· Anadolu Ajansı
Anadolu'nun güneydoğusunda yürütülen arkeolojik kazılar, binlerce yıl öncesine uzanan yaşamın izlerini gün yüzüne çıkarıyor. Göbeklitepe, Çayönü, Amida Höyük, Boncuklu Tarla ve Uluköy, geçmişten bugüne uzanan hikâyeleriyle tarihe ışık tutuyor.
CANLI DRON - Antalya’nın Aksu ilçesinde çıkan orman yangınına müdahale sürüyor
EDITION Kültür Dosya haber DOSYA: KAZDIKÇA ORTAYA ÇIKAN BİNLERCE YILLIK YAŞAM Anadolu'nun güneydoğusunda yürütülen arkeolojik kazılar. DOSYA: KAZDIKÇA ORTAYA ÇIKAN BİNLERCE YILLIK YAŞAM Anadolu'nun güneydoğusunda yürütülen arkeolojik kazılar, binlerce yıl öncesine uzanan yaşamın izlerini gün yüzüne çıkarıyor. Göbeklitepe, Çayönü, Amida Höyük, Boncuklu Tarla ve Uluköy, geçmişten bugüne uzanan hikâyeleriyle tarihe ışık tutuyor. 08 Eylül 2026 • Güncelleme: 08 Eylül 2026 ANKARA İnsanlık tarihinin en eski yerleşimlerine ev sahipliği yapan Güneydoğu Anadolu. 08 Eylül 2026 • Güncelleme : 08 Eylül 2026 ANKARA İnsanlık tarihinin en eski yerleşimlerine ev sahipliği yapan Güneydoğu Anadolu, toprağın altında saklı binlerce yıllık yaşam izleriyle geçmişe ışık tutuyor. Göbeklitepe’den Çayönü’ne, Amida Höyük’ten Boncuklu Tarla ve Uluköy’e uzanan arkeolojik alanlarda sürdürülen kazılar, insanların yerleşik yaşama geçişine, üretim biçimlerine. Göbeklitepe’den Çayönü’ne, Amida Höyük’ten Boncuklu Tarla ve Uluköy’e uzanan arkeolojik alanlarda sürdürülen kazılar, insanların yerleşik yaşama geçişine, üretim biçimlerine ve sosyal hayatına ilişkin yeni bilgiler ortaya koyuyor. Her yeni bulgu, binlerce yıl önce bu topraklarda yaşayan toplulukların sanıldığından çok daha gelişmiş bir yaşam sürdüğünü gösteriyor.
Göbeklitepe’de sürdürülen kazılar, insanlık tarihine ilişkin bilinen kabulleri değiştiren önemli bulgular ortaya koyuyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan alanda, 12 bin yıl öncesine ait yapılar, sanat eserleri. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan alanda, 12 bin yıl öncesine ait yapılar, sanat eserleri ve günlük yaşama dair izler, dönemin topluluklarının gelişmiş bir sosyal ve kültürel yaşam sürdüğünü gösteriyor.
Bulgular, tarım ve hayvancılığın yerleşik hayata geçişin nedeni olmaktan ziyade sonucu olabileceğine işaret ederken. 12 bin yıl önce yaşayan insanların yalnızca hayatta kalma mücadelesi vermediğini ortaya koyuyor. Göbeklitepe’deki mimari, teknoloji ve sanatsal üretim, dönemin toplumlarının gelişmişlik düzeyine ışık tutuyor.
Diyarbakır’ın merkezindeki Amida Höyük’te sürdürülen kazılar, alandaki yerleşimin sanılandan çok daha eski olduğunu ortaya koydu. Yangın izleri, seramik parçaları, taş eserler ve obsidiyen aletlerden elde edilen bulgular, höyükte yaşamın günümüzden 10 bin yıl önce başladığını gösterdi.
Kazı ekibine göre Amida Höyük’te yerleşim, farklı dönemlerdeki yangınlara rağmen kesintisiz devam etti. Daha önce yaklaşık 5 bin 500 yıllık olduğu düşünülen yerleşimin tarihinin yeni bulgularla 10 bin yıl öncesine çekilmesi. Daha önce yaklaşık 5 bin 500 yıllık olduğu düşünülen yerleşimin tarihinin yeni bulgularla 10 bin yıl öncesine çekilmesi, kazıların Diyarbakır’ın tarihine ilişkin bilgileri değiştirebileceğine işaret ediyor.
Mardin’in Kızıltepe ilçesindeki Uluköy Mağarası’nda yürütülen kazılar, bölgedeki insanlık tarihinin sanılandan çok daha eskiye uzandığını ortaya koyuyor. Kazılarda ilk etapta 200 bin yıllık, daha derin tabakalarda ise 450 bin yıla kadar uzanan Paleolitik Çağ buluntuları tespit edildi.
Mağarada bulunan yontma taş aletler ve hayvan kemikleri, dönemin insanlarının yaşam biçimi, beslenmesi ve çevresi hakkında önemli bilgiler sunuyor. Ayrıca Levant ve Suriye hattıyla bağlantılı bazı taş alet teknolojilerinin Anadolu’da ilk kez Uluköy’de tespit edilmesi. Ayrıca Levant ve Suriye hattıyla bağlantılı bazı taş alet teknolojilerinin Anadolu’da ilk kez Uluköy’de tespit edilmesi, bölgenin yüz binlerce yıl önce insan hareketliliği açısından önemli bir geçiş noktası olduğunu gösteriyor.
Çayönü Tepesi’nde yürütülen kazılar, Diyarbakır’ın Ergani ilçesindeki yerleşimin yaklaşık 12 bin yıl öncesine uzandığını ortaya koyuyor. Bölge, göçebelikten yerleşik yaşama, avcılık ve toplayıcılıktan tarımsal üretime geçişin izlerini bir arada barındırmasıyla Neolitik dönem araştırmaları açısından büyük önem taşıyor.
Kazılarda tarım, hayvanların evcilleştirilmesi, ilk madencilik faaliyetleri, mimari, taş alet teknolojisi ve ölü gömme geleneklerine ilişkin önemli bulgular elde ediliyor. Yaklaşık 10 bin 500 yıllık mezarlık alanı da dönemin yaşam ve inanç biçimlerine ışık tutarken. Çayönü araştırmacılar tarafından Neolitik dönemin farklı aşamalarını bütünlüklü biçimde anlamayı sağlayan anahtar yerleşimlerden biri olarak değerlendiriliyor.
Mardin’in Dargeçit ilçesindeki Boncuklu Tarla’da sürdürülen kazılar, yerleşimin sanılandan yaklaşık 1000 yıl daha eski olduğunu ortaya koydu. Geç Epipaleolitik dönemden Neolitik Çağ’a uzanan alanda evler, kamu yapıları, 200’den fazla bireye ait iskelet ve 200 bini aşkın boncuk bulundu.
Kazı ekibi, Boncuklu Tarla’nın yerleşik hayata, tarıma ve kültürel-teknik değişimlere geçiş sürecini anlamak açısından önemli olduğunu belirtiyor. Alanda bakır kullanımının milattan önce 8500’lere kadar uzandığına ilişkin bulgular da elde edilirken. Alanda bakır kullanımının milattan önce 8500’lere kadar uzandığına ilişkin bulgular da elde edilirken, kazıların daha erken dönemlere ait izleri ortaya çıkarma ihtimali bulunuyor.
Haberi Paylaş Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.