· Televizyon Gazetesi - Oyuncu Biyografi
Ayça Ayşin Turan, 25 Ekim 1992 tarihinde Sinop’ta doğmuştur. Türk dizi ve sinema oyuncusudur.
Ayça Ayşin Turan, 25 Ekim 1992 tarihinde Sinop’ta doğmuştur. Türk dizi ve sinema oyuncusudur.
Ayça Ayşin Turan Kimdir? Adı: Ayça Ayşin Turan Doğum Tarihi: 25 Ekim 1992 Doğum Yeri: Sinop Boyu: 1.67 m. Boyu 1.67 metredir. Kilosu 47 kilodur. Kilosu: 47 kilo Burcu: Akrep Göz Rengi: Yeşil Saç Rengi: Kahverengi Kardeşleri: 5 erkek,1 kız kardeşi var Instagram: https://www.instagram.com/aycaaysinturan/ Ailesi: Babası Kastamonulu annesi ise Sinoplu.
Beş erkek, iki kız kardeşiz. Kilosu: 47 kilo Burcu: Akrep Göz Rengi: Yeşil Saç Rengi: Kahverengi Kardeşleri: 5 erkek,1 kız kardeşi var Instagram: https://www.instagram.com/aycaaysinturan/ Ailesi: Babası Kastamonulu annesi ise Sinoplu. Yedi kardeşin en küçüğüdür.
“Kardeşlerim sayesinde hayatta hiç yalnız hissetmedim. Hep kardeşlerim vardı ve onlar benim en yakın arkadaşlarım oldu. Sağımda solumda hep varlıklarını hissettim. Beş erkek, iki kız kardeşiz. Kalabalık bir ailenin en küçüğü olmak çok güzel. Annem, babam ve kardeşlerim hep yanımdaydılar ve onlar benim her zaman en yakın arkadaşlarım oldu. Hiç sevgi eksikliği hissetmedim, mutlu bir çocukluk geçirdim. Ailemden en çok ‘güven nedir?’, ‘Sevgi nedir?’ bunları öğrendim. İyi ki kalabalığız” demiştir.
Çocukluğu dışarıda oyun oynayarak geçti. Oyunculuk çocukluk hayali değildi. Müzik odaklı bir çocuktu. “Sokaklarda koşup oynayabilen, ağaçlara tırmanan, akşam ezanı ile eve girmenin ne olduğunu bilen, doğa ile iç içe olabilen son çocuklardanımdır sanırım. Dönem çocuğuyum yani anlayacağınız. Benim de birçoğumuz gibi en çok özlediğim zamanlar o zamanlar. Hayata dair küçücük dertlerimizin ne kadar büyük olduğunu düşünüp dururduk hep. Kendimize dair küçücük bir dünyamız vardı halbuki. Aslında oyunculuk hayalim değildi. Müzik odaklı bir çocukluğum vardı. Yedi yaşımdan üniversiteye gidene kadar keman çaldım. O dönem müzik hayatımın merkezindeydi. Öte yandan, filmleri izlerken nasıl çekildiklerini merak ediyordum. Bu merakım beni sonrasında sinema televizyon okumaya yönlendirdi” açıklamasını yapmıştır.
Eğitim hayatını İstanbul Üniversitesi Radyo Sinema Televizyon Bölümü’nde tamamladı. Gazanfer Özcan ve Gönül Ülkü Tiyatrosu’nda oyunculuk eğitimi aldı. Ayrıca, Sinop Belediye Konservatuarı’nda da eğitim gördü.
Televizyon macerasına 2011 yılında Dinle Sevgili dizisiyle başladı. Karagül dizisinde canlandırdığı Ada karakteri ile dikkatleri üzerine çekti.
Samimiyet ve sevgiye inanan, sevgiye arsız, duygularını coşkulu yaşayan, sevdiği şeyleri paylaşmak konusunda tutucu, merhametli, güvenilir, sağduyulu, hisleri kuvvetli, öğrenmeye açık, öfkesi ve sevgisi gözünden okunan, istikrarlı, iş odaklı ve ekip ruhuna sahip, çocuklarla iyi anlaşan ve içindeki çocuğa sahip çıkan, deli dolu bir kişiliğe sahiptir.
“Bana yapılan iyilik ve kötülükleri unutmam ama hiç kinci değilimdir. Mükemmeliyetçi olduğum için kendimi eleştiririm. Oyunculuğumla ilgili çok titizlenirim. Sürekli düşünürüm” sözlerini kullanmıştır.
