· Cumhuriyet
Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Tiyatro Bölümü, genç tiyatro yazarlarını desteklemek için nicedir sahne olanaklarını. Yetiştirdiği oyuncuları yeni üretilmiş oyunların yapımları için seferber ediyor.
Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın. Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Takip Et: Paylaş: Menü Giriş Yap Kayıt Ol eGazete Giriş Okuma Listem Gündem Yazarlar Çizerler Resmi İlanlar Oyun Siyaset Ekonomi Dünya Spor Yaşam Cumhuriyet'in Egesi Kültür Sanat Cumhuriyet Pazar Sürdürülebilirlik Cumhuriyet Kitap Gurme Sağlık Bilim ve Teknoloji Moda Eğitim Gezi Çevre Otomotiv İş Dünyası Kategoriler Astroloji Uygulamalar Hava Durumu Namaz Vakitleri --> Bilkent’ten tiyatro yazarlarına destek Cumhuriyete Özel Kayıt Ol Giriş Yap --> Takip Et: Paylaş: Ayşegül Yüksel Son Köşe Yazıları Bilkent’ten tiyatro yazarlarına destek 08.09.2026 04:00 Güncellenme: 08.09.2026 04:00 Takip Et: Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Tiyatro Bölümü, genç tiyatro yazarlarını desteklemek için nicedir sahne olanaklarını ve yetiştirdiği oyuncuları yeni üretilmiş oyunların yapımları için seferber ediyor. Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Tiyatro Bölümü, genç tiyatro yazarlarını desteklemek için nicedir sahne olanaklarını ve yetiştirdiği oyuncuları yeni üretilmiş oyunların yapımları için seferber ediyor. Bölüm başkanı Jason Hale 'in yönetimini üstlendiği Bilkent Uluslararası Laboratuvar Tiyatrosu (Bilkent International Laboratory Theatre/BILT) yeni oyunu "İki" ile 21 Ağustos'ta seyirci karşısına çıktı.
Bilkent Üniversitesi'nde 2019'da bir mezunlar topluluğu olarak kurulan BILT'in hedefi Türk tiyatrosuna yeni oyunlar kazandırmak. Kurucu sanat yönetmeni (aynı zamanda Uluslararası Tiyatro Enstitüsü (ITI)/UNESCO'nun sahne sanatlarında yüksek öğretim iletişim ağı Türkiye temsilcisi) Jason Hale, BILT'in görevinin, yeni Türk oyunları ile tiyatro eğitimi. Kurucu sanat yönetmeni (aynı zamanda Uluslararası Tiyatro Enstitüsü (ITI)/UNESCO'nun sahne sanatlarında yüksek öğretim iletişim ağı Türkiye temsilcisi) Jason Hale, BILT'in görevinin, yeni Türk oyunları ile tiyatro eğitimi ve pratiğini buluşturan, sahnede önemli öykülerin anlatılmasına aracı olabilecek bir alan yaratmak olduğunu belirtiyor.
Bu doğrultuda yapılan çağrıya yanıt olarak gönderilen metinleri "okuma tiyatrosu" aracılığıyla seyirciye ulaştıran BILT. Bu yıl da seçilen 6 oyunu aynı uygulamayla sahneye taşıdı. Oyunlardan biri olan, M. Umut Demirkır 'ın yazdığı "İki" sahnelenmeye değer bulundu. Jason Hale'in yönettiği bu tek perdelik metin, adını "iki kişilik" bir oyun olması yanında. Jason Hale'in yönettiği bu tek perdelik metin, adını "iki kişilik" bir oyun olması yanında, yazarının deyişiyle yalnızca iki saatte yazılmış olmasından alıyor.
Yazar Demirkır, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Sahne Sanatları Bölümü'nde dramatik yazarlık ve dramaturji eğitimi gören bir genç. Sahne için yazdığı metinlerde "insanın tekinsiz halleri" ni araştırdığını belirtiyor. Yapıtlarında odaklandığı izleklerin merkezini aile, ev, ilişkilerde egemenlik savaşımı, yabancılaşma ve iletişimsizlik sorunları oluşturuyor. Yazarlığının temel doğrultusu ise klasik anlatıları yeni bir yaklaşımla yorumlamak. Bu bağlamda başvurduğu yaklaşımlar arasında "absürt anlatım" da yer alıyor. Yazarın başka oyunları da var. Sahne için yazılmış yapıtları gün yüzüne çıkaracak tiyatrolara ulaşmanın zorluğunu iyi biliyor. BILT topluluğunun yeni yazarlara yönelişi böylece tanınmamış oyunların sahnelenmesi için olanak sağlamış oluyor.
