Özgür Özel cumhurbaşkanı adaylığı tartışmalarına yanıt verdi

· Habertürk

Özgür Özel cumhurbaşkanı adaylığı tartışmalarına yanıt verdi

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, cumhurbaşkanı adayı olup olmayacağı sorusuna "Benim görevim doğru adayı belirlemek" diyerek cevap verdi ve seçim kazanmanın önemine dikkat çekti.

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, cumhurbaşkanı adayı olup olmayacağı yönündeki tartışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu. Daha önce CHP'de olduğu dönemde kesin karar verdiğini ve kendi görevini doğru adayı belirlemek olarak gördüğünü belirtti. Halen de en doğru adayı belirleme noktasında olduğunu söyledi. Seçim kazanmak için sorumluluk almanın da fedakarlık etmenin de değerli işler olduğunu ifade etti. Benim hedefim, 31 Mart akşamı olduğu gibi teyzemin parasıyla edindiğimiz otobüsü parti önüne çekip toplananlara, 'Bu seçimi cumhurbaşkanı adayımız kazandı ama esas millet kazandı. Bu seçimi cumhurbaşkanı adaylarının kazandığını ancak asıl kazananın millet olduğunu, galibin Yeni Parti değil Türkiye olduğunu ve yarından itibaren ötekisi olmayan bir Türkiye kuracaklarını söylemek istediğini kaydetti.

Özel, Halk TV'de katıldığı programda AİHM'in Osman Kavala kararına ve Türkiye'nin bu karara itirazlarına da değindi. Avrupa Konseyi ile kavga etmenin, AİHM kararlarına uymamanın ve gerekirse çıkma tehdidinin doğru olmadığını vurguladı. AİHM kararlarına uymamak için uluslararası anlaşmanın bozulduğunu, bunun otoriterleşmeyi güçlendirmek için geri gidiş anlamına geldiğini belirtti. Kavala veya Gezi davasından cezaevinde olan arkadaşların herkesin yerine yattığını söyledi. Bu kararlara uyulmamasının ve inadın Türkiye'ye düşmanlık olduğunu, 86 milyonun evladına düşmanlık anlamına geldiğini ifade etti. Bu ülkeyi dünyadan kopartmayın" ifadesini kullandı.

Özel, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında başlatılan soruşturmaya ilişkin olarak şunları kaydetti: "Mış gibi yapılan bir durum var. Melih Gökçek'e Danimarka tipi yargılama yapıldığını, CHP'li 34 belediye başkanına ise sabahın altısında gözaltı yapıldığını dile getirdi. Melih Gökçek'in alınarak sorgulanması ve döneminin bütün müteahhitlerinin sorgulanması gerektiğini söyledi. Bu işin bağımsız yargının önüne düşeceğini ve tarih önünde hesabının sorulacağını belirtti. Bu süreçte yapılan ortaoyunu mudur kabare midir, başka bir film mi vardır yoksa ileride göreceğimiz bir başka filme fragman mıdır onu ben de bilmiyorum açıkçası. AK Parti'de iç arınma olup olmadığını da sorguladı. AK Parti en sorunlu parçayı çıkarıp arındığını söyleyecekse Gökçek'in en sorunlu parça olduğunu kabul ettiğini ancak gerçek bir soruşturma yapılırsa Gökçek'in neler anlatacağını ve işin nerelere varacağını ayrı bir konu olarak gördüğünü söyledi.

CHP'ye yapılanın işine gelmeyen yönetimi göndermek ve işine gelecek yönetimi getirmek olduğunu belirten Özel, işine gelmeyen tarikatların liderlerine operasyon yapıldığını ve tarikat yönetimlerini ehlileştirmeye veya yandaşlaştırmaya çalışıldığını kaydetti. Oraya yapılan iş ilkesel bir mesele değil, taktiksel bir mesele.

Doğrudan Adalet Bakanı'nın da kendisinin de dahil olduğu yerlerde belediye başkanlarımıza AK Parti'ye geçme daveti yapılıyor. Yeni Parti kurulurken belediye başkanlarına gelin diyemediklerini çünkü belediye meclisindeki dengenin önemli olduğunu açıkladı. Bu nedenle belediye başkanlarına bize gelin demediğini söyledi. 300'e yakın belediye başkanının kendi kararıyla Yeni Parti'ye geçtiğini kaydetti. Kendi kararıyla kalanlara bir şey demediklerini, tereddüt eden ve belediye meclis toplantısını bekleyen arkadaşların olduğunu belirtti.