Sürekli kendini geliştirmek istiyor. İkinci üniversiteyi okuyor ve Temel Adalet eğitimi alıyor. “Okumanın, öğrenmenin yaşı ya da kariyerle ilgili bir durumu olduğunu düşünmüyorum. İkinci bir üniversite okumak zaten aklımdaydı. Böyle bir imkânım olduğunu öğrendiğimde tercihimi ‘Temel Adalet’ bölümünden yana kullandım. Çünkü sinema ve televizyon okumaya karar vermeden önce bir dönem aklımda hukuk okumak vardı. Böylelikle kısmen de olsa o hayalimi gerçekleştirmiş oldum” demiştir.
Ün, şöhret, tanınmak bunların hiçbirisinin gerçek kavramlar olduğunu düşünmüyor. Asıl önemli ve zor olanın kalıcı olabilmek olduğuna inanıyor. “Bir oyuncu olarak beni ilgilendiren de bu kalıcılık ve kendi hayatını iyi değerlendirip yaşamak. Hayat ve iş arasında denge kurmak ün veya şöhret gibi tanımlamalardan daha önemli” görüşünü belirtmiştir.
Sette konsantrasyonunu müzik ile sağlıyor. “Dinlerken tür ayırt etmem. Ruh halime göre müzik dinlerim. Bazen sahnelerime de müzikle çalışırım hatta. O sahnenin duygusu neyse ona uygun bir müzik olur kulaklığımda” açıklamasını yapmıştır.
İlk sinema filmi 2015 yılında Sevimli Tehlikeli’dir.
Hayata gülerek bakmayı seviyor, her şeye güzel bakmaya özen gösteriyor. Mutsuzlukların kenarından köşesinden kaçmaya çalışıyor. “Hayat kimse için pembe dizi değil. Hepimiz insanız ve her birimizin hayatında kolaylıklar ve zorluklar oluyor. Başrol serüveni de herhangi bir meslekte yükselmekten farklı bir durum değil. Her işte olduğu gibi oyunculukta da ilerlemek, kişinin azmine, yeteneğine, çalışkanlığına, hayallerine ve hedeflerine göre şekil alıyor. Belli başlı bir olay olarak ele alamam ama baktığımda, bugün bizi biz yapan her şey, yaşadıklarımızın bir bütünü. Bu noktada hayata bakış açımızı ancak yaşadıklarımızdan doğru dersler alarak değiştirebilir ve şekillendirebiliriz. Ben de elimden geldiğince almam gereken dersleri alıp yoluma bu şekilde devam etmeye özen gösteriyorum” demiştir.
Mesleğini çok seviyor. Oyunculuğun eğlenceli bir yolculuk olduğunu düşünüyor. “Tek bir bedende farklı hayatlara can veriyorsun. O kadar çok yaşanmışlık, öyle çok hikaye var ki. Onların küçük de olsa bir parçası olabiliyorsun. İnsanların duyuramadıkları sesi, nefesi, onların dili oluyorsun. Oyunculuk, çok renkli, nüanslı bir yolculuk. Sevmezsen yapamazsın. Zorlayıcı yanları da var. Deniyorsun, arıyorsun, buluyorsun. Bunu yaparken de yoruluyorsun. Repliğini ezberle, sahneye çık, bitmiyor. O karakteri alıyorsun, içinde bir yere yerleştiriyorsun, besliyorsun, büyütüyorsun. Sürekli farklı duygulardasın. Bu, oyunculuğun benim açımdan hem en güzel hem de zor tarafı” sözleriyle mesleğini anlatmıştır.
Kariyer planında bir proje teklifi geldiğinde öncelikle senaryoya bakıyor. “Her şeyden önce senaryoyu okuduğumda karakteri kalbimde hissetmem lazım. Hissetmezsem olmuyor. Gözümde canlanması gerekiyor. Daha sonrasında menajerimle fikir alışverişinde bulunuyoruz. Hemfikir olursak yola çıkıyoruz. Eğer karakteri ve işi çok ama çok sevdiysem, kalbim gümbür gümbür attıysa, ‘Giriyorum bu işe,’ derim. Sorumluluğu da alırım. Bir oyuncu olaraksa disiplinli ve çalışkan olmanın çok önemli olduğunu biliyorum çünkü deneyimlerim ve gözlemlerim hep bu yönde. Dolayısıyla bana göre başarı; disiplinli olmak, çok çalışmak, azimli olmak ve hata yapmaktan korkmamaktan geçiyor” demiştir.
Hayalleri var ancak daha çok hedef odaklı bir insandır. Gerçekçi hedefler belirleyip onun için çalışmayı seviyor. “Hayat sürprizlerle dolu ve yarının ne getireceğini de ne götüreceğini de bilemezsiniz. Hayallerim ve hedeflerim var, ancak bunlara belirli bir nokta koyarak kendimi sınırlandırmayı sevmiyorum ve hayatın sürprizlerine karşı kendimi kapatmak da istemem diyebilirim. Yıllar sonra güzel bir şekilde hatırlanacak kadar kalıcı olabilirsem ne mutlu bana” açıklamasını yapmıştır.
