· Cumhuriyet
Çocukların ebeveynlerinin kaygısını kolaylıkla hissedebildiğini belirten uzman Elanur Buğçe Oral, okul kapısında yaşanan yoğun kaygının çocukta da ayrılık korkusunu artırabileceğini söyledi.
Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın. Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Çocuk gelişimi uzmanı Elanur Buğçe Oral, "Çocuklar ebeveynlerinin söylediklerinden önce onların duygularını okurlar" diyerek ebeveynlerin kendi kaygılarını fark etmelerinin önemine dikkat çekti. Okula başlamanın yalnızca çocuğun evden ayrılması anlamına gelmediğini belirten Oral, bu sürecin ebeveyn açısından da önemli bir değişim olduğunu söyledi.
Oral, çocuğun üzerindeki doğrudan kontrolün azalmasının bazı ebeveynlerde "Ben yanında değilken onu koruyabilecek miyim? ", "Bana ihtiyacı olduğunda orada olacak mıyım? ". "Ben iyi bir anne-baba mıyım? " gibi kaygıları tetikleyebildiğini ifade etti. Oral'a göre çocuğun okula başlaması, ebeveynin kendi çocukluğunda yaşadığı yalnızlık, terk edilme veya korunamama gibi duyguları da yeniden harekete geçirebiliyor. Bu nedenle bazı ebeveynlerin verdiği tepkinin şiddeti, çocuğun yaşadığı gerçek durumdan daha büyük olabiliyor.
Çocuğundan ayrılırken üzülmenin, özlemenin ve merak etmenin doğal olduğunu vurgulayan Oral. Çocuğundan ayrılırken üzülmenin, özlemenin ve merak etmenin doğal olduğunu vurgulayan Oral, asıl önemli noktanın bu duyguların ebeveynin davranışlarını yönetmeye başlayıp başlamaması olduğunu belirtti.
Ebeveynin gün boyunca işine odaklanamaması, yoğun panik yaşaması veya çocuk okuldan dönene kadar hayatını durdurması durumunda bunun sağlıklı ayrılık duygusunun ötesine geçebileceğine dikkat çeken Oral. "Çocuğun gelişimi açısından sevgi, çocuğu kendimize bağlamak değil, bizden ayrılabilecek kadar güvende hissetmesini sağlamaktır" dedi. Çocukların ebeveynlerinin sözlerinden önce duygularını okuduğunu belirten Oral, okul kapısında gergin olan. " diye soran veya gözyaşlarını gizleyemeyen ebeveynin farkında olmadan çocuğa, "Burada korkulacak bir şey var" mesajı verebileceğini söyledi.
Bu durumun ebeveyn ve çocuk arasında bir kaygı döngüsü oluşturabileceğini ifade eden Oral. Çocuğun ağlamasının ebeveynin kaygısını artırabileceğini, artan kaygının da çocuğu yeniden etkileyebileceğini belirtti. Bu nedenle çocuğu sakinleştirmenin yanı sıra ebeveynin kendi duygusunu düzenlemesi de önem taşıyor. İyi niyetle söylenen "Sen bensiz yapamazsın" gibi ifadelerin çocuğun kendilik algısını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Oral. Bu cümlenin zamanla "Ben tek başıma yeterli değilim" şeklinde içselleştirilebileceğini söyledi. Bunun yerine çocuğa "Ben yanındayım, sen de yapabilirsin" mesajının verilmesini öneren Oral, bu yaklaşımın güvenli bağımsızlığı desteklediğini ifade etti.
Sosyal medyada diğer çocukların okula uyum süreçlerini görmenin de ebeveyn kaygısını artırabileceğini belirten Oral, her çocuğun mizacının, deneyimlerinin. Sosyal medyada diğer çocukların okula uyum süreçlerini görmenin de ebeveyn kaygısını artırabileceğini belirten Oral, her çocuğun mizacının, deneyimlerinin ve değişime verdiği tepkinin farklı olduğuna dikkat çekti. Bir çocuğun okula ağlayarak, diğerinin ise gülerek girmesinin tek başına çocukların gelişimi veya güven duyguları hakkında bir ölçüt olmadığını vurgulayan Oral. "Çocukların gelişimi bir yarış değildir" diye konuştu.