· Cumhuriyet
Hukukçu Mehmet Uçum’un demokrasiyi savunduğu, haksızlıklara karşı çıktığı, adaletsizlikleri eleştirdiği, anayasanın pek çok maddesinin uygulanmamasını gündeme getirdiği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Türkiye’de büyük adaletsizliklere ve haksızlıklara uğramış kişiler hakkında verdiği kararların uygulanmasını savunduğu görülmemiştir.
Hukukçu Mehmet Uçum’un demokrasiyi savunduğu, haksızlıklara karşı çıktığı, adaletsizlikleri eleştirdiği, anayasanın pek çok maddesinin uygulanmamasını gündeme getirdiği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin özellikle Türkiye’de büyük adaletsizliklere, haksızlıklara uğramış kişiler hakkında verdiği kararların uygulanmasını savunduğu görülmemiştir.
Bu kişiliği gerçek kişiliği midir bilemem ancak iktidara bağlı cumhurbaşkanı başdanışmanı unvanının tüm bu açıklamalarının arkasındaki neden olduğunu da bilemem.
Bu kişiliği ger ek kişiliği midir, bilemem ama iktidara bağlı, cumhurbaşkanı başdanışmanı unvanı mı t m bu a ıklamalarının arkasındaki neden bilemem; mesela iktidarda olmasaydı bug ne kadar yaptığı a ıklamalara, hukuk u kimliği izin verir miydi, aynısı mı olurdu, bilemem.
İktidarda olmak hele başdanışmanlık artık onun yorum ve kişiliğinin kopmaz bir parçası haline gelmiştir.
İktidarda olmak insanın kişiliğini yapılandırıyor ve bu temel bir gerçektir.
Ama artık iktidardan ayrıldıktan sonra gerçek kimlik gibi bir şey kalır mı, farklı şeyler söyleyebilir mi bilmiyorum ancak bu görülmemiş bir olgu da değildir.
Neyse burası kişilik tahlili ve insanların gelişmesi ile dönüşmesinin tartışılacağı yer değil, alanım da değil.
Uçum, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin en üst organının Osman Kavala hakkında verdiği hemen serbest bırakılması ve 70 bin avro tazminat denmesi kesin kararına saldırdı.
Diyor ki öncelikle belirtelim ki milli yargı bağımsızlığı ülke içinde yasama yürütme erkleri ve eşitlik odakları karşısında bağımsızlık olduğu gibi aynı zamanda ülke dışındaki kuvvetlere ve mercilere karşı da bağımsızlık demektir.
Uluslararası sözleşmeler ve merciler ulusal yargının bağımsızlığını ve asli olma özelliğini ortadan kaldıracak yahut ulusal yargıyı zaafa uğratacak şekilde konumlandırılamaz ve böyle yorumlanamaz.
nemle vurgulanmalıdır ki asıl olan ulusal yetkilerdir, uluslararası d zenlemeler ve kararlar talidir." İ inde yanlışların bol olduğu bir a ıklama.
nemle vurgulanmalıdır ki asıl olan ulusal yetkilerdir, uluslararası d zenlemeler ve kararlar talidir." İ inde yanlışların bol olduğu bir a ıklama.
Bunu bir hukukçudan çok bilgisiz pozunda bir siyasetçi yapar.
Anayasa AİHM’yi üst yargı organı olarak resmen kabul etmiştir.
Uçum bunu bilir ama bunu pratikte kabul etmez yani iktidar uygulamaz.
Dile getirdiği biz bunu takmıyoruz şeklindedir.
Yorumlarsak açıklamayı milli yargı yani tamamen iktidarın kontrol altındaki yargı iktidar dışında başka yerli odakların müdahalesine karşıdır tabii ülke dışındaki odaklara haydi haydi karşıdır.
Bize yeni bir şey söylemiyor Uçum.
Yıllardır milli yargı dediği iktidar yargısının pratiği budur ve bunu fiilen yaşıyoruz.
Gelmek istediğim nokta başka.
Avrupa’ya Avrupa Konseyi’ne AİHM’ye bir tehdit veya gözdağı çıkıyor, çıkınca AİHM de görür.
AİHM siyasi proje kararlar verdikçe Türkiye için hiçbir kıymeti kalmıyor.
Belli ki Türkiye AİHS’ye taraf olma durumunu ve AİHM’ye bireysel başvuru imkanını gözden geçirmeye zorlanıyor.
Türkiye aleyhine siyasi hesaplarla kararlar verilmeye devam edilirse bu durumun kaçınılmaz hale geleceğini tüm muhataplar bilmelidir.
İş bu noktaya gelirse AİHM sisteminin köşeden dönemez olur.
Tabii milli yargının Kavala ve daha pek çoğu hakkında verdiği kararlar siyasi değil.
Tam tersi bir durum var.
Siyasi kararlara karşı üst mahkeme ve bizim Anayasa Mahkemesi tam bir hukuki karar veriyor.
Saptanan olgular böyledir.
ıkarız yoksa a ıklaması bence ger ekleştiremeyecekleri bir olay.
Türkiye’de adaletsizlikler had safhadadır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi verilerine göre 30 Haziran 2026 itibarıyla Türkiye’den sonuçlandırılmayı bekleyen 22 bin 600 dosya bulunmaktadır.
Türkiye bu sayı ile AİHM önünde bekleyen tüm dosyaların yüzde 40’ını tek başına oluşturarak ülkeler arasında ilk sırada yer almaktadır.
Mehmet U um nce buna baksın.
Ben esas U um'a verilen yanıt i in, AKP milletvekili Tuğrul T rkeş 'e bırakıyorum: T rkeş, T rkiye'nin 70 yılı aşkın s redir Avrupa Konseyi yesi olduğunu hatırlatarak s zleşmeden ekilme tartışmalarını devlet ıkarlarına aykırı buldu ve bir "akıl tutulması" dedi.
Ben esas U um'a verilen yanıt i in, AKP milletvekili Tuğrul T rkeş 'e bırakıyorum: T rkeş, T rkiye'nin 70 yılı aşkın s redir Avrupa Konseyi yesi olduğunu hatırlatarak s zleşmeden ekilme tartışmalarını devlet ıkarlarına aykırı buldu ve bir "akıl tutulması" dedi.
Ayrıca deli saçması ve kafkaesk absürtlük suçlaması yaptı.
Başka bir noktaya değindi.
Kavala figürü yalnızca görünür yüzdür.
Mesele sadece tek bir kişiyle sınırlı değil tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının hak ve menfaatleri evrensel hukuktadır.
Evrensel hukuk ilkeleri ve adalet bir gün herkese lazım olacak.
Ve: "Evrensel hukuk ilkeleri ve adalet bir g n herkese lazım olacak." Hukuk u başdanışman, Tuğrul T rkeş 'e neden yanıt vermedi, yoksa veremedi mi...
Ama Uçum’a sormak hakkımız acaba ülkemize doğrudan yatırımların büyük ölçüde kesilmenin ardında ülkemizdeki hukuk demokrasi AİHM kararlarına sırt çevrilmiş olunmasının ve ekonominin insanlarımızı ezmesinde rol nedir.
Uçum’un bu cesareti şuradan mı geliyor Avrupa askeri bakımdan bize muhtaç içeride ne yaparsak sesini çıkartamaz.
İktidar cephesinin başkanlık yönetim sisteminde revizyona gidebileceği yönündeki kulis haberleri peş peşe geliyor.
Kaynak: Cumhuriyet · Derleyen: Elif Aktürk