· Habertürk
UEFA Şampiyonlar Ligi'nde Fenerbahçe sahasında Roma ile 1-1 berabere kaldı. Belli ki, spor yazarları, maçın ardından karşılaşmayı değerlendirdi.
CEM DİZDAR: İrili ufaklı karşılıklı tehlikeler oluşturuldaysa da ‘Gol beklentisi’ daha yüksek olan Fenerbahçe’ydi lakin galibiyet golüne ulaşılamadılar. Topun kıymetini bilerek pas oynamaya çalışan iki takım sınırlı sayıda şut atıp, gerektiği kadar orta denedi. Kazanabilecek kadar gol pozisyonu yakalayan Fenerbahçe maçı kazanamadıysa da yenilmedi ve yıllar sonra Şampiyonlar Ligi’ne gol atıp puanla başladı. Son olarak, başka önemli performanslar vardı kuşkusuz ancak Matteo Guendouzzi’nin yokluğunda İsmail Yüksek’in orta sahadaki direnci sonuç açısından takımı adına önemliydi. (Fanatik)
MERT AYDIN: Roma, oyunu dengelese de Fenerbahçe, ilk yarıdaki pasiflikte değildi. İsmail hoca, takımın düştüğünü görünce doğru değişiklikler yaptı. Oğuz girer girmez atıyordu. Ake’nin direkten dönen kafası da cabası. Bu karışık dönemde çıkılan ilk maçta sezona çok iyi gören Roma önünde beraberlik kötü değil. İlk yarı bittiğinde belki beraberliğe razıydık. Ama ikinci yarıda olanlar ahlar vahlara dönüştürdü beraberliği. İsmail ve Brown’a özel tebrikler. Bu ikinci yarının ardından İsmail Hoca’nın istifası, Fenerbahçe’de suların hiçbir zamanı durulmayacağını gösterdi. (Milliyet)
GÜNTEKİN ONAY: Fenerbahçe, Roma karşısında olağanüstü bir mücadele ortaya koydu. Rakibe yakın, temaslı hiç alan bırakmayan ve disiplinli bir anlayışla 90 dakika boyunca plana sadık kaldı. Devler Ligi’nde bu mücadelesiyle ilerisi için umut verdi. Roma gerçekten güçlü oyuna sahip bir teknik direktör takımı. Böyle formda bir ekibe karşı bu kadar iyi savunma yapıp da fırsatlar yaratmak geriden gelip de kazanmaya yaklaşmak asla küçümsenecek bir şey değil. İç sahada alınan 1-1’lik beraberlik kötü bir sonuç asla değil. Beşiktaş derbisindeki olumsuz görüntü ve kötü sonucun ardından çoğu kişinin bu maçtan umudu yoktu. İsmail Kartal ve sahadaki futbolcular dün asla kaybetmeyi kabul etmeyen bir görüntü ortaya koydular. Fenerbahçe için dün gecenin en büyük kazancı orta sahada 3 kişilik oynayan İsmail Yüksek idi. (Hürriyet)
İBRAHİM YILDIZ: 18 yıl sonra Fenerbahçe taraftarı Şampiyonlar Ligi marşı ile buluştu. Fenerbahçe, İtalyan’ın güçlü takımı Roma’yı elinden kaçırdı. Karşılaşmanın 1-1 bitmesi Sarı-Lacivertlileri üzdü doğal olarak. İkinci yarı farklı bir oyun izledik. Fenerbahçe biraz öne çıktı. Rakibine alan bırakmadı. Kontra toplarla rakip alana girip tehlikeli oldular. Şampiyonlar Ligi ilk maçında alınan bir puan önemliydi. Fenerbahçe adına Devler Ligi'ne iyi bir başlangıç oldu. Karşılaşmayı yöneten hakem taraflıydı. Kötü bir yönetim gösterdi. Tıpkı Galatasaray maçının hakemi gibi art niyetliydi. Tüm bunlar bir yana maçın önüne