Okul başlangıcı ve ayrılık kaygısı - Ece Başak Karakaş

· Cumhuriyet

Okul başlangıcı ve ayrılık kaygısı - Ece Başak Karakaş

Ayrılık, çok geçmişten getirdiğimiz ve yaşamımızın farklı dönemlerinde farklı biçimlerde tekrar tekrar karşılaştığımız bir durum.

Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın. Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.

Takip Et: Paylaş: Menü Giriş Yap Kayıt Ol eGazete Giriş Okuma Listem Gündem Yazarlar Çizerler Resmi İlanlar Oyun Siyaset Ekonomi Dünya Spor Yaşam Cumhuriyet'in Egesi Kültür Sanat Cumhuriyet Pazar Sürdürülebilirlik Cumhuriyet Kitap Gurme Sağlık Bilim ve Teknoloji Moda Eğitim Gezi Çevre Otomotiv İş Dünyası Kategoriler Astroloji Uygulamalar Hava Durumu Namaz Vakitleri --> Okul başlangıcı. Okul başlangıcı ve ayrılık kaygısı - Ece Başak Karakaş Ayrılık, çok geçmişten getirdiğimiz ve yaşamımızın farklı dönemlerinde farklı biçimlerde tekrar tekrar karşılaştığımız bir durum. Doğumla birlikte bebeğin annenin bedeniyle kurduğu bütünlüğün sonlanması. Doğumla birlikte bebeğin annenin bedeniyle kurduğu bütünlüğün sonlanması, memeden ayrılmak, bir odadan çıkmak, bir bakışın dışına düşmek, bir oyunun bitmesi, okula başlamak... .

Yaşamımız bir yanıyla sevdiğimiz şeylerden ve kişilerden ayrılmayı, onların yokluğunda da varlıklarını içimizde sürdürebilmeyi öğrenme öyküsü. Okul başlangıcı da bu anlamda mutluluk ve heyecanın yanı sıra bir miktar hüzün de barındırabilen bir süreç. Burada iki ayrı deneyimden söz edebiliriz: Çocuğun okula başlarken hissettikleriyle ebeveynin bu süreçte yaşadığı duygular aynı değildir; ikisi de kendi başına önemlidir. Bu yazıda, daha çok çocukların okul başlangıcında yaşadığı ayrılık kaygısına ve bunu nasıl kolaylaştırabileceğimize değineceğiz.

Öncelikle okul sürecini çocuğun hiç zorlanmadan, hiçbir problemi olmadan uyum sağlayacağı bir süreç olarak beklemiyoruz. Sağlıklı bir çocuğun bir miktar kaygılanması ve bazen gitmek istememesi olağan şeyler. Burada amacımız bu duyguları yok etmek değil; çocuk bu duyguları yaşarken onun yanında olabilmek ve baş etmesine yardımcı olmak. Bu süreci kolaylaştırmanın ilk adımı, çocuğun okulda güvende olduğuna dair bir duygu geliştirebilmesidir.

Küçük bir çocuk, bulunduğu ortamın güvenliğinden ancak ebeveyninin desteğiyle emin olabilir. Bu noktada ebeveynin çocuğunu okula bırakırken yaşadığı duyguları fark etmesi önemlidir. Çocuğu okuldayken başına neler gelebilir ve çocuğu bunlarla nasıl baş edebilir gibi sorular ebeveyni çok kaygılandırıyorsa buradaki kaygının kaynaklarını anlamamız gerekir.

Çocuklarımızı engelsiz bir yolda yürütemeyiz, bütün engelleri onlarla birlikte aşamayız. Hiç zorlanmadan büyümelerini istemek, onların sorun çözme ve baş etme kapasitelerini geliştirecek deneyimlerden mahrum kalmalarına neden olabilir. Okulda küçük sorunlarla karşılaşmak ve bunlara kendi çözümünü bulmak, çocuğun edineceği en değerli kazanımlardan biridir. Ayrıca çocuğun ebeveyninden ayrıldıktan sonra ebeveyninin o gün neler yapacağını bilmesi de kıymetli.

Çocuğun fiziksel ayrılığı bir yokluk gibi deneyimlememesi için ebeveynin çocuğu bıraktıktan sonra gün içinde neler yapacağını anlatması yatıştırıcı olabilir. Böylece çocuk hem kendisinin güvende olduğunu hem de ebeveyninin yaşamına devam ettiğini. Bu ayrılığın bir yokluk anlamına gelmediğini daha kolay içselleştirebilir.

