Emekli Tuğgeneral Ali Er yeni çözüm sürecini ve bölgesel gelişmeleri değerlendirdi

· Cumhuriyet

Emekli Tuğgeneral Ali Er yeni çözüm sürecini ve bölgesel gelişmeleri değerlendirdi

Emekli Tuğgeneral Ali Er, İsrail'in bölgedeki hamlelerinden Suriye'deki gelişmelere, Meclis'ten geçen çerçeve yasadan terörle mücadele sürecine kadar gündemdeki kritik konuları yorumladı.

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack'ın hava üssü saldırısı sonrasında Türk uçaklarının kalkması halinde savaş çıkabileceği yönündeki demecine değinen Ali Er, söz konusu harekâtın Türk keşif unsurları alandan ayrıldıktan sonra gerçekleştirildiğini ve psikolojik bir hamleden ibaret olduğunu aktardı. Ancak ABD'nin şu an İsrail'in şımarıklıklarına tahammül edebileceğini düşünmüyorum. İran'ın, ABD'nin bölgedeki müttefiklerine sorun çıkartmayacak kadar zayıflatılması gerekiyor ki ABD tüm dikkatini Çin'e verebilsin. - Netanyahu döneminde Genelkurmay Başkanlığı yapan Gani Eizenkot seçim anketlerinde Netanyahu'nun en büyük rakibi olarak öne çıkıyor.

Bu karar SDG'ye yine SDG'nin patronları tarafından yani ABD tarafından aldırıldı. "Tencere Kapak misali." Diğer taraftan bu gelişme Suriye'de devletleşen bir PKK'nın resmi değil mi? ABD'nin nihai hedefi, görmek istediği son resim (end state), bölünmüş bir İran, zayıflatılmış bir Türkiye, güçlendirilmiş bir "Kürdistan" ve onun doğal müttefiki İsrail ile Kürdistan/İsrail iş birliğine destek veren Arap otokratik ve monarşik sermayesi. 2017 yılında Barzani'nin bağımsızlık referandumunun da zamanlaması uygun olmadığı gerekçesiyle ABD tarafından durdurulduğunu hatırlattı.

- Sizin söylemeye diliniz varmadı ama Türkiye'nin farklı illerinde PKK'lılar için düzenlenen taziyelerin birinde DEM Parti Eş başkanı Tülay Hatimoğulları "dört parça Kürdistan coğrafyası"ndan söz etti... Bu tür adımlardan ülkenin birliği yerine ayrılıkçı yapıların güçlenerek çıkacağını belirten emekli Tuğgeneral, Meclis'ten 467 milletvekilinin oyuyla geçen çerçeve yasanın terör örgütü ve DEM Parti kanadına cesaret verdiğini ileri sürdü. Türkiye'de toplumsal kesimlerin anayasal haklar, hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve adalet talep ettiğini, bunların belirli etnik gruplara özel düzenlemeler haline getirilemeyeceğini vurgulayan Er, çatışmayan devletler arasında söylenebilecek 'barış' kavramının iç bir terör meselesinde kullanılmasının yanlış olduğunu kaydetti.

Süreç dahilinde iktidar ile PKK ve Meclis'teki temsilcilerinin farklı planlar peşinde koştuğunu belirten Er, iktidarın gelecek seçimleri kazanmayı, örgüt kanalının ise bu süre zarfında alabildiğince taviz koparmayı hedeflediğini ifade etti. Silahlı bir terör örgütüne verilen tavizlerden vazgeçildiğinde siyasi çözüm imkanının kalmayacağını dile getiren Er, ilk çözüm sürecinin ardından yaşanan ve 800'e yakın şehidin verildiği Hendek olaylarını örnek gösterdi.

İran'da faaliyet gösteren PJAK'ın Trump'ın çağrılarına ve bölgesel gerilime rağmen harekete geçmemesini değerlendiren Er, bu yapının Irak ve Suriye'deki PKK unsurlarından destek almadan tek başına yeterli kapasiteye sahip olmadığını belirtti. PKK'nın Türkiye'deki kazanımlarını riske atmamak adına PJAK'ı sıcak çatışmaya sokmadığını, bu durumun Türkiye'deki sürecin hızlanmasına imkan sağladığını kaydetti. İran'ın direncinin 'Kürdistan' planını ortadan kaldırmayacağını vurgulayan Er, şartlar elverdiğinde PJAK'ın ana gövdeye eklemlenmeye hazır beklediğini dile getirdi.

ABD Marine Kurmay Koleji'nden ve TSK Akademisi'nden mezun oldu. Genelkurmay Başkanlığı, Kara Kuvvetleri, Ordu ve Kolordu karargâhlarında görev yaptı. NATO IMS bünyesinde Müşterek Harekât Başkanlığı görevine getirilen ilk Türk subayı olan Er, 1997 yılına kadar burada yeni komuta yapısının sekretaryasında görev yaptı. 2003 YAŞ kararlarıyla Tuğgeneralliğe yükselen Er, 2007 senesinde kendi isteğiyle askerlik mesleğinden emekliye ayrıldı.

Kaynak: Cumhuriyet · Derleyen: Elif Aktürk