· Cumhuriyet
"Cumhurbaşkanı'na hakaret" suçlamasıyla hakkında başlatılan soruşturma kapsamında geçen gün ifade veren eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı oğlunun cumartesi günü düzenlenecek olan nikah törenine davet ettiği öğrenildi.
Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın. Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Sözcü yazarı İsmail Saymaz, X hesabından yaptığı paylaşımda, "Bu cumartesi eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun oğlunun nikah töreni var. Davet edilenler arasında Cumhurbaşkanı Erdoğan da yer alıyor" bilgisini paylaştı.
Öte yandan Davutoğlu'nun soruşturmadan önce davet ettiği, Erdoğan'dan henüz cevap gelmediği kaydedildi.
Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, 2021 yılında Bingöl'ün Genç ilçesindeki ziyareti sırasında kendisine gelen bir soru üzerine verdiği yanıt sosyal medyada dolaşıma girmişti.
Davutoğlu o videoda, "Benden sonraki bakanlar gibi bir kuruş haram lokma yemedim. Onlara da 'Haram lokma yemeyin' dedim. Yediler. Çevrelerini zengin ettiler. Damadını bakan yaptı. Akrabalarını zengin etti. Beş tane müteahhide Türkiye'yi peşkeş çekti" ifadelerini kullanmıştı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da, bu konuşma üzerine "Cumhurbaşkanı'na hakaret" gerekçesiyle Davutoğlu hakkında soruşturma başlatmıştı.
Davutoğlu, soruşturma kapsamında geçen pazartesi günü ifade vermeye gitmişti.
Adliye çıkışında açıklama yapan Davutoğlu, şu ifadeleri kullanmıştı:
"Onurlu bir vatandaş olarak yargıya duyduğum saygı ve adalet idealine duyduğum hürmet dolayısıyla benden talep edilen ifadeyi verdim. Bu Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir ilk. . Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir başbakan düşüncesini ifade ettiği, eleştirilerini dile getirdiği için 'şüpheli' sıfatıyla adliyeye çağrıldı. Bu benim şahsi itibarım değil, ülkemin itibarıdır. Bu ülkeye Dışişleri Bakanı ve Başbakan olarak hizmet etmiş bir devlet adamı olarak da ilk kez böyle bir uygulamanın devletin üst katında yaşanmış olmasını hüzünle karşılıyorum. Yaptığım o konuşmada bir provokatörün sorusu üzerine verdiklerim de dosdoğru olmanın bir gereğiydi. O sözlerimin arkasındayım. "
"Soruşturma yıllar önce yapılmış aleni bir konuşmaya dayandığı hâlde 7 Eylül için sözlü talimat verildi. O gün ne söylediysem bugün de o sözlerin faili, sahibi ve savunucusuyum. Hakaret etmedim; hesap sordum. Aşağılamadım; eleştirdim. Suç işlemedim; anayasal hakkımı ve siyasi sorumluluğumu kullandım. "