Batı Asya'da kriz derinleşti: Brent petrol fiyatları 100 doları aştı

· Cumhuriyet

Batı Asya'da kriz derinleşti: Brent petrol fiyatları 100 doları aştı

ABD-İran çatışmasının tanker taşımacılığı ve enerji altyapısına sıçraması, küresel petrol piyasasında arz güvenliği endişelerini büyüttü. Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatların gerilemesi ve Suudi Arabistan’daki rafineri kesintisiyle birlikte petrol fiyatları yeniden kritik seviyelere yükseldi.

Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın. Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.

Batı Asya'da yeniden yükselen gerilim, küresel petrol fiyatlarını yukarı taşıdı. ABD ile İran arasındaki çatışmaların tanker taşımacılığı ve bölgedeki enerji altyapısına uzanması, petrol sevkiyatlarındaki aksaklıkların daha uzun sürebileceği endişesini güçlendirdi.

Arz güvenliğine ilişkin kaygıların artmasıyla Brent petrol 10 Eylül'de 101 dolar civarında işlem görürken. Batı Teksas türü ham petrolün (WTI) fiyatı 96 dolar seviyesinde bulunuyor.

Brent petrol, ağustos ayının başından bu yana yaklaşık yüzde 30 değer kazandı.

Petrol fiyatlarındaki yükselişte yalnızca askeri gerilim değil, ham petrol. Enerji ürünlerinin taşınmasında kritik rol oynayan tankerlere yönelik saldırılar da etkili oldu.

ABD ile İran arasındaki çatışmanın tanker taşımacılığına sıçramasıyla enerji piyasalarındaki risk algısı daha da yükseldi.

İran, ABD'nin beş İran tankerini batırmasının ardından 10 gemiye saldırdığını açıkladı.

Tankerlerin doğrudan çatışmanın parçası haline gelmesi, Basra Körfezi'nden yapılan petrol sevkiyatlarındaki aksaklıkların uzayabileceği endişesini artırdı.

Küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş güzergâhlarından Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği de yakından izleniyor.

Son verilere göre çarşamba günü boğazdan yalnızca 7 ticari gemi geçti.

Bir önceki gün Hürmüz'den geçen ticari gemi sayısı 12 olurken, son 10 günlük ortalama ise 14 gemi olarak kaydedildi.

Veriler, çatışmaların ardından boğazdaki ticari hareketliliğin belirgin biçimde gerilediğini ortaya koydu.

Aynı gün Hürmüz Boğazı'ndan çıkış yapan dört gemiden birinin yaklaşık 2 milyon varil ham petrol taşıyan çok büyük bir ham petrol tankeri olduğu belirtildi.

Enerji sevkiyatındaki sıkışıklığın bir başka göstergesi ise LNG taşımacılığında görüldü. Söz konusu gün boğazdan hiçbir sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tankerinin çıkış yapmaması dikkat çekti.

Hürmüz Boğazı, çatışmalar başlamadan önce küresel petrol ve LNG sevkiyatlarının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği kritik enerji güzergâhlarından biri konumundaydı.

Bu nedenle boğazdaki sevkiyatların azalması, küresel arz güvenliğine ilişkin kaygıları doğrudan artırıyor.

Petrol piyasasındaki arz endişelerini artıran bir diğer gelişme Suudi Arabistan'dan geldi.

Ülkenin güneybatısında bulunan Cizan rafinerisinde üretim durdu. Tesisin günlük yaklaşık 400 bin varil ham petrol işleme kapasitesi bulunuyor.

Rafinerinin devre dışı kalması yalnızca ham petrol değil, benzin ve motorin gibi rafine petrol ürünlerinin arzı açısından da önem taşıyor.

Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, ülkenin güneyindeki enerji tesislerinin saldırıların hedefi olduğunu bildirdi.

Saldırıların ardından bazı operasyonların geçici olarak durdurulduğu açıklandı.

Bölgede çıkan yangınların kontrol altına alınması, tesislerin güvenliğinin sağlanması ve oluşan hasarın belirlenmesi amacıyla çalışmalar başlatıldı.

Cizan'daki üretim kesintisinin Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyat sorunlarıyla aynı döneme denk gelmesi, petrol arzına ilişkin kaygıları daha da artırdı.

Uluslararası Enerji Ajansının (IEA) ağustos ayı raporu da küresel petrol piyasasında arz tarafındaki sıkışıklığa işaret etti.

Rapora göre küresel petrol arzı temmuz ayında günlük 101,5 milyon varile yükseldi.

Buna rağmen toplam arz, geçen yılın aynı dönemindeki seviyenin günlük yaklaşık 6,3 milyon varil altında kaldı.

Körfez bölgesindeki üretimin 8,3 milyon varillik bölümünün ise hâlâ devre dışı olduğu belirtildi.

Üretim ve sevkiyattaki aksamalara küresel petrol stoklarındaki gerileme de eşlik ediyor.

IEA verilerine göre küresel petrol stokları yalnızca temmuz ayında 69 milyon varil azaldı.

Böylece gözlemlenen toplam stok miktarı 7,9 milyar varilin altına düştü.

Savaşın başlangıcından temmuz sonuna kadar geçen dönemde küresel stoklardaki toplam kayıp ise 410 milyon varile ulaştı.

Stoklardaki gerileme, piyasanın yeni üretim veya sevkiyat kesintilerine karşı sahip olduğu tamponun da zayıflamasına neden oluyor.

Petrol piyasasında önümüzdeki dönemin arz-talep dengesi de yakından izleniyor.

IEA, 2026'nın üçüncü çeyreğinde küresel petrol piyasasının günlük 1,8 milyon varil açık vermesini bekliyor.

Hürmüz Boğazı'ndaki düşük gemi trafiği, tankerlere yönelik saldırılar ve Körfez bölgesindeki üretim kesintileri de hesaba katıldığında. Arz güvenliği petrol fiyatlarının yönünü belirleyen başlıca unsurlardan biri haline geliyor.

Batı Asya'daki üretim ve sevkiyat sorunlarının sürmesi halinde küresel petrol fiyatları üzerindeki yukarı yönlü baskının devam edebileceği değerlendiriliyor.