Bazen bazı çocukların geçiş nesneleri dediğimiz şeylere gereksinimleri olabiliyor. Evden gelen küçük bir oyuncak, bir eşya, birinin annede birinin çocukta kaldığı etiket gibi nesneler fiziksel ayrılığın içinde bağı taşımaya yardımcı olabiliyor. Bazı çocuklar ise bunlara gereksinim duymuyor. Burada çocuğun biricikliği önemli; onu anlamak ve neye gereksinim duyduğunu görebilmek gerekiyor.

Çocukların okul başlangıcında yaşadıkları ayrılık kaygısı normal bir durumdur. Bu duyguyu yok etmeye çalışmamalı, yalnızca çocuk bu duyguyu yaşarken onun yanında olunmalı ve baş etmesine yardımcı olmaya çalışılmalı. Aynalama dediğimiz yaklaşım, çocuğun olası duygularını isimlendirmek burada oldukça kıymetli.

Çocuğun korktuğunu, okula gitmek istemediğini, ebeveyninden ayrılmanın ona zor geldiğini fark etmek. Bunu ona göstermek, içinde yaşadığı duygusal karmaşayı daha düzenli ve daha baş edilebilir bir formda görmesine yardımcı olabilir. Bir yetişkinin bu duygulara eşlik etmesi ve bu duyguları tanıması çocuk için oldukça rahatlatıcı bir deneyim.

Aslında burada çocuğun zaman içinde yaşayacağı bir deneyimden söz ediyoruz: Ebeveyn gidiyor, geliyor; gidiyor, geliyor. Çocuk bu tekrarlar içinde bir güven biriktiriyor. Sevdiği kişi uzaklaştığında ve fiziksel olarak ulaşılabilir olmadığında da onu hissetmeye, içinde ve zihninde taşımaya devam edebilmeyi öğreniyor. Bunun hemen bir günde olması gerekmiyor; zaman içinde gelişen bir kapasitedir bu.

Ebeveynler okul başlangıç sürecinde bu konuda yazılmış çocuk kitaplarını çocuklarına okuyabilirler.

Bütün bunların yanında ebeveynin kendi süreçlerini de hesaba katmak önemli. Çocuğunuzun okula başlaması ebeveyne ne hissettiriyor? Ondan ayrı kalmak, onun okulda geçirdiği zaman içerisinde ebeveyn kendini nasıl hissediyor?

Bu noktada çocuğun duygularıyla ebeveynin duyguları işlevsel olabiliyor. Ebeveynin kendi okul başlangıçlarında yaşadığı şeyleri tekrar düşünmesi de önemli. Kendisi o zaman yalnız mı hissediyordu, desteğe gereksinimi var mıydı, bu gereksinim karşılandı mı?

Ve en önemlisi, kendi çocukluğundaki durum ile çocuğunun şu anki durumu arasındaki farkları görünür kılmak. Sonuçta çocuklarımızı adım adım bir yaşama hazırlıyoruz ve okul başlangıcı bu anlamda çok kıymetli. Kendi akranlarıyla yapılandırılmış bir alanda olması, ilişkiler kurması, karşılaşacağı küçük zorluklarla baş etmeyi öğrenmesi, kendi gereksinimlerini fark etmesi. Kendi akranlarıyla yapılandırılmış bir alanda olması, ilişkiler kurması, karşılaşacağı küçük zorluklarla baş etmeyi öğrenmesi, kendi gereksinimlerini fark etmesi ve gerektiğinde bir yetişkinden yardım isteyebilmesi gelişimi için önemli deneyimler.

Bize düşen, bu duygulara alan açmak, bu duyguları tanımak, çocuğun baş etme kapasitesine güvenmek. Kendi başına kalabilme kapasitesinin gelişmesine zaman tanımak. Aslında okul başlangıcında çocuğun içinde oluşmasını beklediğimiz temel duygu, ayrılığın sevgiyi ortadan kaldırmadığına dair bir güven.

Ebeveyn fiziksel olarak yanında olmadığında da bağın devam ettiğini, zorlanabileceğini ama baş edebileceğini, gereksinim duyduğunda yardım isteyebileceğini. Ebeveyn fiziksel olarak yanında olmadığında da bağın devam ettiğini, zorlanabileceğini ama baş edebileceğini, gereksinim duyduğunda yardım isteyebileceğini ve yeniden buluşacaklarını zaman içinde deneyimlemesi. Çünkü ayrılmak, sevgiyi ortadan kaldıran bir şey değil; zaman içerisinde sevdiğimiz kişiyi fiziksel olarak yanımızda olmadığı zamanlarda da içimizde taşıyabilmeyi öğrendiğimiz bir gelişim deneyimi.

