Davutoğlu, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında ifade verdi: 'Asıl soruşturulması gerekenler iddialar olmalı'

· Cumhuriyet

Davutoğlu, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında ifade verdi: 'Asıl soruşturulması gerekenler iddialar olmalı'

Geçmiş ifadelerinden kaynaklı "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla hakkında soruşturma yürütülen feshedilen Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu savcılıkta ifade verdi. Davutoğlu; "Asıl soruşturulması gereken konuşmadaki ifadelerimde geçen iddialar olmalı ve ben savcılığa şüpheli…

Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın. Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.

Davutoğlu'nun avukatı Hasan Seymen ise soruşturma konusu video ve ifadelerin 11 Eylül 2021'de Bingöl'ün Genç ilçesindeki bir kahvehanede bir kişinin suçlamalarına verilen yanıtlar olduğunu açıklamıştı. Davutoğlu ilgili videoda, Başbakanlığı bırakma sürecine ve sonrasına değinerek "Sessiz kalsaydım başbakanlıkta kalırdım, benden sonraki gibi milyarlarıma milyar katardım. Bir kuruş haram lokma yemedim. . Damadını bakan yaptı. Akrabalarını zengin etti. Beş tane müteahhide Türkiye'yi peşkeş çekti" ifadelerini kullandı.

Davutoğlu, soruşturma kapsamında dün ifade vermek için Ankara Adliyesi'ne gitti. Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ve DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da Davutoğlu'na destek vermek amacıyla yanındaydı.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel de Davutoğlu'nu telefonla arayarak destek verdi.

Davutoğlu'nun savcılık ifadesi yaklaşık 1 saat sürdü. Adliyenin önünde basına açıklamalarda bulunan Davutoğlu; "Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir başbakan düşüncesini ifade ettiği. Adliyenin önünde basına açıklamalarda bulunan Davutoğlu; "Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir başbakan düşüncesini ifade ettiği, eleştirilerini dile getirdiği için şüpheli sıfatıyla adliyeye çağırdı. Bunun herkes tarafından bilinmesini istiyorum. Ben yargıya duyduğum saygı gereği hiç kimsenin de yargının üzerinde olmadığı inancıyla Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak ifademi verdim. Şimdi uzun bir açıklama yapacak değilim. Bundan sonra da ulusal meşhur basının görüşmelerine asla olumlu bir cevap vermeyeceğim. Çünkü bu benim şahsi itibarım değil, ülkemin itibarı. Siyasetten çekilme kararı aldım. Bundan sonra da görüşlerimi inandığım doğrular çerçevesinde beyan etmeye devam edeceğim. Buradan milletime söz veriyorum. Bundan sonra da rabbim ve milletim adına dost doğru olmaya devam edeceğim" dedi.

Davutoğlu savcılık ifadesinde; amacının kişisel savunma yapmak değil; adaleti, kamu malını, demokrasiyi ve ifade özgürlüğünü savunmak olduğunu belirterek; "Bu soruşturmanın hukuki gerekçelerle değil, siyasi saiklerle başlatıldığı, maddi gerçekliğe ulaşmaktan çok şahsımı itibarsızlaştırmayı. Bu soruşturma üzerinden başkalarına da gözdağı vermeyi amaçladığı kamu vicdanının malumudur. Soruşturmanın açıldığını medyadan öğrenmem, daha sonra ifade vereceğim tarihin. Soruşturmanın açıldığını medyadan öğrenmem, daha sonra ifade vereceğim tarihin ve saatin de basına sızdırılması, ülkemizde yargının içine düşürüldüğü durumu açıkça göstermektedir" dedi.

