· Cumhuriyet
AKP hükümetinin köprüleri ve karayollarını özelleştirmekle ilgili geçen hafta aldığı kararlar, özelleştirme konusunun yeniden gündeme gelmesini sağladı.
Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın. Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Takip Et: Paylaş: Menü Giriş Yap Kayıt Ol eGazete Giriş Okuma Listem Gündem Yazarlar Çizerler Resmi İlanlar Oyun Siyaset Ekonomi Dünya Spor Yaşam Cumhuriyet'in Egesi Kültür Sanat Cumhuriyet Pazar Sürdürülebilirlik Cumhuriyet Kitap Gurme Sağlık Bilim ve Teknoloji Moda Eğitim Gezi Çevre Otomotiv İş Dünyası Kategoriler Astroloji Uygulamalar Hava Durumu Namaz Vakitleri --> Özelleştirmecilik Cumhuriyete Özel Kayıt Ol Giriş Yap --> Takip Et: Paylaş: Örsan K. Takip Et: Paylaş: Menü Giriş Yap Kayıt Ol eGazete Giriş Okuma Listem Gündem Yazarlar Çizerler Resmi İlanlar Oyun Siyaset Ekonomi Dünya Spor Yaşam Cumhuriyet'in Egesi Kültür Sanat Cumhuriyet Pazar Sürdürülebilirlik Cumhuriyet Kitap Gurme Sağlık Bilim ve Teknoloji Moda Eğitim Gezi Çevre Otomotiv İş Dünyası Kategoriler Astroloji Uygulamalar Hava Durumu Namaz Vakitleri --> Özelleştirmecilik Cumhuriyete Özel Kayıt Ol Giriş Yap --> Takip Et: Paylaş: Örsan K. Öymen Son Köşe Yazıları Özelleştirmecilik 07.09.2026 04:00 Güncellenme: 07.09.2026 04:00 Takip Et: AKP hükümetinin köprüleri ve karayollarını özelleştirmekle ilgili geçen hafta aldığı kararlar, özelleştirme konusunun yeniden gündeme gelmesini sağladı.
Özelleştirmeci ekonomi anlayışı halkın, milletin, kamunun değil, özel sektördeki belli başlı sermaye odaklarının çıkarını gözetir. Bu nedenle özelleştirmecilik halk, millet ve kamu karşıtlığıdır.
Sosyalizmin çeşitlerinden birisi olan komünizm bu nedenle özelleştirmelere toptan karşıdır ve ekonominin komünist bir devlet tarafından düzenlenmesini öngörür.
Sosyal demokrasi, demokratik solculuk, demokratik sosyalizm ise karma ekonomik modeli uygular. Karma ekonomik model hem özel sektöre hem de devlet sektörüne alan açar. Bu model ekonomik üretimi ve hizmeti özel sektöre terk etmez, devlet sektörüyle kamunun çıkarlarını da korumayı amaçlar.
Özelleştirmecilik ise devlet ve kamu sektörünün toptan özelleştirilmesini savunur. Bu model, serbest piyasa ekonomisinin ve neo- "liberal" ekonominin uzantısıdır ve kapitalizmin özünü oluşturur.
Türkiye Cumhuriyeti'nin ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk de karma ekonomik modeli benimsemişti. CHP'nin kuruluş ilkeleri arasında yer alan halkçılık ve devletçilik karma ekonomik modelin ideolojik temelidir. Bu ilkelere göre ekonomi, sanayi, tarım, ulaşım, eğitim, sağlık gibi üretim. Bu ilkelere göre ekonomi, sanayi, tarım, ulaşım, eğitim, sağlık gibi üretim ve hizmet alanları halkın yararına olacak biçimde ağırlıklı olarak devlet tarafından düzenlenmelidir, devlet bu konulara öncülük etmelidir.
Bu ilkeler Türkiye Cumhuriyeti'nin anayasasındaki birçok maddeye de yansımıştır. Örneğin anayasanın ikinci maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin "sosyal bir devlet" olduğu ifade edilir. Buradaki "sosyal devlet" ifadesi doğrudan toplumun yararına işaret eder. Anayasanın altıncı maddesinde de "egemenliğin kayıtsız şartız millete" ait olduğu. "egemenliğin kullanılmasının hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye ve sınıfa bırakılamayacağı" ifade edilir.
