· Anadolu Ajansı
İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nin (İDOB) 2026-2027 sanat sezonu 19 Eylül'de başlayacak.
İDOB Müdürü ve Sanat Yönetmeni Caner Akgün, Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada yeni sezonu Ludwig van Beethoven'ın 9. Senfoni eseriyle açacaklarını belirtti. Senfoni eseriyle açacaklarını belirterek, müzik direktörlüğünü İbrahim Yazıcı'nın yapacağı konserde İDOB orkestrası ve korosunun sahne alacağını söyledi.
Akgün, sahneye koydukları yapımlarla sanatın iyileştirici gücünü her zaman öne çıkarmak istediklerini vurguladı. Cumhuriyet tarihinin en değerli bale eserlerinden Turgay Erdener'in Afife balesini gerçekleştireceklerini söyledi. İDOB bale topluluğu Beyhan Murphy'nin konseptiyle bu eseri Atatürk Kültür Merkezi koşullarında yeniden hayata geçirecek. Lucia di Lammermoor prodüksiyonu da yeni sezonda izleyiciyle buluşacak.
Akgün, Atatürk Kültür Merkezi'nin İDOB için çok önemli bir mekan olduğunu belirtti. İDOB için AKM'nin önemli bir alan olduğuna işaret eden Akgün, "İDOB sadece ülkemizde değil, uluslararası platformda da Atatürk Kültür Merkezi'nin etkisiyle, güçlü ve tecrübeli kadrosuyla birlikte dünyada büyük ses getirdi. Burada uluslararası bağlantılarımızın geliştiği ve dünyaya AKM'den mesajlarımızı verebildiğimiz bir ortam yakaladık. Bu durumun kendileri için en büyük gurur kaynaklarından biri olduğunu dile getirdi.
Caner Akgün, William Shakespeare'in unutulmaz eseri Romeo ve Juliet balesinin kasım ayında seyircilerle buluşacağını aktardı.
İDOB'un ülkemizin değerlerine odaklandığını ve Türkiye'de yetişen çağdaş Türk bestecilerini desteklediğini belirten Akgün, bu eserlerin ilk seslendirilişlerini ve uzun süredir sahnelenmeyen yapımları doğru biçimde seyirciyle buluşturmak istediklerini söyledi. Türk dili ve Türkçe'nin şarkılarla ile sahne sanatlarıyla birleşmesinin en büyük istekleri olduğunu vurguladı. Halkımız da bunu bekliyor. Bu nedenle üçüncü sezonlarında Atatürk Kültür Merkezi ve ekipleriyle geliştirdikleri vizyon doğrultusunda Türk operalarına ve Türk bale eserlerine yer verdiklerini açıkladı. Bunlardan en önemlisi Ahmet Adnan Saygun'un 'Gılgamış' operası. Yıllar sonra ilk defa dünya prömiyerini gerçekleştirmiştik. Geçtiğimiz sezonda Cumhuriyet tarihinin ilk Türk kadın opera bestecisi Güldiyar Tanrıdağlı'nın, İskender Pala ustamızın kalemiyle birleşen, müziğin ve Türk dilinin ahengine şahitlik ettiğimiz 'Edusa' eserini, bu aşk hikayesini ve aynı zamanda kültürle ilgili verilen mesajları büyük bir incelikle işlemiştik. Bu aşk hikayesinin yanı sıra kültürle ilgili mesajları büyük incelikle işleyen yapım yeni sezonda da sanatseverlerin karşısında olacak. Gılgamış operası da devam edecek.
Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası'nda da çağdaş Türk bestecilerine alan açtıklarını belirten Akgün, İDOB'un öncü kimliğiyle yeni ve deneysel Türk eserlerinin üretimini desteklediğinin altını çizdi.
Caner Akgün, geçen yıl sahnelenen "Tehlikeli Oyun" ile "Deli Dumrul" operalarının bu yıl da izleyicilerle buluşacağını kaydederek, "Bu sene Selman Ada'nın 'Palto' operasının dünya prömiyerini gerçekleştireceğiz Süreyya Operası'nda. Bu sene Selman Ada'nın Palto operasının dünya prömiyerini Süreyya Operası'nda gerçekleştireceklerini söyledi. Selman Ada eserinin prömiyerini de yönetecek. Gogol'un 'Palto'sundan esinlenerek yazılmış bu eser. Bu durum kendilerini çok heyecanlandırıyor.
İDOB bale topluluğu, Teatro Lirico di Cagliari'de Fındıkkıran balesini sahneleyecek.
Akgün, repertuvarın önemli eserlerinden Gounod'nun Faust operasının modern dans topluluğunun çağdaş bale yorumuyla Fransızca olarak sahneleneceğini belirtti. - İDOB bale topluluğu, Teatro Lirico di Cagliari'de "Fındıkkıran"ı sahneleyecek Akgün, repertuvarın önemli eserlerinden Gounod'nun "Faust" operasının modern dans topluluğunun çağdaş bale yorumuyla Fransızca sahneleneceğini, Giuseppe Verdi'nin unutulmaz eseri "La Traviata" ve "Falstaff"ın da yeni sezonda sahnelenmeye devam edeceğini vurguladı.
İDOB bale topluluğunun uluslararası alanda önemli bir projeye imza atacağını söyleyen Akgün, topluluğun Avrupa'nın önde gelen opera evlerinden Teatro Lirico di Cagliari'de aralık ayında Fındıkkıran balesini sahneleyeceğini ifade etti.
