· TRT Haber
Milli İstihbarat Akademisinden Baki Laleoğlu'nun kaleme aldığı analizde, Almanya'da aşırı sağın güçlenmesinin derin yapısal sorunların sonucu olduğu belirtildi.
Milli İstihbarat Akademisinden Baki Laleoğlu'nun hazırladığı analiz yayımlandı. Çalışmada, Almanya'daki aşırı sağ yükselişinin, 11 Eylül, ekonomik kriz, göç dalgası veya pandemi gibi tek krizlere değil, liberal demokrasilerin temsil ve meşruiyet üretme kapasitesindeki uzun süredir devam eden zayıflamaya bağlandığı vurgulandı.
Analize göre, Almanya için Alternatif Partisi (AfD) açık ırkçı sembollerden kaçınarak popülist ve sistem karşıtı bir söylemle geniş bir tabana ulaştı. Parti desteğinin belirleyici unsurunun klasik ekonomik göstergelerden ziyade, bireylerin hissettiği göreceli statü ve kayıp algısı olduğu aktarıldı.
AfD'nin Türkiye'ye yaklaşımında ikili bir yapı bulunduğu belirtilen analizde, partinin Türkiye'yi kültürel olarak Avrupa'dan ayrıştırırken, aynı zamanda 'önemli bir stratejik ve ekonomik ortak' olarak tanımladığına dikkat çekildi. Analiz, Türkiye ile ilişkilerin gelecekte üyelik perspektifinden uzaklaşıp, seçici bir ortaklık modeline evrilebileceğini değerlendirdi.
Alman demokrasisinin geleceğine ilişkin üç senaryo sunulan analizde, temel belirleyicinin aşırı sağın oy oranı değil, liberal-demokratik sistemin bu meydan okumaya nasıl yanıt vereceği olduğu vurgulandı. Sonuç olarak aşırı sağla mücadelenin yalnızca güvenlikçi önlemlerle değil, demokratik siyasetin kapsayıcı biçimde yeniden inşasını da içermesi gerektiği ifade edildi.
Kaynak: TRT Haber · TRBülten tarafından derlendi