geçen İsmail Kartal’ın istifasıydı. Şaşırtıcı bir karardı. Beşiktaş yenilgisi sonrası çok eleştirilen İsmail Kartal, yönetimden destek göremediği için bu kararı aldığı yönünde bilgiler var. Hatta, başkan Aziz Yıldırım’ın Mert’i oynatmamasını eleştirmesi ve bu oyuncunun Roma karşısında ilk 11’de yer alması İsmail Kartal’ın istifasında etken olabilir. Yine Asensio sorunu İsmail Kartal’ı yıprattı diyebiliriz. (Habertürk)
ÖMER ÜRÜNDÜL: "Fenerbahçe taktiksel ve mücadele olarak güçlü rakibine karşı mükemmele yakın bir futbol sergiledi. Üstelik ikinci yarıda da galibiyeti kaçıran taraftı. Roma'yı incelediğimiz zaman formda ve zorlu bir takım. Pas trafikleri oturmuş ve önemli de oyunculara sahipler. Fenerbahçe topun arkasına geçip alan daraltarak, ilk yarı daha çok savunmada kaldı. Topu rakibe bıraktı. Ama çok iyi kapandılar… İsmail Kartal'ın kadro tercihi ve taktik planı çok doğruydu… Rakibin önceden düşündüğü gol planlarına hiç izin verilmedi. Kartal'ı kutlamak lazım. Brown, Kante ve Bartuğ müthiş oynadılar. İsmail Yüksek ise olağanüstüydü. Kartal'a da herhalde 'Ben kulübenin oyuncusu değilim' mesajını da net bir şekilde verdi. Bu maçta en çok üzüldüğüm Vedat'ın kaçırdığı çok net ikinci gol pozisyonuydu. Tabii ki 'Ah Vedat ah' diyorum. Bu maç bir kez daha gösterdi ki günümüz futbolunda yürüyen yıldızlara asla yer yok. " (Sabah)
AHMET ÇAKAR: "Fenerbahçe 18 yıl sonra Şampiyonlar Ligi'ndeki ilk puanını aldı. Fakat maça baktığımızda 'Fenerbahçe, Roma'yı elinden mi kaçırdı, yoksa bir puan iyi midir? ' diyeceğiz tartışılır. Çünkü, Roma'nın attığı gol dahil, tek bir gol pozisyonu yok. O da uzaktan vurulmuş, yerden köşeye giden bir şut. Fenerbahçe ise özellikle ikinci yarıda Vedat Muriqi ve Oğuz'la öyle yüzde yüz goller kaçırdı ki…" (Sabah)
ENGİN VEREL: "Roma, İtalya Ligi'nde 3 maçta 3 galibiyetle lider. 10 gol atıp, sadece bir gol yediler. Buna karşılık Fenerbahçe, Süper Lig'de 4 maçta 2 yenilgiyle 9'uncu, sadece yediği 6 golden, 2 tane fazla atmış. Elbette istatistikler Şampiyonlar Ligi için bir ölçü değil ama kantarın topuzunun rakipten yana ağır bastığını söylemek de yanlış olmaz. Nitekim Fenerbahçe de oyuna temkinli başladı. 18 yıl sonra Şampiyonlar Ligi'ne dönmek ve taraftarının önünde başlamak önemliydi. 1 puanın bile çok değeri vardı. Bu yüzden İsmail Kartal özellikle ilk yarıda topu Roma'ya bırakıp, kontrayı düşünmüştü. (Akşam)
MURAT ÖZBOSTAN: "Fenerbahçe'nin Roma karşısında aldığı 1-1'lik beraberlik, skor tabelasına bakıldığında sıradan bir sonuç gibi görünebilir. Ancak 90 dakikanın tamamına baktığımızda sarı lacivertliler adına bu maçtan çıkarılacak çok daha fazla şey olduğunu söylemek mümkün. Özellikle ikinci yarıda ortaya konan futbol, alınan bir puanın ötesinde gelecek adına umut veren bir görüntü ortaya koydu. " (Sabah)