· Dünya Gündem
Adalet Bakanı Akın Gürlek, faili meçhul suçları aydınlatma çalışmalarının kararlılıkla sürdüğünü ve devletin cinayetler ile suçların faillerini bulmak için sonuna kadar mücadele edeceğini belirtti.
Gürlek, katıldığı televizyon programında gündemdeki konulara dair değerlendirmelerde bulundu. Alihan Kuriş Suç Örgütü'nün mali faaliyetlerine değinen Bakan Gürlek, paraların farklı yöntemlerle yurt dışına çıkarıldığını söyledi. Özellikle umre görevini yerine getirmek isteyen kendi mensupları üzerinden elden para veriyorlar.
Alihan Kuriş ve ailesinin yaklaşık 180 taşınmazı olduğunu kaydeden Gürlek, 1982 doğumlu Alihan Kuriş, annesi Ayşe Gülderen Kuriş ve sonradan yakalanan kardeşi Hilmi Kuriş'in, örgüt tabanındaki insanların dini duygularını sömürerek kendilerine lüks bir yaşam kurduklarını dile getirdi.
Burada örgüt yönetiminin, aslında örgütün tabanındaki insanların dini duygularını, özellikle vatandaşlarımızın dini duygularını sömürerek kendilerine bir kaymaklı yaşam tarzı kurduklarını görüyoruz" ifadelerini kullandı."Alihan Kuriş, silsileye aykırı bir şekilde başa geçiyor"Bir dini grup ya da bir dini yapılanmaya yönelik bir operasyon yapılmadığını vurgulayan Bakan Gürlek, "Ahmet Arif Denizolgun'un ölümünden sonra normalde silsileye aykırı bir şekilde Alihan Kuriş başa geçiyor ve Alihan Kuriş başa geçtikten sonra da özellikle örgütün bir ana kademesinde değişiklik oluyor. Burada kara para aklama suçu var, örgüt kurma ve yönetme, aynı şekilde devlet aleyhine bir dolandırıcılık suçu iddiası var.
Özellikle sizin söylediğiniz gibi; doğal bir ölüm mü, yoksa dışarıdan müdahaleyle bir ölüm mü olup olmadığı konusunda fethi kabir yapıldı, örnekler alındı. Sizin de az önce söylediğiniz gibi boğazda ekimozlar var, bir boğulma iddiası var, daha sonra olaya geç müdahale edilmesi ve sağlık ekiplerine haber verilmeme durumu var.
Alparslan Kuytul Suç Örgütü'ne yönelik operasyonlara da değinen Gürlek, tehdit, şantaj, zorla senet imzalatma ve usulsüz bilgi toplama gibi suçların araştırıldığını söyledi. Özellikle biz arama kararı vermeden önce, yani daha doğrusu Adana Başsavcılığımız arama kararı vermeden önce bir şekilde öğrenip bütün ana bilgisayarları söktüklerini tespit ettik.
Alihan Kuriş Suç Örgütü soruşturması ile Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin sürecin iki ayrı dosya olarak yürütüldüğünü açıklayan Gürlek, Ankara ve Bakırköy başsavcılıklarının çalışmaları sürdürdüğünü, süreçte yeni ihbarlar ve etkin pişmanlık beyanlarının geldiğini ifade etti.
Alparslan Kuytul yapılanmasında şifreli bir program tespit edilmediğini ancak Alihan Kuriş yapılanmasının kendi aralarında "Glooper" adlı gizli bir yazışma programı kullandığını belirten Gürlek, ayrıca "Tek Kayıt" isimli bir muhasebe programı üzerinden sahte belgelerle yurt dışına para çıkarma işlemlerinin incelendiğini aktardı.
Alihan Kuriş'in kardeşinin Marmaris Bozburun'da yurt dışına kaçmaya çalışırken yakalandığını hatırlatan Gürlek, bu süreçte eski bir bakana tahsisli çakarlı bir aracın takibe takıldığını ve bu aracın Mehmet Özmen adlı şahıs tarafından kullanıldığının belirlendiğini söyledi.