Bu ifadeler halkçılık ve devletçilik ilkelerinin anayasadaki yansımaları arasında yer alır.
AKP hükümeti ise 2002 yılında iktidara geldiğinden beri halkçılık. AKP hükümeti ise 2002 yılında iktidara geldiğinden beri halkçılık, devletçilik, kamuculuk karşıtı, özelleştirmeci, serbest piyasacı, neo- "liberal" , kapitalist bir model uygulamıştır. Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki bu özelleştirmeler 12 Eylül askeri darbesinden sonra ANAP iktidarı döneminde hız kazanmış. DYP iktidarı döneminde devam etmiş, AKP iktidarında ise rekor kırmıştır.
CHP'nin bu yılın başlarında yayımladığı ekonomi raporuna göre 1986 yılından itibaren gerçekleşen toplam 73.7 milyar dolarlık özelleştirmenin 65.6 milyar doları AKP döneminde gerçekleşti. Bu tabloya göre 1986 yılından itibaren yapılan özelleştirmelerin yüzde 89'u AKP iktidarında uygulandı!
Bu utanç verici bir tablodur. Ancak AKP halkçı ve devletçi bir siyasi parti olmadığı için, ABD'nin dünyada öncülüğünü yaptığı emperyalizmin. Ancak AKP halkçı ve devletçi bir siyasi parti olmadığı için, ABD'nin dünyada öncülüğünü yaptığı emperyalizmin ve kapitalizmin bir uzantısı olarak hareket ettiği için, bunu utanç verici bir durum olarak değil, övünülecek bir gelişme olarak görmektedir!
Dini ve milli duyguların arkasına sığınan AKP bu yolla milleti kandırmaktadır, halkın yanındaymış izlenimi yaratmaya çalışmaktadır. Oysa AKP burada dini ve milli duyguları sadece bir maske ve kamuflaj olarak kullanmaktadır. Çünkü özelleştirmecilik, serbest piyasacılık, neo- "liberalizm" ve kapitalizm kategorik olarak milli olamazlar. İslamın temel kitabı olan Kuran da bir sömürü düzenini savunmaz. İslamın temel kitabı olan Kuran da bir sömürü düzenini savunmaz, soyut bir bağlamda da olsa, eşitlikten, adaletten, merhametten, vicdandan, yardımseverlikten söz eder.
Öte yanda halkçılık, devletçilik, kamuculuk, toplumculuk adına bir devlet inşa eden yöneticilerin birçoğu da bu ilkelere uymayarak oligarşik bir devlet modeli kurdukları için. Devlet kavramı da yıpratılmıştır, özelleştirmeci, serbest piyasacı, neo- "liberal", kapitalist odakların bu durumu suiistimal etmesine fırsat tanınmıştır.
Bu nedenle görünüşte değil gerçekten halkçı olan bir devletin kurulması, insanlığın gelişmesi için zorunlu bir önkoşuldur.
Siyasette etik-ahlaki tutum, ufuk çizgisini karartacak noktada desek pek de yanlış olmaz.
Şaşırtan suskunlukların nedeni herkesin bir kaşık aldığı günahlardır.
“Kürt meselesi” çözümleri çerçevesinde bugün tartışılan konular, aslında 2013’te tartışılmıştı.
Dünya tahvil piyasalarında yaşanan sarsıntılar, “Ufukta bir borç krizi mi var” sorusunu gündeme getirdi.
AKP hükümetinin köprüleri ve karayollarını özelleştirmekle ilgili geçen hafta aldığı kararlar, özelleştirme konusunun yeniden gündeme gelmesini sağladı.
Emekli Tuğamiral Türker Ertürk 20 gündür tutuklu. Yarın hâkim karşısına çıkacak. Neden tutuklu? 3.5 yıl önce yaptığı bir siyasi değerlendirme nedeniyle!
İklim değişikliği dünyanın karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan. Bu sorunu yaratan da dünyanın ortalama sıcaklığının giderek yükselmesi yani küresel ısınma.
Akşamın sonunda kızlar birbirlerine sarılırken ekrana bakıp uzun süre gülümsedim.
