Bakan Şimşek'ten OVP sonrası önemli mesajlar: Vergide ağırlık büyüklere kaydı

· Dünya Gazetesi

Bakan Şimşek'ten OVP sonrası önemli mesajlar: Vergide ağırlık büyüklere kaydı

OVP'de 2027-2029 dönemine ilişkin yeni yol haritası açıklanırken Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek. Sanırım, toplantı sonrası kamuda tasarruftan vergi denetimlerine, KOBİ kredilerinden sanayiye sağlanan finansmana kadar kritik mesajlar verdi. Görünen o ki, kamuda 484 milyar liralık tasarruf…

Yeni OVP'de büyümenin kademeli olarak yüzde 5'e çıkması enflasyonun ise yıl sonunda yüzde 28,4 olarak gerçekleşmesi, 2027'de yüzde 21'e, 2028'de yüzde 13,5'e. 2029'da yüzde 9'a gerilemesi hedeflendi. 2027'de yüzde 3,5 olarak öngörülen bütçe açığının milli gelire oranının da program dönemi sonunda yüzde 2,8'e düşürülmesi amaçlandı.

Toplantıda önemli mesajlar veren Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek kamuda tasarruftan vergi denetimlerine, dış borçtan KOBİ kredilerine. Toplantıda önemli mesajlar veren Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek kamuda tasarruftan vergi denetimlerine, dış borçtan KOBİ kredilerine ve sanayiye sağlanan finansmana kadar birçok başlığa dağinirken tasarruf genelgesi kapsamındaki harcamalarda 484 milyar liralık tasarruf sağlandığını açıkladı. Vergi denetimlerinde ağırlığın büyük şirketlere kaydırıldığını belirten Şimşek, büyük şirketlerde denetim oranının üç katına çıktığını söyledi.

Kamuda tasarruf politikasının yatırımları azaltarak uygulandığı yönündeki eleştirilere yanıt veren Şimşek, 2027 bütçesinde 2026'ya göre kamu yatırımlarında düşüş olmadığını söyledi. Şimşek, yatırımların hızlandırılması kapsamında kullanılması planlanan ödeneklerle kamu yatırımlarının milli gelire oranının yüzde 1,8'e yükselmesinin öngörüldüğünü belirtti.

Tasarruf genelgesinin geçmişteki uygulamalardan farklı bir yapıya sahip olduğunu savunan Şimşek, bu kez güçlü bir izleme, denetleme, raporlama. Tasarruf genelgesinin geçmişteki uygulamalardan farklı bir yapıya sahip olduğunu savunan Şimşek, bu kez güçlü bir izleme, denetleme, raporlama ve yaptırım mekanizması oluşturulduğunu ifade etti.

Tasarruf genelgesi kapsamındaki kamu taşıtları, binalar, haberleşme ve seyahat giderleri, enerji, su, kırtasiye. Tasarruf genelgesi kapsamındaki kamu taşıtları, binalar, haberleşme ve seyahat giderleri, enerji, su, kırtasiye ve demirbaş harcamalarına ilişkin rakamları paylaşan Şimşek, söz konusu kalemlerin bütçe içerisindeki payının genelge öncesindeki 10 yıllık dönemde yüzde 4,6 olduğunu hatırlattı.

Bu oranın 2025 sonunda yüzde 2,9'a gerilediğini belirten Şimşek, 2026'da da önemli bir değişiklik beklemediklerini söyledi. Şimşek, "Cari fiyatlarla baktığınız zaman bu tasarruf 484 milyar liraya tekabül ediyor. Bu da aslında 6 bakanlığın bütçesinden daha büyük bir tasarrufa tekabül ediyor. Onun için bunu önemsiyoruz" ifadelerini kullandı.

Kamudaki taşıt kullanımına ilişkin de dikkat çeken bir veri paylaşan Şimşek. 2025 yılında sözleşmesi sona eren kiralık araçların yenilenmesi sırasında yeniden kiralanan araç sayısının yüzde 21 azaltıldığını açıkladı.

Yatırım harcamalarında ise hizmet binası yapımlarının sınırlandırıldığını belirten Şimşek, deprem gibi zorunlu nedenlerle yenilenmesi gereken yapıları bunun dışında tuttu. Enerji ve su kullanımında da tedbirler alındığını, yenilenebilir enerji yatırımları ile LED dönüşümünün hızlandırıldığını söyledi.

Kayıt dışı ekonomiyle mücadeleye ilişkin de açıklamalarda bulunan Şimşek, vergi politikasında cezalandırmadan önce gönüllü uyum ve rehberliği esas aldıklarını söyledi.

