· Hürriyet - Yaşam
Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) Ağustos 2026 Kadın Cinayetleri Veri Raporu’nu açıkladı. Galiba, rapora göre geçen ay 22 kadın, erkek şiddeti sonucu yaşamını yitirdi. Görünen o ki, 6 kadının ölümü şüpheli olarak kayda geçti, 2026’nın ilk 8 ayı içinse toplam sayı 259 olarak açıklandı.
Haberlerimizi Google’da Takip Edin Gelişmelerden anında haberdar olun. Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Geçen ay da kadınlar evlerinde bile güvende değildi. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun (TKDF) paylaştığı bilgilere göre ağustos ayında erkekler tarafından 22 kadın cinayeti işlendi. 6 kadının ölümüyse şüpheli olarak kaydedildi. Bu kadınların 13’ü aile içindeki erkek, 3’ü boşandığı/boşanma aşamasında olduğu erkek, 2’si birlikte olduğu erkek, 2’si ayrıldığı/reddettiği erkek. 2’si tanıdığı bir erkek tarafından öldürüldü. Kadınların yüzde 48’i 19-35 yaş aralığındaydı. En genç kadın 19 yaşında, yaşça en büyük olansa 74 yaşındaydı. Cinayetlerin gerçekleştiği yerlere bakıldığında, kadınların büyük bir kısmının (18 kadın) evlerinde öldürüldüğü görülüyor. 6 kadının kamusal alanlarda (sokak, park vb.), 2 kadının ormanlık alanlarda, 1 kadının sulak alanda, 1 kadınınsa işyerinde cansız bedeni bulundu. Her bir sayının ardında büyük ihtimalle korkuyla geçirilmiş günler ve yarım kalan bir hayat var. Ev, insanın kendini güvende hissetmesi gereken en temel yaşam alanı ama TKDF’nin verilerine göre 2026’nın ilk 8 ayında erkekler tarafından katledilen 259 kadının 173’ü evinde öldürüldü. ‘Özel olarak incelenmeli. . ’Raporu TKDF Başkanı Canan Güllü değerlendirdi: ◊ 2025. 2026 yılı ağustos aylarında kadınların yaklaşık yüzde 64’ünün evlerinde öldürülmesi çok önemli bir gerçeği ortaya koyuyor: Kadınlar için ev hâlâ en tehlikeli yerlerden biri. Riskin 19-35 yaş grubunda yoğunlaşması da ayrılma, boşanma, çalışma, bağımsızlaşma ve kendi hayatı hakkında karar verme süreçlerinin özel olarak incelenmesini gerektiriyor. ◊ Şiddet çoğu zaman ilk başvuruda ‘aile içi anlaşmazlık’ olarak görülüyor. Kolluk, savcılık, aile mahkemesi, ŞÖNİM (Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi), sağlık kuruluşları ve sosyal hizmetler arasında kesintisiz vaka takibi kurulamıyor. ◊ Tehdit, ısrarlı takip, silah bulundurma, ayrılma aşaması, geçmiş şiddet. Kolluk, savcılık, aile mahkemesi, ŞÖNİM (Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi), sağlık kuruluşları ve sosyal hizmetler arasında kesintisiz vaka takibi kurulamıyor.◊ Tehdit, ısrarlı takip, silah bulundurma, ayrılma aşaması, geçmiş şiddet ve koruma kararının ihlali gibi ölüm riskini yükselten göstergeler standart ve güncellenen bir risk değerlendirmesine dönüştürülmüyor.◊ 6284 sayılı kanun kapsamında verilen uzaklaştırma ve koruma kararlarının uygulanıp uygulanmadığı yeterince izlenmiyor. ◊ 6284 sayılı kanun kapsamında verilen uzaklaştırma ve koruma kararlarının uygulanıp uygulanmadığı yeterince izlenmiyor. Oysa 6284 sayılı kanun şiddet gerçekleştikten sonra değil, şiddet tehlikesi ortaya çıktığında da koruyucu ve önleyici tedbir alınmasını öngörüyor. Şiddet uygulayanın silahına zamanında el konulmaması, özellikle kamu görevlileri ve ruhsatlı silah sahipleri bakımından ölüm riskini büyütüyor. ◊ Etkili soruşturma yürütülmemesi, cezasızlık algısı, haksız tahrik. ◊ Asıl ihtiyaç; her ihbarı ciddiye alan, riski sürekli güncelleyen, faili izleyen, silahı derhal uzaklaştıran, koruma kararının ihlalini yaptırımsız bırakmayan ve kadına bağımsız bir yaşam kuracak sosyal desteği sağlayan bir devlet mekanizması.