· Anlatılanın Ötesi - Yaşam
NASA, 2032 yılında Dünya'ya çarpma ihtimali nedeniyle endişe yaratan 2024 YR4 asteroitiyle ilgili yeni hesaplamalarını paylaştı. Çarpma riski daha önce yüzde 3,1 olarak öngörülen gök cisminin yörünge verileri güncellendi.
Derin uzayın karanlığından gezegenimize doğru yaklaşan ve 100 nükleer bombaya eşdeğer yıkım gücüne sahip olduğu hesaplanan devasa bir gök taşı, dünya genelinde büyük bir endişe dalgası yarattı. İlk olarak 27 Aralık 2024 tarihinde belirlenen ve 2024 YR4 adı verilen 40 ila 90 metre genişliğindeki bu asteroit, izlediği rota nedeniyle bilim insanlarını harekete geçirdi.
NASA'nın tehlike takibi yapan Sentry Risk Tablosu'nda üst sıralara yerleşen gök cisminin, Aralık 2032'de saatte yaklaşık 61 bin kilometre hızla Dünya atmosferine girebileceği öngörülüyordu.
Torino Ölçeği'ne göre kritik bir seviyeye ulaşan çarpma riski, bir dönem yüzde 3,1'e kadar yükseldi.
Olası bir çarpmanın rotasını inceleyen uzmanlar; Doğu Pasifik, Atlantik Okyanusu, Afrika, Arap Denizi ve Güney Asya bölgelerinin etkilenebileceğini belirtmişti. Gezegen savunma çalışmalarını başlatan süreçte risk seviyesi Torino Ölçeği'nde 3. basamağa kadar çıktı.
18 Şubat tarihli ölçümlerde Dünya'ya çarpma olasılığı yüzde 3,1 (yaklaşık 1/32) gibi astronomi standartlarında oldukça yüksek kabul edilen bir orana ulaşarak tansiyonu zirveye taşıdı.
NASA'nın yaptığı son hesaplamaların ardından tehlikenin ortadan kalktığı açıklandı.
NASA'nın 23 Şubat Pazar günü gerçekleştirdiği radar ve teleskop analizleri, asteroitin Dünya'ya çarpma olasılığının yüzde 0,0017'ye düştüğünü göstergi.
Bunun üzerine gök cisminin Torino Ölçeği'ndeki tehlike derecesi "0" yani risksiz olarak güncellendi ve alarm durumu son buldu.
Avrupa Uzay Ajansı (ESA), yeni tespit edilen asteroitlerin ilk verilerde yüksek riskli görünmesinin ve ardından yapılan detaylı gözlemlerle bu riskin sıfırlanmasının normal bir bilimsel süreç olduğunu belirtti.
Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) bünyesinde görev yapan Gezegen Bilimi Profesörü Richard Binzel de benzer büyüklükteki gök cisimlerinin Dünya ve Ay'ın yakınından yılda birkaç kez geçtiğini ifade ederek, bu durumun erken uyarı ve gezegen savunma yeteneklerini test etmek adına önemli bir fırsat sunduğunu kaydetti.
Kaynak: Anlatılanın Ötesi - Yaşam · Derleyen: Elif Aktürk