"İki" yapımında Pelin Şahin Değirmenci ve Berkay Şekerci oynuyor. Çalışmanın müziği Martin Czerny, ışık tasarımı Soner Doğan, ses tasarımı Ege Tolga imzasını taşıyor.
"İki", birbirinden küçük yaşta ayrı düşmüş iki kardeşin, Ozan. "İki", birbirinden küçük yaşta ayrı düşmüş iki kardeşin, Ozan ve ablası Esra'nın, yıllar sonra karşılaşmalarını ve geçmişe dönerek hesaplaşmalarını canlandıran bir sahne olayı. Ne ki bu hesaplaşma "gerçekçi" bir düzlemde yer almıyor. Yazar Demirkır, oyun kişilerini bir "düş" ya da daha doğrusu, "karabasan" düzeneği içinde devindiriyor. Bir başka deyişle, tıpkı düş ya da karabasanlarımızda olduğu gibi kişiler, ilişkiler. Bir başka deyişle, tıpkı düş ya da karabasanlarımızda olduğu gibi kişiler, ilişkiler ve olaylar "yaşanmış anlar" bağlamında kesik kesik/kopuk kopuk, neden-sonuç ilişkisi tam olarak belirlenmeden sunuluyor. Bu sahneleri izleyici olarak birleştirdiğinizde ise aile içi şiddetin egemen olduğu tekinsiz bir ev yaşamı yüzeye çıkıyor. Sevgisizliğin ve iletişimsizliğin yarattığı yabancılaşma duygusu küçük çocukları yalnızlığa yazgılamıştır. Ozan ve Esra geçmişin hesaplaşmasını yaparken anlatım aracı olarak çocuk masallarına ve oyunlarına başvururlar. Geçmişte kaldığı düşünülen sırlar çocuk oyunları yoluyla ortaya çıkacaktır. Yazar Demirkır böylece "absürt" kıvamındaki sahne anlatımını tiyatronun "oyun içinde oyun" tekniğiyle buluşturur.
"İki" yapımı, doğru yönetmenle buluşmanın mutluluğunu taşıyor. Amerikalı tiyatro ustası Viola Spolin (1906-1994) biçemindeki "doğaçlama tiyatrosu" nun uzman uygulayıcılarından olan Jason Hale'in bu yöndeki iki çalışmasını Ankara Devlet Tiyatrosu'nda sahnelediği Tennessee Williams 'ın "Sırça Kümes". Tatbikat Sahnesi'nde uyguladığı Sam Shepard 'ın "Aşk Aptalı" oyunlarında izlemiştik. Yönetmen Hale, iki genç insanın karabasan ortamında konuşmasıyla sınırlı "İki" oyununu, kesikli yapısı. "oyun içinde oyun" tekniği bağlamında "doğaçlama tiyatrosu" teknikleriyle bezeyerek sahne olayını boyutlandırmıştır.
"İki" Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi (MSSF) Ana Sahne'de 11, 17 ve 25 Eylül'de saat 20.00'de sunuluyor.
Tiyatro/sinema/dizi sanatçısı ve tiyatro eğitimcisi Serhat Kılıç 'ı birkaç gün önce zamansızca yitirdik. Onu ilk kez yıllar önce, ilk profesyonel çalışması olan Ariel Dorfman 'ın "Kayıplar" oyununda AST sahnesinde izlemiştim. O gün bugündür her çalışmasında özel bir oyuncu olduğunu gösterdi. Genç yaşında ustalaşmış, Bilkent mezunu bir yetenekti. Serhat Kılıç'ı özlemle, saygıyla anıyorum.
4 Eylül 2026 günü benim sütunumda iki tekzip (düzeltme) metni okudunuz.
Aylardır devam eden belediye operasyonlarında ısrarla şunu vurguladık. .
Saat 20.00 sularıydı, kadınlı, çocuklu bir grup otobüsle Yunanistan Kipi Sınır Kapısı’ndan yurda giriş yapıyordu.
Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Tiyatro Bölümü, genç tiyatro yazarlarını desteklemek için nicedir sahne olanaklarını. Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Tiyatro Bölümü, genç tiyatro yazarlarını desteklemek için nicedir sahne olanaklarını ve yetiştirdiği oyuncuları yeni üretilmiş oyunların yapımları için seferber ediyor.
Dört buçuk yılı geride bırakan Rusya-Ukrayna savaşında, cephe gerisinde şiddet daha önceden olmadığı kadar arttı
Tiyatro ustası Genco Erkal iki yıl önce, 31 Temmuz 2024’te yaşama gözlerini yumdu.
Gazetemizin yazarı Dikmen Gürün’ün “Bir Dönem Üstünden Türk Tiyatrosunu Eleştirilerle Okumak” başlıklı yapıtı nisan ayında çıktı.
Karamsarlığın olumlu düşünceye geçit vermediği bir toplumsal-tarihsel dönemden geçiyoruz.
Etimesgut Kent Tiyatrosu kuruluşundan bu yana hem yerleşik kadrosuyla yeni yapımlar kotarıyor hem de her yıl yoğun izlence olanakları içeren bir uluslararası şenlik düzenliyor.
Şair, yazar, çevirmen, hocaların hocası Cevat Çapan 90’lı yaşlarını sürdürürken sürekli olarak üretiyor.
Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun yazdığı, Sibel Arıcan’ın yönettiği Üç farklı kuşaktan ‘üç kadının’ hikâyesini anlatan oyun. Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun yazdığı, Sibel Arıcan’ın yönettiği Üç farklı kuşaktan ‘üç kadının’ hikâyesini anlatan oyun, sezon sonuna kadar Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda sahnelenecek... .
DTCF hocası olan annesi Şefika Hanım’ın koluna girerek fakülte binasının giriş merdivenlerinden çıkmasına destek olan 1970’lerin delikanlısı İlber ile 2026’da bir elinde bastonu. DTCF hocası olan annesi Şefika Hanım’ın koluna girerek fakülte binasının giriş merdivenlerinden çıkmasına destek olan 1970’lerin delikanlısı İlber ile 2026’da bir elinde bastonu, kızının koluna yaslanarak Bejart Balesi’ne gelen 70’lik İlber’i tanımış olanlardanım.
Alexis Michalik’in eseri ‘Edmond’ Ankara seyircisiyle buluşuyor.
Ankaralı olduğumda tiyatro olaylarına uzak düşeceğimi sanmıştım.
Shakespeare’in yapıtlarının evrensel düzeyde benimsendiği bir dünyada yaşıyoruz.
Ankara Tiyatro Yapımcıları Derneği’nin düzenlediği Ankara Özel Tiyatrolar Festivali (AnTiYapFest) bu yıl 5-15 Şubat tarihleri arasında yapılıyor.
“Anne Boleyn” İngiliz tarihine yaslanan bir oyun. 16. yüzyılın ilk yarısında Kraliçe I. Elizabeth’in babası VIII. Henry döneminde başlıyor. 1536 yılında anlatılan olayın tarihsel öyküsü tamamlanıyor. Ancak, oyunun 2. katmanında 1603- 4 yıllarında, İngiltere tahtına I. James olarak oturan İskoç kralı James’in. Anne Boleyn’in “hayaleti”nin yer aldığı “düşsel” sahneler izliyoruz.
Büyükbabamla birlikte yaşadığımız 17 yıl boyunca hemen hemen her yılbaşı gecesi bizim evde kutlanmıştır. Babasının çocuklarına ve torunlarına ev sahipliği yapan annem, kolları sıvar, benim çocukluk dönemimin sevilen yemekleriyle 20 konuğuna ziyafet çekerdi. (İçinden küfreder miydi, bilemem. )
Dünya tiyatrosu, son 60 yılın -tartışmasız- en büyük oyun yazarı Tom Stoppard’ı 29 Kasım’da yitirdi. 1937’de Çekya’nın Zlin kentinde doğan Tomas Straussler, Nazi işgalinden kaçan ailesiyle çocukluğunda bir süre Singapur ve Hindistan’da yaşamıştı. Annesi, babasının ölümünün ardından bir İngilizle evlenince 1946’da üvey babasının soyadını alarak yedi yaşındayken İngiliz vatandaşı oldu.
