· Cumhuriyet
Türk Toraks Derneği Astım ve Alerji Çalışma Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bülent Bozkurt. Belli ki, türkiye'de astım hastası verilerinde gelecekte ciddi bir artış beklendiğini söyledi. Astımın her bin ölümden yaklaşık 3’ünün nedeni olarak ciddi bir sağlık yükü…
Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın. Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Konuya ilişkin açıklama Türk Toraks Derneği Astım ve Alerji Çalışma Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bülent Bozkurt'dan geldi.
Türkiye'de astım vakasının resmi verilere göre yaklaşık 3.5 ila 4 milyon olduğunu ancak gizli vakalar ve uzman raporları dahil edildiğinde bu sayının 7.5 milyona kadar ulaştığının tahmin edildiğini söyleyen Bozkurt, ülkemizde yapılan araştırmalarda sıklığı erişkinlerde yüzde 2 -10 olarak görülen astımın çocuklarda. Bu hastaların yüzde 32.6'sının ağır formda olduğunu belirten Bozkurt, "TÜİK verilerine göre toplumumuzda gerçekleşen her bin ölümden yaklaşık 3'ünün nedeni olarak ciddi bir sağlık yükü oluşturuyor" diye konuştu.
Türkiye'de astım hastası verilerinde gelecekte ciddi bir artış beklendiğini ifade eden Bozkurt, "Bu yükseliş eğilimi halihazırda varlığını güçlü bir şekilde sürdürüyor. Aynı bölgede ve aynı yöntemle yürütülen uzun-dönem bilimsel çalışmalar, astım sıklığının yıllar içinde istikrarlı bir şekilde arttığını somut olarak ortaya koyuyor. Bu tırmanışın arkasında yatan temel nedenlerin başında küresel iklim krizi, hızla artan hava kirliliği ve değişen olumsuz çevresel faktörler geliyor. Öte yandan, verilerdeki bu artış sadece hastalığın yaygınlaşmasıyla değil, aynı zamanda toplum eğitimleri sayesinde astım farkındalığının artması. Buna bağlı olarak hastaların sağlık kuruluşlarına daha sık başvurup doğru tanıyı alabilmesiyle de doğrudan ilişkili" dedi.
Astım ve diğer allerjik hastalıkların hijyen hipotezine göre kırsal yaşam koşullarında daha az görüldüğünün düşünüldüğünü belirten Bozkurt, "Marmara. Karadeniz gibi nem oranı yüksek, yağışlı ve kıyı şeridinde yer alan bölgelerde ev tozu akarları ile küf mantarlarının kolay çoğalması, astım görülme sıklığındaki artışı kolaylaştırıyor. Bölgesel iklim farklılıklarının yanı sıra kentleşme ve sanayileşme de coğrafi dağılımı doğrudan etkiliyor, yoğunlaşan trafik kökenli hava kirliliği. Bölgesel iklim farklılıklarının yanı sıra kentleşme ve sanayileşme de coğrafi dağılımı doğrudan etkiliyor, yoğunlaşan trafik kökenli hava kirliliği ve batı tipi yaşam tarzı, kentsel alanlardaki astım sıklığını kırsal bölgelere kıyasla yukarı çekiyor" diye konuştu.
Bozkurt, erişkin ve çocuk astım sıklığı illere göre karşılaştırıldığında; çocuklarda astımın, Afyonkarahisar hariç tüm illerde erişkinlere göre daha sık izlendiğini kaydetti.