· Haber Ankara - Politika
Beştepe'de düzenlenen programa katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, zaferin anlamını anlattı ve şehitleri andı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde 30 Ağustos Zafer Bayramı Özel Programı düzenlendi.
Program Beştepe Millet Camii İmam-Hatibi Tayyip Hoş'un okuduğu Kuran-ı Kerim tilavetiyle başladı.
Sonrasında ise Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş dua etti.
Programda konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 30 Ağustos tarihinin önemine dikkat çekerek , "Sizlerle birlikte milletimizin her bir ferdinin 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı bir kez daha tebrik ediyorum.
Biraz önce mesajlarını dinlediğimiz askerlerimizin her birini kutluyor, kendileriyle milletçe gurur duyduğumuzu ifade etmek istiyorum.
Bu anlamlı günde 104 sene önce milletimizi büyük zaferle buluşturan kahraman ordumuzun Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ve silah arkadaşlarını rahmetle andı.
Polatlı'dan top seslerinin geldiği günlerde bile milletin emanetine sahip çıkan Meclisimizin vatanperver üyelerini minnetle yad ettiğini söyledi.
Milli mücadelede toprağa düşenler başta olmak üzere vatanımız için, bayrağımız ve bağımsızlığımız için canlarını feda etmiş tüm şehitlerimizi bir kere daha rahmetle andı.
Mehmet Akif Ersoy’un, "Şehitler Abidesi İçin" şiirini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstiklal Marşı şairimiz merhum Mehmet Akif'in, ‘Hakk'ın bu veli kulları taş türbeye girmez, Gufrana bürünmüş, yalnız Fatiha bekler’ dediği cümle şühedanın ruhlarına hep beraber Fatihalarımızı, dualarımızı gönderiyor; Cenab-ı Allah mekanlarını cennet, makamlarını ali eylesin diyoruz.
Cenab-ı Allah'ın mekanlarını cennet, makamlarını ali eylemesini diledi.
Türk milletinin istiklal mücadelesinin en kritik safhalarından biri olan Büyük Taarruz'un milli mücadelenin son ve belirleyici aşaması olduğunu belirtti.
26 Ağustos 1922 sabahı Afyon Kocatepe'den başlatılan taarruzun Gazi Mustafa Kemal'in komutasında yürütüldüğünü ve 4 gün süren göğüs göğüse çarpışmaların ardından Dumlupınar'da kesin bir zaferle sonuçlandığını anlattı.
30 Ağustos günü milletimizin kendisine kefen biçen müstevlilerin heveslerini kursaklarında bıraktığını ve Cumhuriyetimizin kuruluşuna giden yolu açtığını söyledi.
Milletimiz, türlü yokluk ve imkansızlığa rağmen kazandığı bu zaferle, 1071 Malazgirt Zaferi'nden beri kendisine vatan kılınan toprakların Türk yurdu ve İslam toprağı olduğunu tüm dünyaya bir kez daha ilan etmiştir.
30 Ağustos'un Türk'ü Anadolu'dan atmak isteyen, şayet güçleri yetseydi kökümüzü kazımak isteyen işgalcilerin hüsran, milletimizin ise bayram günü olduğunu kaydetti.
Gazi Mustafa Kemal'in 30 Ağustos ile ilgili yaptığı konuşmadan bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Büyük Zafer'in ikinci yılında Dumlupınar'da Şehit Sancaktar Mehmetçik Anıtı'nın temelini atarken söylediği sözleri aktardı.
Yeni Türk Devleti'nin, Türk Cumhuriyeti'nin temeli burada sağlamlaştırılmış oldu, sonsuz hayatı burada taçlandırıldı ifadelerini hatırlattı.
Bu sahada akan Türk kanları ve bu semada pervaz eden şehit ruhlarının devletimizin ve Cumhuriyetimizin ebedi muhafızları olduğunu belirtti.
