· Cumhuriyet
Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ekrem İmamoğlu’nun “siyasi tutuklu olmadığı” yönündeki sözleri tartışma yarattı. Dilek İmamoğlu, Sezgin Tanrıkulu ve Bahadır Erdem’den Kılıçdaroğlu’na peş peşe sert tepkiler geldi.
Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın. Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Kılıçdaroğlu, İmamoğlu'nun siyasi görüşleri nedeniyle tutuklanmadığını savunarak, "Siyasi tutuklu değil, siyasi görüşü dolayısıyla içeri alınmış bir insan değil" dedi.
"Şimdi kalkıp da bir kişiyi Cumhurbaşkanı adayı ilan edip ondan sonra bu oldu diye bunu siyasi dava diyemeyiz. Ki gidip [adaylığı için] oy veren de benim. Cumhurbaşkanlığı adaylığı ayrıdır, bu davalar ayrıdır"
Açıklamanın ardından Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu, YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu. YENİ Partili Bahadır Erdem'den peş peşe tepkiler geldi.
Dilek İmamoğlu, eşinin 18 aydır siyasi rehine olarak tutulduğunu belirterek şunları söyledi:
"14 yaşındaki kızımın ve iki oğlumun babası, sevgili eşim Ekrem İmamoğlu tam 18 aydır siyasi bir rehine olarak özgürlüğünden mahrum bırakılmıştır. Bu gerçeği görüp, bildiği halde; kirli oyunların peşinden giderek hakikati çarpıtmaya çalışan. Üstelik toplumun karşısına çıkıp gerçek dışı sözler söyleme cüretini gösterenleri Allah'a havale ediyorum. "
Sezgin Tanrıkulu ise İmamoğlu'nun siyasi tutuklu olduğunu vurguladı. Kılıçdaroğlu'nun yaklaşımını "akıl tutulması" olarak nitelendiren Tanrıkulu, bu durumun AKP sözcülüğüne varan bir tutum olduğunu savundu.
"Ekrem İmamoğlu, kelimenin tam anlamıyla siyasi tutukludur, tutsaktır.
Siyasi tutuklu kimdir? Siyasi tutuklu; bir hükümetin veya devletin uygulamalarını eleştiren, bunlara karşı çıkan, siyasal iktidarı değiştirmeye çalışan. Bu nedenle özgürlüğünden mahrum bırakılan kişidir.
Burada önemli olan şudur: Bir kişinin siyasi tutuklu olarak değerlendirilmesi için mutlaka "siyasi nedenlerle tutuklandığının" açıkça yazılmış olması gerekmez. Tutuklamanın arkasında başka hukuki gerekçeler veya suçlamalar ileri sürülebilir.
Bunun hem Türkiye'de hem de dünyada çok sayıda örneği vardır. Dolayısıyla yalnızca kişinin yargılandığı suçun türüne bakarak, o kişinin siyasi tutuklu olup olmadığına karar verilemez.
Asıl bakılması gereken; tutuklamanın siyasi bağlamı, kişinin kim olduğu, yürüttüğü siyasi faaliyetler, iktidarla kurduğu ilişki ve tutuklamanın zamanlamasıdır.
Peki bunları neden anlatıyorum? Ekrem İmamoğlu siyasi tutuklu mudur, değil midir? Ekrem İmamoğlu, kelimenin tam anlamıyla ve siyasi tutukluluk literatüründeki ölçütler bakımından siyasi tutukludur. Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde tutuklanmıştır. Daha da önemlisi, Cumhuriyet Halk Partisi tarafından 16 milyon insanın oyuyla Cumhurbaşkanı adayı gösterilmesinin hemen ardından gözaltına alınmış ve tutuklanmıştır.
Üstelik gözaltına alınmasının ve tutuklanmasının gerekçeleri arasında, İstanbul yerel seçimlerinde Kürt seçmenlerle kurduğu siyasi iş birliği de bulunmaktadır.
Bu iş birliği "Kent Uzlaşısı" olarak adlandırılmış; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ise Kürtleri belediye meclislerine taşımaya yönelik bir faaliyet olarak değerlendirilmiş. İmamoğlu bu kapsamda da suçlanarak tutuklamaya sevk edilmiştir. Bu suçlama nedeniyle halen yargılanmaktadır.
Diğer taraftan, İmamoğlu'nun yargılandığı dosyalardaki iddiaların önemli bir bölümü de onun siyasi konumu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını üç kez kazanmış olması. Cumhurbaşkanı adaylığı bağlamından bağımsız düşünülemez. Çünkü burada siyasi gerçeklik son derece açıktır:
Ekrem İmamoğlu, mevcut hükümeti değiştirmeye en yakın ve en güçlü siyasi aktörlerden biri olduğu bir dönemde. Cumhurbaşkanı adayı olarak ortaya çıkmasının hemen ardından tutuklanmıştır.
Bu nedenle, İmamoğlu'nun tutukluluğunu yalnızca kendisine yöneltilen suçlamaların başlıklarına bakarak değerlendirmek, olayın siyasi bağlamını görmezden gelmek anlamına gelir.
Dolayısıyla Ekrem İmamoğlu'nun, içinde bulunduğu bu yargılama koşulları itibarıyla siyasi tutuklu olmadığını söylemek, kelimenin tam anlamıyla bir akıl tutulmasıdır.
Bunu söylemek, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin politikalarının sözcülüğünü yapmaya kadar varan bir tutumdur. Bu yaklaşımın, kendisini muhalif olarak tanımlayan ve muhalefet etme iddiasında bulunan hiç kimseye yakışmıyor. "
Bahadır Erdem de Kılıçdaroğlu'nun iktidara yakın televizyon kanallarında sık sık yer almasına dikkat çekti.
"Kemal Kılıçdaroğlu 'Ekrem İmamoğlu siyasi tutuklu değil, herkes hesabını verecek' demiş.
Bir insan hiç boşuna A Haber, TGRT, ATV, TRT. TV 100 ile geriye kalan bilmem kaç tane bütün AKP'li kanalların gözdesi olur mu.