,8 sınırına yakın seyrediyor. Yüksek tahvil getirileri, özellikle yüksek değerlemeye sahip teknoloji hisseleri açısından risk oluşturuyor.
ABD vadeli endekslerinde de bu temkinli hava görülüyor. S&P 500 vadelileri sabah saatlerinde hafif ekside işlem görürken yatırımcıların odağı bu hafta açıklanacak ABD enflasyon verilerine çevrilmiş durumda.
Piyasalardaki dikkat çekici hareketlerden biri Japon yeninde yaşanıyor. Yen dolar karşısında yedi ayın en güçlü seviyesine yükselirken geçen haftadan bu yana değer kazancı yüzde 4'ün üzerine çıktı.
Japonya'da reel ücretlerin güçlü artması ve ekonomik büyümenin yukarı revize edilmesi, Japonya Merkez Bankası'nın faiz artırımlarını hızlandırabileceği beklentisini güçlendiriyor.
Yendeki hızlı yükseliş aynı zamanda yıllardır düşük faizli yen üzerinden yapılan küresel carry trade işlemlerinin çözülmesi riskini yeniden gündeme getiriyor. Bu tür pozisyonların hızla kapanması küresel hisse senetleri üzerinde ek satış baskısı oluşturabilir.
Dolar endeksi ise yenin güçlenmesinin de etkisiyle iki haftanın en düşük seviyeleri çevresinde seyrediyor.
Avrupa vadeli endeksleri yeni güne sınırlı artışla hazırlanırken bölgede de faiz tartışması gündemin merkezinde. Yüksek petrol fiyatları enflasyon endişelerini artırırken Avrupa Merkez Bankası'nın bu haftaki toplantısında faiz artırması bekleniyor.
Bu nedenle küresel piyasalar yalnızca Fed'i değil aynı hafta içinde Avrupa ve Japonya'dan gelebilecek sıkı para politikası sinyallerini de fiyatlıyor.
Önümüzdeki birkaç günün yönünü petrol fiyatlarının 100 dolar sınırına yaklaşıp yaklaşmayacağı ve ABD'den gelecek enflasyon rakamları belirleyecek. Enerji maliyetlerinin yükselmeye devam etmesi ve enflasyonun beklentileri aşması halinde küresel borsalar üzerindeki faiz baskısı daha da güçlenebilir.