· Cumhuriyet
Marmara Bölgesi'ndeki sismik aktiviteyi inceleyen bilim insanları, meydana gelen sarsıntıların ana fayın kollarında yaşandığını ve büyük bir kırılmayı doğrudan tetikleyecek güçte olmadığını açıkladı.
Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın ve Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! 4,5 kullanıcı puanına sahip abonelik seçenekleri sunulurken, edebiyat ve kültür dünyasına kapı aralayan indirimli kitap imkanları da okurlarla buluşuyor.
Sismik verileri 7 günlük periyotlar halinde taradıklarını belirten Prof. Dr. Hasan Sözbilir, meydana gelen hareketliliğin kilit altındaki ana fay hattı üzerinde doğrudan şekillenmediğini dile getirdi. Sözbilir, söz konusu sarsıntı diziliminin tam olarak Adalar Fayı üstünde gerçekleşmediğini, durumu kilitli fay grubunda ele aldıkları Adalar Fayı'nın yan kollarında ortaya çıkan sismik bir hareketlilik biçiminde tanımlayabileceklerini aktardı.
Marmara Bölgesi sınırları içerisinde üç gün boyunca sürüp ardından kesilen bu tip sismik kümelenmelerin yüzyıllardır süregelen doğal bir olgu olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Sözbilir, olası büyük deprem beklentilerine dair önemli değerlendirmelerde bulundu.
Prof. Dr. Sözbilir, yaşanan bu sarsıntılardan hemen sonra büyük bir depremin meydana geleceğinin iddia edilemeyeceğini belirterek, durumun Marmara'da sıklıkla gözlemlenen rutin sismik fırtınalardan biri olduğunu vurguladı. Ancak 1999 depremi Gebze taraflarına kadar geldi; sonrasında Adalar Fayı ve Kumburgaz Segmenti gibi alanların kırılması bekleniyor. Adalar ve Kumburgaz faylarının kilitlenmiş olması, enerji biriktirdiği anlamına gelir ve gelecekte bu enerji boşalacaktır." Araştırmada yer alan Dr.
Can Eytemiz ise sarsıntıların kilitli bölgenin çok yakın hatlarında meydana gelmesi sebebiyle alanın yakından ve hassasiyetle takip edilmesi gerektiğini vurguladı. Bu büyüklükteki sarsıntıların devasa bir kırılmayı tetikleme kapasitesinin bulunmadığını kaydeden Eytemiz, mevcut ölçekteki depremlerin öncü nitelik taşıdığı yönünde bilimsel ve tutarlı bir kanaate varılamayacağını dile getirdi.
Kaynak: Cumhuriyet · Derleyen: Elif Aktürk