AKP iktidarının Osmanlı İmparatorluğu’nun monarşik ve teokratik yapısına özendiği, bu anlamda halk egemenliğine dayalı cumhuriyete karşıt bir noktada konumlandığı. AKP iktidarının Osmanlı İmparatorluğu’nun monarşik ve teokratik yapısına özendiği, bu anlamda halk egemenliğine dayalı cumhuriyete karşıt bir noktada konumlandığı, özellikle 2007 yılından itibaren meydana gelen olgularla kanıtlanmıştır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin işadamı Osman Kavala’nın yaklaşık on yıldır tutuklu olmasını hukuka aykırı bulmasına. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin işadamı Osman Kavala’nın yaklaşık on yıldır tutuklu olmasını hukuka aykırı bulmasına ve tahliye kararı vermesine yönelik AKP hükümetinden gelen tepkiler, Türkiye’nin Avrupa ile ilişkilerini yeniden tartışma konusu haline getirdi.
Mustafa Kemal Atatürk 19 Mayıs 1919’da Kurtuluş Savaşı mücadelesini başlattı ve bu mücadeleyi 30 Ağustos 1922’de zaferle sonuçlandırdı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli geçtiğimiz günlerde yeni bir seçim sisteminin getirilmesi gerektiğinden söz etti.
Emekli Tuğamiral Türker Ertürk’ün bu haftanın başında tutuklanması, Türkiye’nin ne kadar vahim bir noktaya geldiğinin de göstergelerinden birisidir.
Türkiye’deki Müslümanlar Suudi Arabistan’ın Mekke kentine genelde hac ziyaretine giderler.
On binlerce askerin, polisin, sivil vatandaşın katledilmesinden sorumlu olan terör örgütü PKK’nin üyelerine fiili af. Siyaset yapma olanağı getiren, ayrıca teröristlerin silah bırakma konusunu teröristlerin kişisel beyanlarına bırakan “çerçeve yasanın” TBMM’de kabul edilmesine yönelik tepkiler sürüyor.
Dini, mezhebi, felsefi görüşü, etnik kimliği, ırkı, cinsiyeti ne olursa olsun, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları. Bu anlamda Türk milleti, genelde iyi niyetlidir. Bu durum dünyadaki tüm insanlar için geçerlidir.
2024 yılı Türkiye Cumhuriyeti’nin en karanlık yıllarından birisidir.
AKP’nin “mutlak butlan” kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nu kullanarak CHP’nin içinde gerçekleştirdiği darbe. AKP’nin “mutlak butlan” kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nu kullanarak CHP’nin içinde gerçekleştirdiği darbe ve işgal hareketinden sonra, CHP’yi kurtarmak için yapılması gereken birçok şey ne yazık ki yapılmamıştır.
Mustafa Kemal Atatürk, iki büyük eserinin olduğunu ifade etmişti. .
AKP’nin bağımsız yargıyı ortadan kaldırarak ve anayasanın 138. maddesini ihlal ederek CHP’de gerçekleştirdiği “mutlak butlan” darbesinden sonra, CHP eski genel başkanı Özgür Özel’in öncülüğünde Yeni Parti’nin kurulması, CHP tabanındaki. maddesini ihlal ederek CHP’de gerçekleştirdiği “mutlak butlan” darbesinden sonra, CHP eski genel başkanı Özgür Özel’in öncülüğünde Yeni Parti’nin kurulması, CHP tabanındaki ve örgütündeki bölünmeyi daha da derinleştirdi.
CHP’de “yeni” sözcüğü altında kümelenen sorunlar yıllardır bir türlü sona ermiyor.
Türkiye’ye değer katan ve aramızdan ayrılan önemli aydınları, gazetecileri, yazarları. Türkiye’ye değer katan ve aramızdan ayrılan önemli aydınları, gazetecileri, yazarları, siyasetçileri hatırlamak, onları öldükten sonra da yaşatmak, genç kuşaklar için iyi bir geleceği kurabilmenin de önkoşullarından birisidir.
AKP iktidarının eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu kullanarak. CHP’de, hukuka aykırı biçimde bir darbe gerçekleştirmesinden sonra, CHP kadrolarının yeni bir parti kurması konusu gündeme geldi.
20. yüzyılın ilk yarısında emperyalizmin ve sömürgeciliğin dünyadaki öncüsü Britanya İmparatorluğu idi.
Militarizm ve faşizm genelde paralel bir biçimde gelişen ve birbirini besleyen hareketlerdir.