Dikkat bu parazitler seyahatten eve taşınıyor

· Habertürk

Dikkat bu parazitler seyahatten eve taşınıyor

Seyahat sonrası geçmeyen ishal ve karın ağrısına karşı uyaran Prof. Dr. Özgür Kurt, seyahat sırasında tüketilen kaynağı şüpheli su. Yiyecekler, yetersiz hijyen koşulları ve gidilen bölgeye özgü enfeksiyonların, kişilerde tatil sonrasında da devam eden sağlık sorunlarına yol açabileceğini…

Bağırsak parazitleri ve seyahatle ilişkili paraziter hastalıklar üzerine bilimsel çalışmalar yapan Prof. Dr. Özgür Kurt, seyahat sonrasında ortaya çıkan sindirim sistemi yakınmalarının değerlendirilmesinde seyahat öyküsünün önemli olduğuna dikkat çekerek, “Tatil bitti. Özgür Kurt, seyahat sonrasında ortaya çıkan sindirim sistemi yakınmalarının değerlendirilmesinde seyahat öyküsünün önemli olduğuna dikkat çekerek, “Tatil bitti ama şikayetler bitmediyse basit bir sindirim rahatsızlığı deyip geçmeyin. Seyahat sırasında tüketilen su ve gıdalar, gidilen bölgenin hijyen koşulları ve kişinin maruz kaldığı çevresel etkenler. Tatil sonrasında ortaya çıkan bağırsak şikayetlerinin nedenini anlamamız açısından önemli ipuçları verir. Özellikle ishalin uzaması, tekrarlaması veya karın ağrısı, şişkinlik. Özellikle ishalin uzaması, tekrarlaması veya karın ağrısı, şişkinlik ve kilo kaybı gibi başka yakınmaların ishale eşlik etmesi durumunda paraziter enfeksiyonlar da akla gelmelidir. Nadiren bağırsak parazitleriyle enfekte kişilerin kabızlık şikayetiyle hekime geldiği de oluyor” değerlendirmesinde bulundu.

Seyahat sırasında alınacak basit önlemlerin birçok enfeksiyonun önlenmesinde önemli rol oynadığını belirten Prof. Dr. Kurt. “Korunmanın ilk adımı, bulaş yollarını bilmekten geçiyor. Özellikle seyahat sırasında su ve gıda güvenliği konusunda dikkatli olmak, elleri COVID-19 pandemisi sırasında alıştığımız gibi sık sık sabunlu suyla yıkamak. Özellikle seyahat sırasında su ve gıda güvenliği konusunda dikkatli olmak, elleri COVID-19 pandemisi sırasında alıştığımız gibi sık sık sabunlu suyla yıkamak ve gidilen bölgenin sağlık risklerini seyahat öncesinde araştırıp gerekirse Seyahat Sağlığı konusunda danışmanlık almak, enfeksiyon riskini önemli ölçüde azaltabilir” diye konuştu.

Seyahat edilen bölgede suyun güvenilirliğinden emin olunmadığında kapalı ve güvenilir ambalajlı içme sularının tercih edilmesi, musluk suyunun içme. Seyahat edilen bölgede suyun güvenilirliğinden emin olunmadığında kapalı ve güvenilir ambalajlı içme sularının tercih edilmesi, musluk suyunun içme ve diş fırçalama amacıyla kullanılmaması ve içeceklere buz eklerken dikkatli olunması öneriliyor. Bunun nedeni, mikrop bulaşmış suların yalnızca içilmesi durumunda değil, yemek hazırlarken. Bunun nedeni, mikrop bulaşmış suların yalnızca içilmesi durumunda değil, yemek hazırlarken, meyve-sebzeleri yıkarken, içeceklere buz eklerken, hatta diş fırçalarken bile enfeksiyon riski oluşturabiliyor olmasıdır. Bu yaz Amerika Birleşik Devletleri’nde 48 eyalette toplamda 20 bin civarında kişide ishalli enfeksiyona yol açan siklospora isimli parazitin (Cyclospora cayetanensis) kaynağının. İyi yıkanmamış marul tüketimi olması bu duruma örnek olarak gösterilebilir.