Eski Bakan İdris Naim Şahin'in aracı kiralama şirketi üzerinden verdiğine yönelik açıklamalarının dosya içeriğiyle uyuşmadığını vurgulayan Gürlek, tescil kayıtlarında kiralama şirketinin bulunmadığını ve HTS-PTS kayıtlarına göre aracın uzun süredir Mehmet Özmen tarafından kullanıldığını ifade etti.
AHBAP soruşturmasında 3 dalga operasyon yapıldığını ve 37 kişinin tutuklu olduğunu belirten Gürlek, deprem döneminde bazı ünlülerin devlet kurumlarının çalışmadığı algısını yaratarak vatandaşları Haluk Levent AHBAP suç örgütüne yönlendirdiğini iddia etti.
Haluk Levent'in kumar sorunları olduğunu ve deprem döneminde toplanan 245 milyon doların kullanım amacını belirlemek için bilirkişi heyeti kurulduğunu açıklayan Gürlek, yardımların amacına uygun harcanmadığına dair tespitler olduğunu ve taşınmazların üçüncü kişilere devredildiğini öne sürdü.
Bunlar açık açık Ekrem İmamoğlu'nun kurmuş olduğu sisteme paraların nasıl aktarıldığını Ertan Yıldız anlattı.
Bu sorulardan dolayı Ekrem İmamoğlu doğal olarak bir gerginlik çıkartıyor" açıklamasında bulundu."Ekrem Bey'e şu an halen ‘Yargılama canlı yayınlansın' iddiasının arkasında durup duramayacağını sormak istiyorum"Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü davasında, tutuksuz sanıkların dinlenmesine geçildiğini ifade eden Bakan Gürlek, "En başta bu dava açıldığı zaman 'Bu yargılama canlı yayında yayınlansın, biz kendimize güveniyoruz' diye bir söylem vardı.
Muhsin Yazıcıoğlu davasına ilişkin Ankara Başsavcılığının dosyayı yeniden ele aldığını söyleyen Gürlek, olayda FETÖ parmağına dair ciddi şüpheler olduğunu, kazadan önce Elazığ'da yapılan toplantılara Adil Öksüz ve Kemal Batmaz'ın katıldığını, pilotun eşinin parmak izinin de Öksüz'ün evinde çıktığını açıkladı.
Eylül ayında faaliyete geçecek "Alo Adalet 135" hattı hakkında bilgi veren Gürlek, vatandaşların dosyalarının durumunu bu hat, internet veya adliyelerdeki ofisler aracılığıyla sorgulayabileceğini, davaların hedef sürelerde bitirilmesi için hakimlerin performanslarının yapay zeka ile takip edileceğini bildirdi.
Onlar da takip edebiliyor" açıklamasında bulundu."Eğer ortada bir eylem, cinayet veya bir suç varsa mutlaka bunun bir faili de vardır"Faili Meçhul Suçları Araştırma Bürosu ve Gülistan Doku cinayeti hakkında bilgi veren Bakan Gürlek, şunları kaydetti: "Faili Meçhul Suçları Araştırma Bürosu, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kuruldu.
"Alo Adalet 135" hattının 1 Eylül'de 3 pilot ilde, Ekim ayında ise tüm Türkiye'de açılacağını yineleyen Gürlek, belirlenen sürelerde tamamlanmayan davalarda HSK'nin devreye gireceğini ve Ekim ayındaki yargı paketiyle boşanma davalarının daha kısa sürede sonuçlanacağını söyledi.
Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Birimi'nin kurulmasından bu yana 46 olayın aydınlatıldığını dile getiren Gürlek, 690 civarındaki dosyanın uzman ekiplerce incelendiğini ve devletin bu olayların faillerini bulma konusundaki kararlılığını vurguladı.
Kaynak: Dünya Gündem · Derleyen: Elif Aktürk