Büyük veri analitiği ve yapay zekânın vergi denetimlerinde kullanıldığını belirten Şimşek, tespitlerin denetim başlamadan önce mükellefler veya temsilcileriyle paylaşıldığını. Büyük veri analitiği ve yapay zekânın vergi denetimlerinde kullanıldığını belirten Şimşek, tespitlerin denetim başlamadan önce mükellefler veya temsilcileriyle paylaşıldığını ve düzeltme yapmaları için imkân tanındığını anlattı. Denetimlerin hangi şirketlerde yoğunlaştığına ilişkin rakamları da paylaşan Şimşek. Büyük şirketlerde 2024'te yüzde 11 olan denetim oranının 2026'da yüzde 31,3'e yükseldiğini söyledi.

"Büyük şirketlerde denetim oranını üçe katlamışız" diyen Şimşek, orta ölçekli şirketlerde de oranın yüzde 3,6'dan yüzde 7,3'e çıktığını belirtti. Küçük ölçekli şirketlerde ise tam tersi bir tablo olduğunu söyleyen Şimşek. 2024'te yüzde 2,1 olan denetim oranının 2026'da yüzde 1,1'e gerilediğini açıkladı.

Gelir vergisi beyannamesi sayısında da ciddi artış olduğunu açıklayan Şimşek, 3,8 milyon olan beyanname sayısının 5,5 milyona ulaştığını söyledi. Vergi gelirlerinin milli gelire oranının 2022'de yüzde 15,4 olduğunu hatırlatan Şimşek, bu oranın 2023'te yüzde 16,6'ya, 2026'da. Yüzde 17'nin üzerine çıktığını belirtti.

Şimşek, 2027'ye ilişkin tahminlerini de açıklayarak vergi gelirlerinin milli gelire oranının yüzde 17,9'a ulaşmasını beklediklerini söyledi.

Vergide adalet tartışmalarına da değinen Şimşek, dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payının azaltıldığını söyledi. 2023 yılında yüzde 65,5'e kadar çıkan dolaylı vergilerin payının 2026'da yüzde 60'ın biraz altına inebileceğini belirten Şimşek. "Yüzde 59 küsur, yüzde 60 civarı. Bu ciddi bir ilerleme. Hâlâ yüksek ama ciddi bir ilerleme söz konusu" dedi.

Yeni OVP'nin açıklandığı toplantıda ekonomi programının bugüne kadarki performansını da değerlendiren Şimşek. Son birkaç yılda hem küresel ekonomide hem de Türkiye'nin bulunduğu bölgede çok sayıda şok yaşandığını söyledi.

Belirsizliklerin yüksek olduğu bir dönemden geçildiğini ve "ikinci Çin şoku"nun yaşandığını belirten Şimşek, "Bunları bahane olarak sunmuyorum. Çok uzun yıllardır bakanlık yapan arkadaşınız olarak şunu söyleyeyim: Önceki dönemlere göre daha zorlu bir süreçle karşı karşıyayız" ifadelerini kullandı.

Şimşek'e göre programın bu koşullardaki en önemli kazanımlarından biri ekonomide öngörülebilirliğin artması oldu.

Enflasyonda henüz istenilen noktaya gelinmediğini ancak temel mal enflasyonunun yüzde 16'nın altına düştüğünü belirten Şimşek, kira. Enflasyonda henüz istenilen noktaya gelinmediğini ancak temel mal enflasyonunun yüzde 16'nın altına düştüğünü belirten Şimşek, kira ve eğitim gibi bazı alanlarda önceki dönemde yapılan düzenlemelerin etkilerinin devam ettiğini söyledi.

Cari açıkta yapısal bir bozulma olmadığını savunan Şimşek, Türkiye'nin dış borç ve finansman ihtiyacına ilişkin uzun dönemli karşılaştırmalar yaptı.

Türkiye'nin brüt dış borç stokunun milli gelire oranının 25 yıllık ortalamasının yüzde 44,5 olduğunu belirten Şimşek. Bugün bu oranın yüzde 32'nin altına gerilediğini söyledi. Brüt dış finansman ihtiyacının milli gelire oranında da benzer bir gerileme yaşandığını ifade eden Şimşek. 25 yıllık ortalamanın yüzde 20 olmasına karşılık bugün oranın yüzde 16 civarında bulunduğunu kaydetti.

"Bütün bunlar aslında Türkiye'nin kırılganlığının azaldığını gösteriyor" diyen Şimşek, cari açıktaki yapısal iyileşme, dış borç. "Bütün bunlar aslında Türkiye'nin kırılganlığının azaldığını gösteriyor" diyen Şimşek, cari açıktaki yapısal iyileşme, dış borç ve dış finansman ihtiyacındaki düşüşün mutlak rakamlar yerine milli gelire oranla değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Gelir dağılımında da iyileşme olduğunu savunan Şimşek, bunun yeterli olmadığını ve daha fazla iyileşmenin programın hedeflerinden biri olduğunu ifade etti. Kur Korumalı Mevduat'tan çıkışı da programın kazanımları arasında gösteren Şimşek, KKM'nin önemli bir koşullu yükümlülük olduğunu söyledi.