Seyahat sırasında gıda seçiminde de benzer bir özen göstermek gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Özgür Kurt, “İyi pişirilmiş ve sıcak servis edilen yiyeceklerin tercih edilmesi, çiğ veya az pişmiş et, balık. Özgür Kurt, “İyi pişirilmiş ve sıcak servis edilen yiyeceklerin tercih edilmesi, çiğ veya az pişmiş et, balık ve deniz ürünlerinden uzak durulması, pastörize edilmemiş süt ve süt ürünlerinin tüketilmemesi ve yıkanmış olduğundan emin olunmayan çiğ sebze ve meyvelerin yenmemesi öneriliyor. Sokak yiyecekleri tamamen yasaklanması gereken bir kategori olarak görülmese de, yiyeceğin hijyenik koşullarda hazırlanması ve yeterince pişirilmiş olması önem taşıyor. El hijyeninin de ihmal edilmemesi gerekiyor; yemeklerden önce ve tuvalet sonrasında ellerin sabun. El hijyeninin de ihmal edilmemesi gerekiyor; yemeklerden önce ve tuvalet sonrasında ellerin sabun ve suyla yıkanması, su ve sabuna ulaşılamayan durumlarda ise en az yüzde 60 alkol içeren el antiseptiği kullanılması gerekiyor” şeklinde konuştu.

Tatil sona erdikten sonra başlayan veya devam eden ishalin her zaman basit bir beslenme değişikliğine bağlanmaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Kurt. “Seyahat sonrası gelişen her ishal parazit kaynaklı değildir. Ancak özellikle uzayan ve tekrarlayan ishalde, kişinin nerede bulunduğu, ne tükettiği, hangi su kaynaklarını kullandığı. Ancak özellikle uzayan ve tekrarlayan ishalde, kişinin nerede bulunduğu, ne tükettiği, hangi su kaynaklarını kullandığı ve başka hangi belirtilerin eşlik ettiği mutlaka sorgulanmalıdır” dedi.

Günümüzde bağırsak parazitlerinin tanısında laboratuvar tanı yöntemlerindeki gelişmeler klinisyenlerin doğru tedaviye daha hızlı başlamasını sağlıyor. Özellikle vazgeçilmez ilk yöntem olan dışkının mikroskobik incelenmesinin yanında antijen temelli testler. Özellikle vazgeçilmez ilk yöntem olan dışkının mikroskobik incelenmesinin yanında antijen temelli testler ve moleküler yöntemler, bağırsak parazitleri ile enfekte olduğu düşünülen hastaların tanısına önemli katkı sağlıyor. Konuyla ilgili görüşlerini paylaşan Prof. Dr. Kurt, “Bağırsak parazitleri için eskiden neredeyse tek seçenek, hastanın dışkı örneğinin laboratuvarda mikroskop altında incelenmesiydi. Bu yöntem ile tanı şansı maalesef düşüktü. Günümüzde hızlı tanı testleri ile moleküler tanı yöntemlerinin mikroskobik değerlendirmeye eklenmesiyle bağırsak parazitlerinin neden olduğu enfeksiyonlar için de daha etkin. Günümüzde hızlı tanı testleri ile moleküler tanı yöntemlerinin mikroskobik değerlendirmeye eklenmesiyle bağırsak parazitlerinin neden olduğu enfeksiyonlar için de daha etkin ve hızlı tanı mümkün hale geldi. Tedavi gereken olgular için de çoğu parazite karşı etkili antibiyotikler mevcut. Bu antibiyotiklerin hekimin önermesi durumunda kullanılması son derece önemli, zira Cryptosporidium spp. gibi bazı parazitler için antibiyotikler işe yaramadığı gibi, gereksiz kullanım antibiyotiklere direnç riskini artırıyor. Cryptosporidium spp. ve diğer parazitler için hastanın bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi. ve diğer parazitler için hastanın bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi ve hastanın ishalle kaybettiği sıvıyı yerine koyan destek tedavisi temel yaklaşımı oluşturuyor” diye konuştu.

