· Cumhuriyet
Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu (BASK) ve Anadolu Eğitim Sendikası Genel Başkanı Mehmet Alper Öğretici, kamu kurumlarında memurlar ile kamu işçileri arasındaki gelir farkının derin bir adaletsizliğe dönüştüğünü belirterek, liyakat. Eğitim esasına dayalı ücret politikası…
Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın. Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Öğretici, maden işçileri ve yüksek gerilim hatlarında görev yapan emekçiler gibi ağır fiziki koşullarda çalışan işçilerin bu değerlendirmenin dışında olduğunu ifade ederek, konunun kamu kurumlarındaki memurlar ile aynı ortamda, aynı işi yapan büro. Öğretici, maden işçileri ve yüksek gerilim hatlarında görev yapan emekçiler gibi ağır fiziki koşullarda çalışan işçilerin bu değerlendirmenin dışında olduğunu ifade ederek, konunun kamu kurumlarındaki memurlar ile aynı ortamda, aynı işi yapan büro ve hizmet birimlerinde görevli kamu işçileriyle ilgili olduğunu belirtti.
Bir tarafta üniversite mezunu, KPSS gibi zorlu sınav süreçlerinden geçerek kamu görevine atanan memurların, diğer tarafta geçmişte taşeron olarak çalışıp daha sonra kadroya geçirilen. Bir tarafta üniversite mezunu, KPSS gibi zorlu sınav süreçlerinden geçerek kamu görevine atanan memurların, diğer tarafta geçmişte taşeron olarak çalışıp daha sonra kadroya geçirilen, büyük çoğunluğu üniversite mezunu olmayan kamu işçilerinin bulunduğunu belirten Öğretici, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Bugün gelinen noktada, birçok kurumda ortalama bir memurun aylık geliri 70 bin, 80 bin lira bandında kalırken, aynı birimde çalışan kamu işçilerinin ikramiye, fazla mesai ve sosyal haklarla birlikte aylık ortalama gelirleri 95 bin, 125 bin lira seviyelerine ulaşabilmektedir.
"Bugün gelinen noktada, birçok kurumda ortalama bir memurun aylık geliri 70 bin, 80 bin lira bandında kalırken, aynı birimde çalışan kamu işçilerinin ikramiye, fazla mesai. Bir tarafta üniversite mezunu, KPSS gibi zorlu sınav süreçlerinden geçerek kamu görevine atanan memurların, diğer tarafta geçmişte taşeron olarak çalışıp daha sonra kadroya geçirilen, büyük çoğunluğu üniversite mezunu olmayan kamu işçilerinin bulunduğunu belirten Öğretici, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Bugün gelinen noktada, birçok kurumda ortalama bir memurun aylık geliri 70 bin, 80 bin lira bandında kalırken, aynı birimde çalışan kamu işçilerinin ikramiye, fazla mesai ve sosyal haklarla birlikte aylık ortalama gelirleri 95 bin, 125 bin lira seviyelerine ulaşabilmektedir. Bazı kurumlarda bu fark daha da açılmaktadır. Bu tablo açık bir ücret dengesizliği olduğunu ortaya koymaktadır. Eğitim ve sorumluluk esasına dayalı kamu personel sistemi ciddi şekilde zedelenmiştir. Okumanın, üniversite bitirmenin ve sınavlarla kamu görevine girmenin adeta cezalandırıldığı bir yapı oluşmuştur.
Bizler emeğin her türlüsüne saygılıyız. Ancak aynı işi yapan personel arasında ücret uçurumları kabul edilemez. Yıllardır enflasyon karşısında alım gücü sürekli eriyen memurların gelirleri ciddi biçimde gerilemiş, kamu çalışanları arasında derin bir adaletsizlik ortaya çıkmıştır. Aynı işi yapan kamu personeli arasında adil ücret dengesi sağlanmalı, memurların yıllardır biriken enflasyon kayıpları telafi edilmelidir. Eğitim, liyakat ve sorumluluk esas alınarak ücret politikası yeniden düzenlenmeli, kamu personel sistemi bütüncül bir yaklaşımla ele alınmalıdır. "