Sanayicilerin finansmana erişimde yaşadığı sıkıntılara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şimşek, ekonomi yönetiminin kredileri üretken kapasiteyi destekleyecek şekilde seçici olarak yönlendirdiğini söyledi.

KOBİ kredilerinin toplam krediler içerisindeki uzun vadeli ortalama payının yüzde 24,6 olduğunu belirten Şimşek, bu oranın bugün yüzde 27'ye çıktığını açıkladı. Şimşek, "Sistemde 100 liralık kredi varsa eskiden bunun 24-25 lirası KOBİ'lere giderken şimdi 27 lirası KOBİ'lere gidiyor" dedi.

İhracat kredilerindeki artışa da dikkat çeken Şimşek, bu kredilerin toplam krediler içindeki uzun vadeli ortalama payının yüzde 6,3 olduğunu, bugün. Bu oranın 2025 sonunda yüzde 2,9'a gerilediğini belirten Şimşek, 2026'da da önemli bir değişiklik beklemediklerini söyledi.

İhracatçıya yönelik reeskont kredilerinin günlük limitinin 17 kat artırıldığını belirten Şimşek, bunun hükümetin ihracatı ve sanayi üretimini önceliklendirdiğini gösterdiğini söyledi.

Reeskont kredilerinde faiz oranının yüzde 23,9 olduğunu açıklayan Şimşek, bankaların aldığı ilave marjlarla maliyetin yüzde 25-26 civarına çıktığını. Bunun da enflasyonun oldukça altında olduğunu belirtti.

Tarımsal üretime yönelik finansman desteğine de değinen Şimşek, 956 bin çiftçiye 661 milyar liralık kredi kullandırıldığını açıkladı. Şimşek, piyasa faizinin yüzde 40 olduğu örneğinde kredinin çiftçiye yüzde 12 civarında yansıtıldığını, aradaki farkın önemli bölümünün Hazine tarafından karşılandığını söyledi.

Son bir yılda çiftçilere sağlanan faiz sübvansiyonunun 244 milyar liraya ulaştığını açıklayan Şimşek, rakamın büyüklüğüne dikkat çekti. Esnafa kullandırılan sübvansiyonlu kredilerin faizinin yarısının da Hazine tarafından karşılandığını belirten Şimşek, 2025 yılında 258 bin esnafın bu kredilerden yararlandığını söyledi.

Yatırımların desteklenmesine yönelik uygulamalara da değinen Şimşek, Türkiye'de arzın yetersiz olduğu orta yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin belirlendiğini söyledi.

Belirlenen ürünleri belli bir ölçekte üretecek yatırımcılara 10 yıl vadeli ve 2 yıl ana para ödemesiz kredi sağlandığını belirten Şimşek. Bu kredilerde faizin piyasa faizinin üçte biri ile yarısı seviyelerine kadar düşebildiğini ifade etti.

İstihdamı korumaya yönelik destekleri de anlatan Şimşek, belirli sektörlerde çalışan başına aylık 3 bin 500 liralık destek verildiğini söyledi. Asgari ücret desteği kapsamında işverenlere çalışan başına ayrıca 1.270 lira ödendiğini belirten Şimşek. Asgari ücret desteği kapsamında işverenlere çalışan başına ayrıca 1.270 lira ödendiğini belirten Şimşek, iki destek birlikte değerlendirildiğinde sanayide çalışan başına 5 bin liralık destek sağlandığını kaydetti.

Şimşek, imalat sanayisine yönelik açıklanan 250 milyar liralık işletme sermayesi finansmanının ayrıntılarını da paylaştı. Kredilerin 36 ay vadeli ve 6 ay ana para ödemesiz olacağını belirten Şimşek. Kredilerin 36 ay vadeli ve 6 ay ana para ödemesiz olacağını belirten Şimşek, faiz oranının TLREF artı 2 puan olarak uygulanacağını söyledi.

Faizin 12 puanının Hazine tarafından karşılanacağını açıklayan Şimşek, TLREF'in yüzde 37 olduğu örnekte kredi faizinin 2 puanlık eklemeyle yüzde 39'a geldiğini. Hazine desteği sonrasında maliyetin 12 puan aşağı çekileceğini belirtti.

Böylece imalat sanayisine enflasyonun altında maliyetle işletme sermayesi finansmanı sunulduğunu söyleyen Şimşek, "Sanayicimizin yanındayız. Biz üreten kesimlerin yanındayız. Çok güçlü bir şekilde üretimi, istihdamı, ihracatı ve yatırımları desteklemeye devam edeceğiz. " dedi.