Paraziter hastalıklarda doğru tanının, doğru tedavinin temeli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kurt, “Hastalarda benzer yakınma. Kurt, “Hastalarda benzer yakınma ve belirtiler, farklı parazitlerde veya tamamen farklı enfeksiyonlarda görülebilir. Bu nedenle özellikle seyahat sonrası uzun süren ishal ve benzeri bağırsak şikayetlerinde kişinin seyahat öyküsünü hekime ayrıntılı biçimde aktarması, gerektiğinde uygun laboratuvar testlerinin yapılması. Bu nedenle özellikle seyahat sonrası uzun süren ishal ve benzeri bağırsak şikayetlerinde kişinin seyahat öyküsünü hekime ayrıntılı biçimde aktarması, gerektiğinde uygun laboratuvar testlerinin yapılması ve tedavinin saptanan etkene göre düzenlenmesi gerekir” ifadelerini kullandı.

Seyahat öncesinde gidilecek ülkenin ve bölgenin sağlık riskleri hakkında bilgi edinmek, gerekli durumlarda seyahat sağlığı konusunda hekimden danışmanlık almak önem taşıyor. Özellikle tropikal bölgelere, hijyen ve sağlık altyapısının farklı olduğu ülkelere veya kırsal alanlara yapılacak seyahatlerde. Özellikle tropikal bölgelere, hijyen ve sağlık altyapısının farklı olduğu ülkelere veya kırsal alanlara yapılacak seyahatlerde, gidilecek bölgeye özgü enfeksiyon risklerinin önceden değerlendirilmesi öneriliyor. Seyahat sırasında ise güvenli su ve gıda tüketimine dikkat edilmesi, el hijyeninin korunması. Seyahat sırasında ise güvenli su ve gıda tüketimine dikkat edilmesi, el hijyeninin korunması ve bölgeye göre sivrisinek, kene gibi vektörlerden korunmaya yönelik önlemlerin alınması gerekiyor.

Prof. Dr. Kurt, tatil dönüşünde birkaç gün içinde düzelmeyen veya giderek şiddetlenen ishal, tekrarlayan karın ağrısı, belirgin şişkinlik, açıklanamayan kilo kaybı, ateş ya da dışkıda kan gibi belirtilerin bulunması halinde sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğine dikkat çekti: "Özellikle çocuklarda. Kurt, tatil dönüşünde birkaç gün içinde düzelmeyen veya giderek şiddetlenen ishal, tekrarlayan karın ağrısı, belirgin şişkinlik, açıklanamayan kilo kaybı, ateş ya da dışkıda kan gibi belirtilerin bulunması halinde sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğine dikkat çekti: "Özellikle çocuklarda ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde sıvı kaybı daha kısa sürede ciddi sorunlara yol açabileceğinden, belirtilerin uzaması halinde tıbbi değerlendirme geciktirilmemeli. Seyahat sağlığında korunmak, tedaviden önce gelir. Paraziter hastalıkların önemli bir bölümü, bulaş yollarının bilinmesi ve günlük hayatta alınacak basit önlemlerle önlenebilir. Paraziter hastalıkların önemli bir bölümü, bulaş yollarının bilinmesi ve günlük hayatta alınacak basit önlemlerle önlenebilir, ancak risk tamamen ortadan kaldırılamayacağı için seyahat sonrasında ortaya çıkan ve beklenen sürede düzelmeyen belirtilerin de ihmal edilmemesi gerekir. Özellikle seyahat edilen ülke ve tüketilen su ve gıdalarla ilgili bilgilerin hekime aktarılmasının, doğru tanı. Tedavi için son derece değerli olduğu unutulmamalıdır. "