Burada temelini attığımız Şehit Asker Abidesi'nin o ruhları, gazi arkadaşlarını ve özverili Türk milletini temsil edeceğini söyledi.
Bu abidenin Türk vatanına göz dikeceklere 30 Ağustos günündeki ateşini, süngüsünü, saldırısını, gücü ve iradesindeki şiddeti hatırlatacağını kaydetti.
Bu abide, Türk vatanına göz dikeceklere Türk milletinin 30 Ağustos günündeki ateşini, süngüsünü, saldırısını, gücü ve iradesindeki şiddeti hatırlatacaktır.’ Evet, sadece Dumlupınar'daki Şehit Asker Abidesi değil; asırlardır bu topraklarda ödediğimiz ve hasımlarımıza ödettiğimiz bedeller, milletimizin istiklali söz konusu olduğunda neleri göze aldığının canlı birer şahididir." "Fıtrat değişir sanma, bu kan yine o kandır" Türk milletinin tarihiyle ve zaferleriyle büyük bir millet olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "1071'de Malazgirt'te başlayıp 1922'de Dumlupınar'da devam eden zaferler silsilemize baktığımızda şunu görüyoruz: Biz tarihiyle büyük, zaferleriyle büyük, mücadelesiyle büyük bir milletiz.
Türk milletinin tarihiyle ve zaferleriyle büyük bir millet olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1071'de Malazgirt'te başlayıp 1922'de Dumlupınar'da devam eden zaferler silsilesine bakıldığında tarihiyle büyük, zaferleriyle büyük, mücadelesiyle büyük bir millet olduğumuzu gördüğümüzü belirtti.
Geçmişteki bütün devletlerimiz gibi son devletimiz Türkiye Cumhuriyeti'ni de birilerinin lütfuyla değil her evden bir yiğidi toprağa vererek kurduğumuzu söyledi.
İstiklalimizi büyük güçlerin veya emperyalist güçlerin yardımıyla değil, yüzyıllardır kınalı kuzularını ya şehit ol ya gazi diyerek dualarla cepheye uğurlayan analarımızın fedakarlığıyla kazandığımızı ifade etti.
Biz başkalarına bel bağlayarak değil, kendi bileğimizin gücüne inanarak, birbirimize dayanarak, gerektiğinde aynı siperlerde, aynı hilal uğruna can vererek bu topraklarda var olduk, bin yıldır böyle ayakta kaldık.
Bizi tanımak isteyenlerin Malazgirt'e ve Çanakkale'ye bakması gerektiğini, bu milletin fıtratını anlamak isteyenlerin Büyük Zafer'e bakması gerektiğini, bu ülkenin hangi şartlar altında kurulduğunu öğrenmek isteyenlerin Milli Mücadele'ye bakması gerektiğini söyledi.
Bu milletin seciyesini görmek isteyenlerin Nene Hatunlara, Kara Fatmalara, Şerife Bacılara, Şahin Beylere, Sütçü İmamlara bakması gerektiğini belirtti.
15 Temmuz gecesi ölüm kusan silahlara meydan okuyan serdengeçtilere ve 15 Temmuz'dan 40 gün sonra yaptığımız Fırat Kalkanı Harekatı'na bakılması gerektiğini dile getirdi.
Türkiye'yi tahrik etmeye çalışanların ham hayallere kapılmadan önce kendi geçmişlerini görecekleri bir tarih kitabı okuması gerektiğini, ecdadımızın heybetinin maruf-u cihanda olduğunu ve fıtrat değişir sanma bu kan yine o kandır ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında Türkiye'nin gönül ve kültür coğrafyası ile iş birliklerini geliştirdiğine de dikkat çekti.
Bölgenin zor bir süreçten geçtiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihtiyaç olanın Büyük Türkiye mutabakatı olduğunu söyledi.
Kaynak: Haber Ankara - Politika · Derleyen: Elif Aktürk