· Haber Ankara - Sağlık
Konu ile ilgili açıklama Prof. Dr. Uğur Abbas Bal'dan geldi. Bal, yaptığı açıklamasında kalp krizinin sinsi belirlileri ve alınması gereken tedbirleri aktardı. Kulaktaki frank izinin kalp krizi ile doğrudan işareti…
Konu ile ilgili açıklama Prof. Dr. Uğur Abbas Bal'dan geldi. Bal, yaptığı açıklamasında kalp krizinin sinsi belirlileri ve alınması gereken tedbirleri aktardı. Kulaktaki frank izinin kalp krizi ile doğrudan işareti olmadığını ifade eden uzman isim, durumun yaş ile bağlantılı olduğunu aktardı. Özellikle 450 yaşından itibaren temel kalp kontrolünün şart olduğuna dikkat çekildi. Kulak memesindeki çizginin damar tıkanıklığı için güçlü bir gösterge olmadığını belirten Bal, bu durumun genellikle yaş ile alakalı bir durum olduğunu. Kulak memesindeki çizginin damar tıkanıklığı için güçlü bir gösterge olmadığını belirten Bal, bu durumun genellikle yaş ile alakalı bir durum olduğunu ve yaş ilerledikçe daha sık görüldüğünü belirtti. Ayrıca Bal, bu işaretin varlığının doğrudan bir kalp krizi riski anlamına gelmediğini sözlerine ekledi. "GENELLİKLE YAŞLA İLİŞKİLİ BİR DURUMDUR" Bu işaretin varlığının doğrudan bir kalp krizi riski anlamına gelmediğini vurgulayan Bal. "Genellikle yaşla ilişkili bir durumdur; yaş ilerledikçe daha sık görülür, genç hastalarda ise nadirdir. Ayrıca genellikle şeker hastalığı, tansiyon, kolesterol yüksekliği ve sigara kullanımıyla birlikte görüldüğü için, yaşın. Diğer risk faktörlerinin etkisi ayrıştırıldığında tek başına anlamlı bir işaret olmaktan çıkıyor. Özellikle genç yaşta olan ve her iki kulakta da bu işaret bulunan kişilere. En azından risk açısından bir kardiyovasküler kontrolden geçmelerini öneriyoruz. Bu işarete sahip olan herkesin kalp hastası olacağı ya da kalp krizi geçireceği düşünülmemeli; yine de bir kardiyovasküler kontrolden geçmek uygun olur" ifadelerini kullandı. "EN ÖNEMLİ BULGU GÖĞÜS AĞRISI, AMA KARAKTERİ BELİRLEYİCİ" Kalp krizinin her zaman klasik belirtilerle ortaya çıkmadığını hatırlatan Bal, kriz anındaki en belirgin bulgunun göğüs ağrısı olduğunun altını çizerek, "Göz kararması, soğuk terleme ya da nefes darlığı gibi belirtiler pek çok farklı hastalıkta da görülebilir; şekeri ya da tansiyonu düşen bir kişi de benzer hisler yaşayabilir. Kalp krizinde en temel bulgu göğüs ağrısıdır. Tüm göğüs kafesini kaplayan, ezici bir baskı tarzında olur ve genellikle hastaya bir ölüm korkusu hissi verir. Böyle bir ağrı hisseden kişi vakit kaybetmeden en yakın acil müdahale merkezine gitmelidir. Şeker hastalığında ağrı eşiği ve ağrı algısı bozulabildiği için, bu hastalar kalp krizi geçirdiklerini fark etmeyebilir. Şeker hastalığında ağrı eşiği ve ağrı algısı bozulabildiği için, bu hastalar kalp krizi geçirdiklerini fark etmeyebilir, göğüste yalnızca hafif bir huzursuzluk hissedip sessiz kalp krizi geçirebilirler. Ayrıca kalbi mide ile ayıran ince bir diyafram kası vardır ve özellikle sağ koroner arter bu bölgeden seyreder. Bu bölgeyi ilgilendiren kalp krizlerinde hastalar acile mide bulantısı ve kusma şikayetiyle başvurabilir. Çekilen EKG'de tesadüfen kalp krizi geçirmekte oldukları fark edilir. Yine de vakaların yüzde 99'undan fazlasında temel bulgu göğüs ağrısıdır" açıklamasında bulundu. Uzman isim, açıklamasının devamında 40 yaşından itibaren temel kalp kontrolünün şart olduğunu ifade etti. Özellikle göğüs ağrısının üzerinde durulması gereken önemli konulardan biri olduğuna dikkat çekildi.