· Dünya Gazetesi
Çin’in ağustos dış ticaret fazlasının 119,05 milyar dolara çıkması bekleniyor. İhracatın yüzde 25 artacağı tahmin edilirken, dış talebe yaslanan büyüme modeli Batı’da yeni ticaret engelleri ve tarife baskısı riskini güçlendiriyor.
Beklentinin gerçekleşmesi halinde ihracat büyümesi temmuzdaki yüzde 23,9 seviyesinden yeniden hızlanacak. İthalatta da güçlü artış öngörülmesine rağmen Çin'in aylık dış ticaret fazlasının 119 milyar dolar sınırına yükselmesi bekleniyor.
Çin'in ağustos ihracatının yıllık yüzde 25 artacağı tahmin edilirken, bu oran ülkenin dış talebe dayalı büyüme modelinin gücünü koruduğunu gösteriyor. Temmuz ayında ihracat yıllık yüzde 23,9 yükselmişti.
İhracatın güçlü kalması, Çin ekonomisindeki diğer zayıflıkları kısmen telafi ediyor. Özellikle iç tüketimin istenen hızda toparlanmaması ve yatırımlardaki gerileme, dış satışların büyüme açısından önemini artırıyor.
Çin'in 2026 yılı için belirlediği ekonomik büyüme hedefi yüzde 4,5 ile yüzde 5 arasında bulunuyor. Ancak yılın ikinci çeyreğinde büyümenin yüzde 4,3'e yavaşlaması, ihracattan gelecek katkıyı daha kritik hale getiriyor.
İthalat tarafında da ağustos ayında yıllık yüzde 30 artış bekleniyor. Temmuz ayında ithalat yüzde 27,5 yükselmişti ve bu nedenle ithalat büyümesinin de hız kazanacağı tahmin ediliyor.
Buna rağmen ihracatın daha yüksek seviyelerde kalması sonucunda Çin'in dış ticaret fazlasının temmuzdaki 112,5 milyar dolardan ağustosta 119,05 milyar dolara çıkması bekleniyor. Böylece yalnızca bir aylık dış ticaret fazlasındaki artış yaklaşık 6,5 milyar doları bulabilir.
Resmî ağustos dış ticaret verileri 8 Eylül Salı günü açıklanacak. Beklentilerin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği, özellikle Çin'in küresel talebe ne ölçüde yaslanmaya devam ettiğinin görülmesi açısından yakından izlenecek.
Çin ihracatındaki güçlü seyrin arkasında yalnızca geleneksel tüketici ürünleri bulunmuyor. Küresel ölçekte hızlanan yapay zekâ altyapısı yatırımları, çipler. Diğer yüksek teknoloji ürünlerine yönelik talebi artırarak Çinli üreticilere yeni bir ihracat kanalı açıyor.
Veri merkezlerinden yapay zekâ sunucularına kadar uzanan yatırım dalgası, elektronik bileşenlere ve teknoloji altyapısında kullanılan sanayi ürünlerine olan küresel talebi destekliyor. Bu durum Çin'in ihracat performansını ABD ile devam eden ticaret gerilimlerine rağmen güçlü tutan faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.
Ağustos ayına ilişkin resmi imalat PMI verisi de üretimde bir miktar toparlanmaya işaret etti ancak faaliyet hâlâ zayıf seviyelerde bulunuyor. Bu nedenle ihracattaki güçlü performans ile iç ekonomideki zayıflık arasındaki fark giderek daha belirgin hale geliyor.
Çin'in ihracattaki başarısı ekonomik büyümeyi desteklerken, aynı zamanda ülkenin ticaret ortaklarıyla gerilimi artırabilecek bir sonuç yaratıyor. ABD ve Avrupa'daki hükümetler, Çin'in dev dış ticaret fazlasının kendi sanayileri üzerinde baskı oluşturduğunu savunuyor.
Bu nedenle Çin ürünlerine yönelik gümrük vergileri, kota uygulamaları ve diğer ticaret engelleri yeniden gündeme gelebilir. Dış ticaret fazlasının daha da büyümesi, Çin'in küresel pazarlardaki üretim kapasitesi ve fiyat avantajına ilişkin tartışmaları sertleştirebilir.
Pekin ise dış ticaret fazlasını bilinçli biçimde büyüttüğü eleştirisini reddediyor. Çin yönetimi ihracat artışının inovasyon, yeşil dönüşüm ve sanayileşme için Çin ürünlerine yönelik küresel talepten kaynaklandığını savunurken. Çin yönetimi ihracat artışının inovasyon, yeşil dönüşüm ve sanayileşme için Çin ürünlerine yönelik küresel talepten kaynaklandığını savunurken, ithalatı artırma taahhüdünü de tekrarlıyor.