Festival çoğunlukla Çankaya Belediyesi’nin sahnelerinde yer aldı. Toplamda 12 farklı oyun salonu kullanıldı.
Takviminize not edin. 27 Kasım-31 Ocak tarihleri arasında İstanbul Depo’da tiyatro mirasımızın arşivleri sergileniyor. Tophane’deki bu sanat uzamının tam adresi: Depo/Tütün Deposu, Lüleci Hendek Caddesi No. 12 (E-posta adresi: depo@depoistanbul. net Telefon: 90 (212) 2923956)
Kitapların her bir bölümünün sonunda yer alan “ölçme ve değerlendirme”ye yönelik alıştırmalar, öğrencinin, eğitim sürecinde etkin bir katılımcı olmasını sağlıyor.
Ozan Ertuğrul Özüaydın’ı şiir meraklıları tanır. Çoğunlukla şiirlerini içeren 11 kitabı var. Yapıtlarını 4 ve 5 Ekim’de 22. Ankara Kitap Fuarı’nda imzaladı.
Ben bu öyküye ne zaman katıldım? İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı’nda lisansüstü öğrencisiyken tüm bölümlere sınavsız tiyatro dersleri veren Haldun Taner’in gözüne -yaptığım bir ödev nedeniyle- girmiştim. 1964’te, DTCF’de açılacak tiyatro bölümüne başvurmam için bana haber yolladı. Yurtdışında burslu olarak yüksek lisans yapmaya hazırlanıyordum; yolumu değiştiremedim. Ama sonunda da sevgili Taner’in sözüne geldim: 1978’de, çoluğa çocuğa karışmışken DTCF Tiyatro Bölümü’nün doktora öğrencisi oldum. Akademik kadrom ODTÜ ya da (sonra) DTCF İngiliz Dili ve Edebiyatı’nda olsa da tiyatro bölümünün altın çağını yaşadım. 1981’de başlayan derslerim göz açıp kapayıncaya dek 32 yıla ulaştı
70 yıllık tiyatro seyircisi ve 50 yılı aşkın süredir aralıksız yazan bir eleştirmen olarak tiyatrolarla iletişim kurma üstüne düşündüğümde geçmiş yılları özlüyorum.
12 Eylül döneminin tiyatro eleştirisi çoğunlukla sahne olaylarındaki özensizliğe karşı çıkmaktadır. Bu aşamada gazetelerdeki kültür sanat sayfalarının küçülmeye, eleştiri yazılarının azalmaya başladığı görülür.
Ferhan Şensoy’u 31 Ağustos 2021’de 70 yaşındayken yitirmiştik. Yeni yapılan “Ferhangi Bir Yaşam” belgeseli seyircisiyle buluşmayı bekliyor. Müjdat Gezen ise 82 yaşında ve bir hafta önce hakkındaki soruşturma kapsamında ifade vermeye çağrıldı.
Değerli bilimadamı Prof. Dr. Metin Sözen’i 1 Ağustos’ta yitirdik. Yaşamını ülkemizin doğal, tarihsel, kültürel değerlerine sahip çıkılmasına adamış, yüce gönüllü bir insandı.
Sevgili Genco, Sen gideli bir yıl oldu. Zaman çabuk geçiyor. İlk mektubumda (Cumhuriyet, 13.08.2024) ardında bıraktığın görsel-işitsel belgelerden söz etmiştim: Sanat yaşamın boyunca oluşturduğun sesli kitapları, fotoğraflarınla yorumladığın şiirleri, çevirilerini, plak. İlk mektubumda (Cumhuriyet, 13.08.2024) ardında bıraktığın görsel-işitsel belgelerden söz etmiştim: Sanat yaşamın boyunca oluşturduğun sesli kitapları, fotoğraflarınla yorumladığın şiirleri, çevirilerini, plak ve kasetlerinde kayıtlı müzik çalışmalarını... .
Okuduğunuz başlığı bir başka yazımda da kullanmıştım. Ölümünün üstünden 20 yılı aşkın bir süre geçmiş olmasına karşın, Memet Baydur’un bizlere diyecekleri sürüyor