Ben CHP'deyken kesin karar vermiştim. Halen en doğru adayı belirleme noktasında olduğunu söyledi. İş seçim kazanmak. Seçim kazanmak için sorumluluk almanın da fedakarlık etmenin de kıymetli olduğunu ifade etti. Bu beş yılın neden yaşandığını sordu. Fedakarlık etmek ve görevin gereğini yapmak yerine kazanmayacakları bir seçime sorumluluk alanlar yüzünden bu hale gelindiğini kaydetti. O gün Mansur Bey veya Ekrem Bey aday olsaydı cumhurbaşkanı olacaklarını ve memleketin bu halde olmayacağını söyledi. Benim hedefim, 31 Mart akşamı olduğu gibi teyzemin parasıyla edindiğimiz otobüsü parti önüne çekip toplananlara, 'Bu seçimi cumhurbaşkanı adayımız kazandı ama esas millet kazandı.

Vatandaşın gönlünde büyüyenin büyüyeceğini belirten Özel, Aydın'ı ve Afyon'u AK Parti'nin almış olmasının bir şey değiştirmediğini söyledi. Milletin duygusunu okumanın siyasetçinin birinci görevi olduğunu kaydetti. Bu işin kişisel ahlak meselesi olduğunu ifade etti. Yerel seçimlerde ittifak için İYİ Parti'ye gittiklerini ve ittifak yapmak istediklerini anlattı. İki üç firmayla anlaşarak gücümüz nispetinde maliyeti paylaşmayı, kim öndeyse belediye başkan adayının o partiden olmasını ve belediye meclisini oy oranları oranında adil bölüşmeyi önerdiğini belirtti. Bu önerinin GİK'ten geçmediğini söyledi. Adil ittifakın kimseyi rencide etmediğini ve ileride mahcup etmediğini kaydetti. Adil olmayan ittifakın ise 20'şer milletvekili verelim siz de bizim cumhurbaşkanı adaylığımızı destekleyin dendiğinde başka bir şey ortaya çıktığını belirtti. Partisinin ittifak kurma kapasitesiyle aday gösterilmiş insanlara çok haksız saldırılar olduğunu söyledi.

AK Parti'ye geçenlerin kul hakkı yediklerini ve yanlış işler yaptıklarını belirten Özel, yaptıkları paylaşımı yoruma kapattıklarını kaydetti. Allah'ın hiçbir siyasetçiyi onların düştüğü duruma düşürmemesini diledi. İnsan içine çıkamayacak duruma geldiler şehirlerinde. Bu partinin onca yıllık emeğini AK Parti'ye satana hakkının helal olmadığını belirtti.

Menderes'te ve Etimesgut'ta yaşananların butlan yönetimine suçüstü hali olduğunu dile getiren Özel, kendi dönemlerinde kazanılmış iki ilçeden birini AK Parti'ye verip diğerini butlanda tutmaya çalışan bir anlayış olduğunu kaydetti. O köhne siyaseti, o ilkesiz siyaseti geride bıraktım, ondan bir şey söylemiyorum.

Parti programındaki birincil meselenin sanayide yeni bir kalkınma hamlesi olduğunu belirten Özel, bunun dört önemli değişimi yönetmesi gerektiğini kaydetti. Nitelikli istihdam dönüşümü, mor dönüşüm, yeşil dönüşüm ve dijital dönüşümü programlarında yazdıklarını söyledi. DPT'nin olmamasının iş dünyası ve muhalif siyasetçilerin bir konsensüs noktası olduğunu belirtti. Sokakta en çok duyduğu lafın bizi bunlardan kurtar ve artık bizi kurtarın olduğunu ifade etti.

Türkiye'de çalışma gününün dörde ve çalışma saatlerinin altı saate düşmesinin tartışılacağı bir dönemin geleceğini söyleyen Özel, Emek 4.0'ın konuşulması gerektiğini kaydetti. Yeni bir başlangıca ve yeni kalkınma hamlesine ihtiyaç olduğunu belirtti. Bu düzeni tepetaklak edeceklerini söyledi. Yeni Parti'nin işverenle işçinin iş barışı içinde birlikte kazanıp hakça bölüşeceği yeni bir düzen getireceğini ifade etti.

Tayyip Erdoğan ile slogan olarak değil fikren doğurganlık hızının düşmesinin bir beka sorunu olduğu konusunda birleştiğini belirten Özel, doğurganlık hızının düşmesinin risk görülmesi ve doğurganlığın teşvik edilmesinin başka bir şey olduğunu kaydetti. Türkiye'de dünyanın en acımasız doğum kontrol yönteminin devlet eliyle uygulandığını söyledi. Yoksulluk yüzünden insanların evlenmeye ve çocuk yapmaya korktuğunu belirtti. 1,42'lik doğurganlık hızının Türkiye için felaketin ta kendisi olduğunu ifade etti.

Gelecekte bir bakım sigortasının olması gerektiğini dile getiren Özel, yaşlılığında evinde bakıma muhtaç kişilerin asla yalnız bırakılamayacağını söyledi. Devletin vergilerden belli payla fonladığı bir bakım sigortasının ayrılması ve bakıma muhtaç tüm yaşlıların bakımlarının devlet tarafından garanti edilmesi gerektiğini belirtti.

Kaynak: Habertürk · Derleyen: Elif Aktürk