· Cumhuriyet
CHP’nin butlan genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Bağımsız Ankara Milletvekili Adnan Beker’e yönelik “Kirli bir adam. Belli ki, mahkemeye bütün kirliliklerini delilleriyle ortaya koyacağım” demişti, bu ifadeleri üzerinen Beker, Kılıçdaroğlu’na 5 TL’lik manevi tazminat davası açmıştı.…
Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın. Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Beker, bunun üzerine Kılıçdaroğlu hakkında 5 TL'lik manevi tazminat davası açmıştı. Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik; 1 Eylül'de davanın görüldüğü Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne cevap dilekçesi yazdı. Av. Çelik dilekçesinde; dava konusu ifadelerin, tarafların siyasi kimlikleri. Çelik dilekçesinde; dava konusu ifadelerin, tarafların siyasi kimlikleri ve açıklamalardan önce yaşaan gelişmelerin göz ardı edilerek, konuşmanın içinden bazı ifadelerin cımbızlanarak yapıldığını vurguladı.
Bu kapsamda Çelik, Beker hakkında "milletvekili olarak görev yapan ve aktif siyasi faaliyetlerini sürdüren siyasetçi" derken, müvekkili Kılıçdaroğlu hakkında ise "uzun yıllar Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı görevini yürütmüş. Bu kapsamda Çelik, Beker hakkında "milletvekili olarak görev yapan ve aktif siyasi faaliyetlerini sürdüren siyasetçi" derken, müvekkili Kılıçdaroğlu hakkında ise "uzun yıllar Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı görevini yürütmüş ve kamuoyu tarafından yakından tanınan bir siyasi kişiliktir" tanımı yapması dikkat çekti.
Dilekçede, Kılıçdaroğlu'nun sarf ettiği "kirli adam" ifadesinin somut bir suç isnadı değil. Siyasi nitelikte bir değer yargısı olduğu vurgulanarak; "Davacı bir milletvekilidir. Siyasetçiler, kendi tercihleriyle kamusal bir alana çıkan, davranışları ve açıklamaları kamuoyunun denetimine açık olan kişilerdir. Bu nedenle siyasetçilerin sıradan bireylere kıyasla daha ağır, sert, rahatsız edici ve hatta incitici eleştirilere katlanmaları gerekir. Siyasi kişiliklere yönelik sözlerin değerlendirilmesinde ifade özgürlüğüne daha geniş bir alan tanınması zorunludur" denildi.