· Cumhuriyet
ABD’nin hızla büyüyen kamu borcu, ülke ekonomisinin yanı sıra küresel piyasalar açısından da önemli bir risk başlığı haline geldi. Borçluluğun tarihi seviyelere yaklaşması, bütçe açıkları, tahvil faizleri ve mali sürdürülebilirlik tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın. Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
ABD'de kamu borcunun gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oranı, İkinci Dünya Savaşı sonrasında yüzde 100'ün üzerine çıkmış, 1970'lerde. ABD'de kamu borcunun gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oranı, İkinci Dünya Savaşı sonrasında yüzde 100'ün üzerine çıkmış, 1970'lerde ise tarihi dip seviyelerine gerilemişti. Borçluluk oranı sonraki yıllarda yeniden yükseliş eğilimine girerek 2020'lerde yüzde 100 sınırına yaklaştı.
1940'ların başında yüzde 40 civarında bulunan ABD kamu borcunun GSYH'ye oranı. İkinci Dünya Savaşı sırasında artan kamu harcamalarının etkisiyle 1945-1946 döneminde yüzde 100'ün üzerine çıkarak tarihi zirvelerini gördü.
Savaş sonrasında güçlü ekonomik büyüme ve mali disiplin sayesinde borç oranı kademeli biçimde geriledi. Oran, 1970'lerin ortasında yüzde 25'in altına kadar düştü.
ABD kamu borcunun milli gelire oranı, 2008 küresel finans krizine kadar ağırlıklı olarak yüzde 30-40 bandında seyretti.
Finans krizinin ardından devreye alınan teşvik paketleri kamu borcundaki artışı hızlandırdı. 2020 yılında başlayan Kovid-19 pandemisi ve genişlemeci maliye politikaları ise borçluluk oranını yeniden yüzde 100 seviyesine yaklaştırdı.
Borç oranı sonraki yıllarda da yüksek seyrini korurken, 2026'nın ilk çeyreği itibarıyla yüzde 100'e yakın seviyelerde kalmaya devam etti.
ABD kamu borcundaki yükseliş, küresel sermaye piyasaları ve ABD Hazine tahvili getirileri açısından önemli bir risk unsuru olarak izleniyor.
Yüksek bütçe açıkları ve uzun vadeli tahvil faizlerindeki artış, ABD hükümetinin borçlanma ve borç servis maliyetlerini yükseltiyor.
Bu durum aynı zamanda küresel piyasalarda risk primlerinin ve oynaklığın yüksek kalmasına neden olabilecek başlıca gelişmeler arasında gösteriliyor.
Piyasalar, ABD maliye politikasının sürdürülebilirliğini, bütçe açıklarının seyrini ve borç tavanına ilişkin tartışmaları yakından takip ediyor.
ABD kamu borcunun milli gelire oranının yüzde 100 seviyesine ulaşması. ABD kamu borcunun milli gelire oranının yüzde 100 seviyesine ulaşması, ülkenin gelecek dönemde izleyeceği maliye politikalarının küresel piyasalar açısından önemini daha da artırıyor.