· Cumhuriyet
Kaşif Kozinoğlu’nun Silivri Cezaevi’ndeki şüpheli ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturmada, 2012 yılında Kozinoğlu ailesinin avukatına gönderilen. “Esmer melek” rumuzunu kullanan ihbarcının e-postaları yeniden gündeme geldi.
Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın. Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Kendini cezaevinden yeni tahliye olmuş bir tutuklu olarak tanıtan ve "Esmer melek" rumuzunu kullanan ihbarcının, Kozinoğlu'nun yemekle zehirlendiğini öne sürdüğü belirtildi.
İktidara yakınlığıyla bilinen Sabah gazetesinden Atakan Irmak'ın haberine göre. MİT Asya Bölge Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu'nun Silivri Cezaevi'ndeki şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmada yeni bir ihbar detayı ortaya çıktı.
2012 yılında Kozinoğlu ailesinin avukatına gönderilen e-postalarda kendisini cezaevinden yeni tahliye olmuş bir tutuklu olarak tanıtan kişi. Kozinoğlu'nun kalp krizi sonucu değil, zehirlenerek öldürüldüğünü iddia etti.
Dosyaya giren bilgilere göre ilk e-posta, 27 Nisan 2012'de "Melek melek" adı. "esmer_melek_istanbul@hotmail. com" adresinden, o dönem Kozinoğlu ailesinin avukatlığını yapan Tuğçe Duygu Köksal'a gönderildi.
İhbarcı, Silivri 1 No'lu Cezaevi'nden yeni tahliye olduğunu belirterek Kozinoğlu'nun ölümünün kalp krizi olmadığını, elindeki delil. İhbarcı, Silivri 1 No'lu Cezaevi'nden yeni tahliye olduğunu belirterek Kozinoğlu'nun ölümünün kalp krizi olmadığını, elindeki delil ve incelemelerle gerçeğin ortaya çıkarılabileceğini savundu. E-postada ayrıca "Kaşif Bey'i yemekle zehirlediler" iddiası yer aldı.
Avukat Köksal, 3 Mayıs 2012'de gönderdiği yanıtta, ihbarcının kimliğini açıklamadığını ve somut delilleri varsa bunları paylaşması halinde görüşebileceklerini belirtti.
Bunun üzerine aynı gün yanıt veren ihbarcı, Kaşif Kozinoğlu ile aynı koğuşta kalmadığını. "işçi koğuşu" nda bulunduğunu ve cezaevindeki koğuşlara yemek, ekmek, kantin ve erzak dağıtımı yaptığını öne sürdü. İhbarcı, kimliğini açıklamaktan çekindiğini belirterek Kozinoğlu'nun ölümünün "asla ve asla kalp krizi" olmadığını savundu.
İhbarcının avukatlarla cezaevi dışında görüşme ısrarının kabul edilmemesinin ardından Kozinoğlu ailesinin avukatları Taner Serim ve Tuğçe Duygu Köksal, 11 Mayıs 2012'de Silivri Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak soruşturmanın genişletilmesini talep etti. Tuğçe Duygu Köksal, 11 Mayıs 2012'de Silivri Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak soruşturmanın genişletilmesini talep etti.
Dosyada yer alan telefon görüşmesi dökümlerinde ise Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşlarının, cezaevinde verilen yemekleri yemek istemediği. Dosyada yer alan telefon görüşmesi dökümlerinde ise Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşlarının, cezaevinde verilen yemekleri yemek istemediği ve zehirlenme korkusu nedeniyle konserve tüketmeye başladığı yönündeki beyanlarının bulunduğu aktarıldı.
Kozinoğlu dosyasının yeniden açılmasıyla birlikte, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, 'Esmer melek' rumuzlu ismi ve iddiaları araştırıyor.