Çimento sektöründe enerji maliyeti yüzde 40’a ulaştı

· Dünya Gazetesi

Çimento sektöründe enerji maliyeti yüzde 40’a ulaştı

Küresel yapı ve inşaat malzemeleri sektörü, INTERCEM 2026 Kon­feransı’nda bir araya geldi. Galiba, kon­feransta, küresel tedarik zincir­lerindeki kırılmalar, sınırda kar­bon düzenlemesi, değişen pazar dinamikleri ve ihracat fırsatları ele alındı.

Açılışta konuşan Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği (ÇCSİB) Başkanı Ender Şahin, sektördeki enerji girdi maliyetlerinin yüksekliğine vurgu yaptı.

Küresel talebin Türkiye üzerine yoğunlaştığı, dünyada bu kritik süreçte, çimento sektörünün fırsatçılıktan kaçınarak güven üzerine kurulu uzun vadeli ilişkiler kurduğunu belirten Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Enerji yoğun bir sektör olarak başta kömür olmak üzere temel girdilerimizde yüzde 40'ı bulan olağanüstü maliyet artışlarımız var. Küresel talebin Türkiye üzerine yoğunlaştığı, dünyada bu kritik süreçte, çimento sektörünün fırsatçılıktan kaçınarak güven üzerine kurulu uzun vadeli ilişkiler kurduğunu belirten Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Enerji yoğun bir sektör olarak başta kömür olmak üzere temel girdilerimizde yüzde 40'ı bulan olağanüstü maliyet artışlarımız var ve ciddi bir enflasyonist baskı ile karşı karşıyayız.

Buna rağmen, sahip olduğumuz stratejik avantajı ve oluşan yoğun talebi kısa vadeli fiyat fırsatçılığına hiç dönüştürmedik. Spot piyasalarda fiyatlar hızla tırmanırken dahi, uzun dönemli kontratlarımıza sadık kalarak taahhütlerimizi zamanında ve söz verdiğimiz şekilde yerine getirdik. Günü kurtaracak geçici kârların peşine düşmek yerine, küresel pazarda iş ortaklarımızla güven ilişkimizi korumayı seçtik. Bölgesel çatışmalara ve küresel ekonomik dalgalanmalara rağmen, sektör olarak 2026 yılı için belirlediğimiz yüzde 3'lük ihracat büyüme hedefimize ulaşacağımıza inanıyoruz. "

Dünya ekonomisinin, makro belirsizliklerin ve jeopolitik fay hatlarındaki kırılmaların gölgesinde bir yıl geçirdiğine işaret eden Şahin, özellikle Hürmüz Boğazı. Bölgesel çatışmalara ve küresel ekonomik dalgalanmalara rağmen, sektör olarak 2026 yılı için belirlediğimiz yüzde 3'lük ihracat büyüme hedefimize ulaşacağımıza inanıyoruz." Dünya ekonomisinin, makro belirsizliklerin ve jeopolitik fay hatlarındaki kırılmaların gölgesinde bir yıl geçirdiğine işaret eden Şahin, özellikle Hürmüz Boğazı ve çevresindeki koridorda yaşanan istikrarsızlığın, tedarik zincirini olumsuz etkilediğine vurgu yaptı. Şahin, "Lojistik merkezlerden uzak olmanın öngörülemez sorunlar getirdiği bu dönemde, uzun mesafelere. Şahin, "Lojistik merkezlerden uzak olmanın öngörülemez sorunlar getirdiği bu dönemde, uzun mesafelere ve okyanus aşırı rotalara bağımlı olan Asyalı rakiplerimiz küresel satın almacıları ticaretteki ülke risk primi gerçeğiyle yüzleştirdi. Alıcılar artık ürün fiyatı yanında, o ürünün operasyonel ve coğrafi risklerden arınmış olarak güvenli. Alıcılar artık ürün fiyatı yanında, o ürünün operasyonel ve coğrafi risklerden arınmış olarak güvenli ve zamanında teslim edilip edilemeyeceğine de odaklanmak zorundalar. Türkiye bu dönemde deniz yolundaki alternatif rotaları, geniş limanları. Türkiye bu dönemde deniz yolundaki alternatif rotaları, geniş limanları ve gelişmiş karayolu ağı ile tüm pazarlar için eşsiz bir tedarik üssü olarak öne çıkıyor" diye konuştu.

Sektörün ihracatına da değinen Şahin, şu bilgileri paylaştı: "Yılın ilk 5 ayında 33 milyon ton çimento. 32 milyon ton klinker üreterek ürettik. İlk 8 aylık dönemde miktar bazında 16 milyon ton ile yatay sayılabilecek. İlk 8 aylık dönemde miktar bazında 16 milyon ton ile yatay sayılabilecek, sürdürülebilir bir hacim yakalarken; ihracat değerimizi yüzde 8'in üzerinde bir artışla 962 milyon dolara ulaştırdık.

Bugün itibarıyla en büyük üç pazarımız olarak ABD, Suriye ve İtalya öne çıkıyor. Pazar çeşitliliğimizi derinleştirmeye odaklanıyoruz. Küresel talebin parlayan yıldızı Afrika kıtasında son derece zorlu bir rekabetin içindeyiz. Çin'in gayrimenkul sektöründe yaşadığı daralma nedeniyle kapasitesi âtıl kalan Vietnam gibi bazı ülkelerin Batı Afrika'ya yönelmesi. Mısır gibi tedarikçilerin devlet sübvansiyonlu ürünlerle yarattığı haksız fiyat rekabetine karşı mücadele veriyoruz. Fiyata dayalı yıkıcı rekabet girdabına kapılmadan; pazar payımızı kararlılıkla koruyoruz. "