Kimi zaman çocuğun ayrılık kaygısı yoğun, uzun süreli veya günlük yaşamını belirgin şekilde etkiliyorsa bir çocuk. Kimi zaman çocuğun ayrılık kaygısı yoğun, uzun süreli veya günlük yaşamını belirgin şekilde etkiliyorsa bir çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanından destek alınmalıdır.

Ana seçkinin en çarpıcı filmlerinden biri olan “Dau”, Rus asıllı yönetmen İlya Khrzhanovsky’nin (1975) yirmi yıldan bu yana üzerinde çalıştığı devasa bir projenin son noktası.

Yeni “transfer” dedikoduları da gündemdeyken Cumhuriyet’in dünkü haberine göre, Üsküdar Belediyesi’ne yapılan operasyonla birlikte, İstanbul’daki 15 ilçe belediye başkanı görevlerinden uzaklaştırılmış oldu. 2024 yerel seçimlerinde CHP’ye verilen oyların tersine, yönetimleri İktidara devredilen ilçe belediyelerinde gasp edilmiş olan oy sayısı 1 milyon 382 bin 746’ya ulaştı.

“Ortak vatan” deyişini kullananlar suç işlediklerini nedense bilmiyorlar. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 3. maddesini okuyalım.

Geçen hafta Beyaz Saray’ın sosyal medya hesaplarında bir video yayınlandı.

TEMA gönüllüleri özgürlüğüne kavuşunca NATO zirvesi öncesi tutuklanan kimse kalmadı sanıyoruz.

Türkiye, kardeş Pakistan ve Suudi Arabistan’la birlikte Mekke Güvenlik Paktı’nı kurdu.

Üsküdar seçimleri üzerine çok şey yazıldı, tekrar etmeye gerek yok.

Soru: 05/07/1982 doğumluyum. 8/9/2001 tarihinde yeraltı maden ocağında çalışmaya başladım.

Küresel kapitalizmin İran yenilgisi, özellikle de ABD’nin Ortadoğu’daki hegemonya planının suya düşmesi, yeni stratejilerin hemen uygulamaya konulmasını beraberinde getirdi.

Tarımdaki sıkıntılar giderek daha da artıyor. Çiftçi hangi ürüne el atsa işin içinden çıkamıyor. Buğdaydan mısıra, incirden üzüme hemen her üründe sıkıntı var. Üretici bin bir emek ve zahmetle üretmeye çalıştığı her üründen zarar ediyor.

Ayrılık, çok geçmişten getirdiğimiz ve yaşamımızın farklı dönemlerinde farklı biçimlerde tekrar tekrar karşılaştığımız bir durum.

OECD’nin açıkladığı PISA 2025 sonuçları Türkiye açısından dikkat çekici bir tablo ortaya koydu.

18 yıl sonra gelen Şampiyonlar Ligi’ne katılma zaferi Fenerbahçelileri öyle iştahlandırmış olmalı ki 50 bin kişilik koro maç boyunca hiç susmadı.

Ülkemizde “nişasta bazlı şeker (NBŞ)” olarak adlandırılan ürünün birçok firmanın yaptığı usulsüzlükler sonucunda, kotasının çok üzerinde piyasaya sürüldüğü geçen günlerde ortaya çıktı. Bu durum insan sağlığı açısından önemli bir tehdit oluşturuyor.

Murathan Mungan’ın dizeleri, oldum olası ilgimi çeker; ne zaman karmaşık bir durumla karşılaşsam şu dizeleri mırıldanırım. .

Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin ardından geri çekilen Yunan birliklerinin takibi, kuvvetlerin dağınık çekilmesi nedeniyle oldukça güçleşmişti.

Weber toplumsal değişmeye klasik sosyologlardan farklı olarak tek bir nedenle. Weber toplumsal değişmeye klasik sosyologlardan farklı olarak tek bir nedenle, çizgisel olarak ilerleyen tarih anlayışı yerine çoklu etkenlerle şekillenen bir tarih görüşünü kabul eder.

Bugün dünyayı yeni bir büyük savaş tehlikesine sürükleyen sıcak çatışmaların arkasında kimler var?

HPV aşısının Türkiye’nin Ulusal Bağışıklama Programı’na dahil edilip edilmeyeceği yeniden tartışılıyor.

“Ne zaman savaşacağını, ne zaman savaşmayacağını bilen kazanacaktır. ”

Mustafa Kemal Paşa komutasındaki Türk ordusunun, emperyalizmin Anadolu’ya gönderdiği Yunan ordusunun. 30 Ağustos 1922’de tırnaklarını söktüğü meydan savaşının üzerinden 104 yıl geçti.

Terör örgütü PKK’ye özel çıkarılan ancak adına “af yasası” denmeyen yasanın imzalanmasının ardından yasaya taraf hemen herkes “eşit yurttaşlık”tan dem vurdu.