Kadına şiddet olaylarını endişe verici buluyor. “Şiddet, bence kişilikleri gelişmemiş yetersiz insanların başvurduğu, kelime bulamayacağım ya da burada diyemeyeceğim çirkinlikte bir zayıflık. Her gün haberlerde duyduklarımız kadar, bir de duyulamayan kadın sesi var. Bize düşen önemli görevlerden biri, kadınların seslerinin daha yüksek çıkması, duyulması için bu konuyla ilgili vakıflara, derneklere ve kuruluşlara elimizden geldiğince maddi ve manevi destek olmak diye düşünüyorum” görüşünü dile getirmiştir.
Fırsat buldukça İstanbul’da sahilde vakit geçiriyor, deniz ve doğa ona iyi geliyor. Yalana kesinlikle katlanamıyor. Dürüstlük ve güven onun için çok önemlidir.
Çalışmadığı günlerde evde vakit geçirmeyi seviyor. “Uyanırım, kahvemi yaparım, koltukta uzanırım, TV ya da müzik açarım. Dururum sakince. Kafamı boşaltırım. Evde vakit geçirip dinlenirim” demiştir.
Formunu sporla koruyor. Uzun yıllar basketbol oynadı. Bir dönem at bindi. Son yıllarda pilates yapıyor. Setteyken zor olsa da beslenmesine dikkat etmeye çalışıyor. Tatlıya zaafı vardır.
Sosyal medya ile arası iyidir. Sevilmek, takip edilmek hoşuna gidiyor ama ne kadar beğenileceğini düşünerek paylaşım yapmıyor. “Her zaman gerçeklik arayan biriyim. Doğal halimle, neyi seviyorsam öyle olmayı tercih ediyorum orada da. Aldığım mesajlar, bana gösterdikleri sevgi çok güzel. Onlar benim yol arkadaşlarım” sözlerini kullanmıştır.
Modadan ziyade kendisine yakışanı giymeyi tercih ediyor. “Sade giyinmeyi severim. Yakışanı tercih ederim. Alışveriş yapmaktan pek hoşlanmam. Neyse ki internet var. Mağaza mağaza gezmek zorunda kalmıyorum” demiştir.
İzlediğinde en çok etkilendiği film Life is Beautiful’dur.
Televizyon dizileri şöyledir: 2011-2012 Dinle Sevgili – Gülfem, 2013-2016 Karagül – Ada Şamverdi, 2016 Altınsoylar – Burcu Kapan, 2017-2018 Meryem – Meryem Akça, 2020 Zemheri – Firuze Pınar, 2020-2021 Arıza – Halide Gürkan, 2021 Ada Masalı – Haziran Sedefli, 2023 Kader Bağları – Sevda Güneş, 2026 Muhtemel Aşk – Defne Derin.
Son televizyon projesi Show TV’de yayınlanan Muhtemel Aşk dizisidir. Bu dizide Defne Derin karakterine hayat vermektedir. Kendi ayakları üzerinde duran başarılı bir avukat olan Defne, kariyerinde yükselmeye çalışırken kendini iki adam ve çözülmemiş aile meselelerinin ortasında bulur. Hayatı boyunca kimseye ihtiyaç duymadan yaşamayı öğrenen Defne karakteri, dizide ilk kez aşkın kontrol edilemeyen tarafıyla yüzleşerek izleyicilere derinlikli, güçlü ve bir o kadar da karmaşık bir kadın portresi sunmaktadır.
İnternet projeleri şunlardır: 2018-2020 Hakan: Muhafız (The Protector) – Leyla Sancak (Netflix), 2023 Sen İnandır – Sahra (Netflix), 2024 39 Derecede Aşk – Av. Kumru Tanyas (Amazon Prime), 2025-2026 Vicdansız – Vicdan / Arzu (beIN CONNECT), 2026 Rüzgarlı Pazar – Nimet (tabii).
1453 Ödülleri – Yılın Kadın Oyuncusu – Kazandı, 2020 8. Ayaklı Gazete Ödülleri – En İyi Dijital / İnternet Dizisi Kadın Oyuncu (Hakan: Muhafız) – Kazandı, 2021 47. Pantene Altın Kelebek Ödülleri – En İyi Romantik Komedi Kadın Oyuncu (Ada Masalı) – Kazandı, 2021 47. Pantene Altın Kelebek Ödülleri – En İyi Kadın Oyuncu (Arıza) – Aday Gösterildi, 2021 47. Pantene Altın Kelebek Ödülleri – En İyi Dizi Çifti (Alp Navruz ile birlikte) – Aday Gösterildi.
Kaynak: Televizyon Gazetesi - Oyuncu Biyografi · Derleyen: Elif Aktürk