Akgün, prodüksiyonun Türk koreograf Mehmet Balkan'ın yorumuyla gerçekleştirileceğini ve bu projenin topluluk için önemli bir gurur ve heyecan kaynağı olduğunu belirtti.
Caner Akgün, İDOB olarak Sofya ve Bükreş Devlet Opera ve Balesi ile yaptıkları protokollerin yanı sıra festivallerde sanatçı işbirliklerinde bulunduklarını açıkladı.
Bale topluluğunun klasik bale repertuvarının birçok örneğini barındırdığını belirten Akgün, bunlardan birinin Giselle olduğunu söyledi. Şubat ayında Giselle balesiyle sanatseverler buluşacak. Ardından mart ayında çok önemli bir prömiyerleri var. George Balanchine'in eseri neoklasik anlayışla sahnelenecek. Balanchine, New York Bale topluluğunun da kurucusu. Onun Pyotr İlyiç Çaykovski'nin Serenade üzerine kurguladığı koreografiyi burada paylaşacaklar. Buna Philip Glass'ın müziğiyle Circle of Fifths eşlik edecek. Ardından Ulvi Cemal Erkin'in Köçekçe adlı eseri üç parçadan oluşan bu geceye serpiştirilecek. Bu anlamda başkoreograflarımız ve bale topluluğumuzla ince çalışmalar sonucunda çok güzel bir geceye imza atacağımızı düşünüyorum." Sezonu mayıs 2027'de Giacomo Puccini'nin "Turandot" operasıyla sonlandıracaklarına işaret eden Akgün, "Bu operada önemli bir rejisör, Roberto Catalano bizimle beraber olacak.
Sezonu mayıs 2027'de Giacomo Puccini'nin Turandot operasıyla sonlandıracaklarını belirten Akgün, bu operada önemli rejisör Roberto Catalano ile birlikte çalışacaklarını söyledi. Azerbaycan Devlet Tiyatrosu müzik direktörü Ayyub Guliyev eserin orkestra şefliğini ve müzik direktörlüğünü yapacak. Turandot eserinin repertuarlarında uzun yıllar saklayacakları çok önemli bir anlam taşıdığını ifade etti.
Akgün, İDOB'un opera, bale ve modern dans temsillerinin yanı sıra çocuk ve gençlere yönelik projeleriyle de öncü bir yaklaşımla çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti. Akgün, İDOB'un opera, bale ve modern dans temsillerinin yanı sıra çocuk ve gençlere yönelik projeleriyle de öncü bir anlayışla çalışmalarını sürdürdüğünü, çocuk oyunlarından "Külkedisi" ve "Küçük Prens"in repertuvarda yer almaya devam edeceğini, aynı zamanda çocuk korosu için yeni dönem seçmelerinin ekim ayında yapılacağını açıkladı. Akgün, İDOB'un opera, bale ve modern dans temsillerinin yanı sıra çocuk ve gençlere yönelik projeleriyle de öncü bir anlayışla çalışmalarını sürdürdüğünü, çocuk oyunlarından "Külkedisi" ve "Küçük Prens"in repertuvarda yer almaya devam edeceğini, aynı zamanda çocuk korosu için yeni dönem seçmelerinin ekim ayında yapılacağını açıkladı.
Dünyaca ünlü koreograf Fernando Melo'nun Rüzgar Ağacı adlı eseri 24-25 Ekim'de İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen İstanbul Tiyatro Festivali'nin açılışında sahnelenecek. Dünyaca ünlü koreograf Fernando Melo'nun "Rüzgar Ağacı" adlı eserinin 24-25 Ekim'de İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen İstanbul Tiyatro Festivali'nin açılışında sahneleneceğini aktaran Akgün, eserin ocak ayından itibaren repertuvara alınacağını söyledi.
Akgün, İDOB bünyesindeki Modern Dans Topluluğu'nun "Pinokyo" projesini sürdüreceğini, "Deliryum" ve "Dans Adrenalin" eserlerinin de izleyiciyle buluşmaya devam edeceğini ifade etti. Akgün, İDOB bünyesindeki Modern Dans Topluluğu'nun "Pinokyo" projesini sürdüreceğini, "Deliryum" ve "Dans Adrenalin" eserlerinin de izleyiciyle buluşmaya devam edeceğini ifade etti.
Repertuvar çeşitliliğine büyük önem verdiklerine işaret eden Akgün, Mozart'ın "Saraydan Kız Kaçırma", Wagner'in "Uçan Hollandalı" ve Britten'ın "Kötülüğün Döngüsü" eserlerinin de sanatseverlerle buluşacağını söyledi.
Akgün, farklı dillerde ve stillerde eserler üretmenin topluluğun sanatsal seviyesini yükselttiğini vurguladı. Akgün, farklı dillerde ve stillerde eserler üretmenin topluluğun sanatsal seviyesini yükselttiğine dikkati çekerek, repertuvarın derinliği ve çeşitliliğinin sanat yönetimi açısından öncelikli olduğunu sözlerine ekledi.
İDOB'un yeni sezonda yaklaşık 200 bin seyirciyi ağırlamayı hedeflediğini belirten Akgün, prodüksiyonların yüzde 90'a varan doluluk oranlarına ulaşmasının sanatseverlerin nitelikli yapımlara gösterdiği ilgiyi ortaya koyduğunu kaydetti. 1960'ta kurulan kurumun deneyimi, geniş repertuvarı ve uluslararası birikimiyle yoluna devam ettiğini vurguladı.
Kaynak: Anadolu Ajansı · Derleyen: Elif Aktürk