"Asıl soruşturulması gereken konuşmadaki ifadelerimde geçen iddialar olmalı ve ben savcılığa şüpheli sıfatıyla değil bilgi alınmak üzere davet edilmeliydim" diyen Davutoğlu; "Gerçek bir hukuk devletinde olması gereken budur. Soruşturmayı öğrendiğimde avukatım derhâl savcılıkla temasa geçmiş; oğlumun 12 Eylül' deki düğünü nedeniyle 14 Eylül'de Ankara'ya gelerek ifade vereceğimizi bildirmiş. Bu konuda mutabakat sağlanmıştır. Buna rağmen, kaçma veya delilleri karartma şüphesi bulunmadığı. Buna rağmen, kaçma veya delilleri karartma şüphesi bulunmadığı ve soruşturma yıllar önce yapılmış aleni bir konuşmaya dayandığı hâlde, 7 Eylül için sözlü talimat verilmiştir. Bu yaklaşım, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun öngördüğü usullerle, hukuki güvenlik ilkesiyle ve devlet ciddiyetiyle bağdaşmamaktadır. Traji komik olan soruşturma açmak için 5 yıl bekleyen savcılığın ifademi almak için 5 gün bekleyememesidir" ifadelerini kullandı.

Davutoğlu, soruşturma konusu videonun 11 Eylül 2021'de Bingöl'de yaptığı bir konuşma olduğunu vurgulayarak; "Devlet, milletin ortak emanetidir; kamu görevi. Bu emaneti koruma sorumluluğudur. Benim itirazımın ahlaki ve siyasi kaynağı budur. Kamu kaynaklarının kullanımı, nepotizm, liyakatsizlik ve belirli zümrelere tanınan imtiyazlar konusunda o gün ne söylediysem bugün de o sözlerin sahibi ve savunucusuyum. Üstelik o konuşmada yaptığım tespitler, aradan geçen zamanda yaşanan gelişmelerle güncelliğini korumakla kalmamış, acı tecrübelerle doğrulanmıştır; ağırlaşarak da devam etmektedir" dedi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, siyasetçilere ve kamu gücünü kullanan kişilere yönelik kabul edilebilir eleştirinin sınırlarının, sıradan bireylere göre çok daha geniş olduğunu anımsatan Davutoğlu; "Siyasetçiler, görevlerinin. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, siyasetçilere ve kamu gücünü kullanan kişilere yönelik kabul edilebilir eleştirinin sınırlarının, sıradan bireylere göre çok daha geniş olduğunu anımsatan Davutoğlu; "Siyasetçiler, görevlerinin ve kamusal konumlarının gereği olarak sert, sarsıcı, rahatsız edici, hatta incitici eleştirilere daha fazla hoşgörü göstermek zorundadır. Nitekim Dışişleri Bakanlığı, Başbakanlık ve siyasi parti genel başkanlığı görevlerinde bulunduğum dönemlerde şahsıma yönelik çok ağır eleştiri. Nitekim Dışişleri Bakanlığı, Başbakanlık ve siyasi parti genel başkanlığı görevlerinde bulunduğum dönemlerde şahsıma yönelik çok ağır eleştiri ve ifadeler hakkında Cumhuriyet savcılıklarınca aynı gerekçelerle verilmiş yüzlerce takipsizlik kararı bulunmaktadır. Hukuk, kişilere ve siyasi konumlara göre değişemez. Bana yöneltilen sözler ifade özgürlüğü sayılırken, benim siyasi eleştirilerimin suç kabul edilmesi hukuk önünde eşitlik ilkesiyle bağdaşmaz" ifadelerini kullandı.

"Cumhurbaşkanı aynı zamanda bir siyasi partinin genel başkanıdır ve aktif siyasetin içinde, siyasi tartışma. "Cumhurbaşkanı aynı zamanda bir siyasi partinin genel başkanıdır ve aktif siyasetin içinde, siyasi tartışma ve polemiklerin doğrudan tarafıdır" diyen Davutoğlu; "Bu gerçeklik, TCK'nn 299. maddesi uygulanırken mutlaka dikkate alınmalıdır. Aktif siyasetin tarafı olan bir kişinin siyasi eleştirilere karşı mutlak ve ayrıcalıklı bir ceza hukuku korumasından yararlandırılması demokratik toplum düzeniyle bağdaşmaz. Açıkladığm hukuki, siyasi ve ahlaki gerekçeler doğrultusunda; usulü. Açıkladığm hukuki, siyasi ve ahlaki gerekçeler doğrultusunda; usulü ve zamanlaması siyasi saiklerle hareket edildiğini gösteren bu soruşturma dosyasında, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 172. maddesi uyarınca hakkımda derhâl kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesini talep ediyorum" ifadelerini kullandı.