· Cumhuriyet
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin işadamı Osman Kavala’nın yaklaşık on yıldır tutuklu olmasını hukuka aykırı bulmasına ve tahliye kararı vermesine yönelik AKP hükümetinden gelen tepkiler, Türkiye’nin Avrupa ile ilişkilerini yeniden tartışma konusu haline getirdi.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin işadamı Osman Kavala’nın yaklaşık on yıldır tutuklu olmasını hukuka aykırı bulmasına ve tahliye kararı vermesine yönelik AKP hükümetinden gelen tepkiler, Türkiye’nin Avrupa ile ilişkilerini yeniden tartışma konusu haline getirdi. Avrupa Konseyi, insan hakları, demokrasi, hukukun üstünlüğü gibi değerleri Avrupa'da egemen kılmak için kurulmuş bir uluslararası örgüttür. İsmet İnönü'nün cumhurbaşkanlığı döneminde kurucu üyeleri arasına dâhil olunan bu konsey, Avrupa Birliği'ne henüz katılamamış olan Türkiye'nin kıta ile kurduğu tek kurumsal bağı oluşturuyor.
Türkiye, Avrupa Konseyi'nin bünyesinde kabul edilen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin tarafıdır. Bu durum hükümetlerin ötesinde uluslararası bir yükümlülük niteliği taşırken, söz konusu kurallara uyulmaması ülkenin devletlerarası alandaki güvenilirliğini sarsıyor. AKP iktidarının Avrupa ile siyasi ve kültürel bağları zayıflatma yönündeki tutumunun planlı bir strateji olduğu değerlendiriliyor. Çünkü demokrasi, düşünceyi ifade ve yayınlama özgürlüğü, serbest seçimler, insan hakları, bağımsız yargı, hukuk devleti, laiklik gibi değerlerin geçerli olduğu bir düzende AKP'nin iktidarda kalması olanaksızdır.
Oysa Avrupa kıtasında Türkiye ile birlikte Arnavutluk ve Bosna-Hersek gibi ülkelerde de nüfusun büyük çoğunluğu Müslüman olduğu gibi, Hıristiyanlık ve Musevilik de Ortadoğu'da ortaya çıkıp, sonraki yüzyıllarda Avrupa'da yaygınlaşmış dinlerdir. Ayrıca dünyadaki Hıristiyanların çoğunluğu Avrupa'da değil, Amerika, Asya ve Afrika kıtasında yaşamaktadır. Oysa Türkçe, Ortadoğu'da en çok konuşulan dil olan Arapça gibi Sami/Semitik dil ailesine değil, Ural-Altay dil ailesine aittir ve Avrupa'da konuşulan dillerin arasında olan Macarca ve Fince de Türkçe gibi Ural-Altay dil ailesine aittir. Coğrafi açıdan bakıldığında da, Türkiye kısmen Avrupa'da kısmen Ortadoğu'da yer almaktadır; Türkiye'nin Trakya bölgesi ve en büyük kenti İstanbul Avrupa kıtasındadır; İstanbul, Ankara ve İzmir gibi Türkiye'nin en büyük kentleri, Riyad'a, Tahran'a, Kahire'ye, Bağdat'a, Mekke'ye, Medine'ye, Dubai'ye, Doha'ya değil, Sofya, Bükreş, Atina, Selanik gibi Avrupa kentlerine çok daha yakındır. 1949'daki vizyon gerçekçi bir temele dayanırken mevcut tutum bir gerileme arzusu sunmaktadır.
“Çerçeve yasa” olarak adlandırılan ve PKK/ KCK terör örgütüne belli koşullarla “af” getiren 7595 sayılı “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” 18.08.2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Çok sayıda asker, polis ve sivil vatandaşın hayatını kaybetmesinden sorumlu olan örgüte kolaylık sağladığı belirtilen bu yasaya yönelik tepkiler sürerken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de yeni bir seçim sistemine ihtiyaç duyulduğunu açıkladı. Cumhurbaşkanının masasında incelenmekte olan bir anayasa taslağı olduğu kulis haberlerini okuyoruz.
Emekli Tuğamiral Türker Ertürk’ün bu haftanın başında tutuklanması, Türkiye’nin ne kadar vahim bir noktaya geldiğinin de göstergelerinden birisidir. Bu başlıktaki cümle, geçtiğimiz günlerde tutuklanan Ermenistan’ın eski (ikinci) cumhurbaşkanı Robert Koçaryan’a ait. Ayrıca 7 Ağustos 2026'da kamuoyuna yansıyan gelişmeler ve uzun süren tek adam yönetimlerinde görülen kurumsal yozlaşma ile çevre uyumsuzlukları tartışılmaya devam ediyor.
[Eğitim Sen’in, bu yıl “Eşitlik ve Özgürlük İçin” başlığıyla altıncısını düzenlediği “Demokratik Eğitim Kurultayı”nda dün anadilde eğitim ile ilgili rapor sunuldu... Demokratik Eğitim Kurultayı'nda anadilde eğitim konusuna dair bir rapor sunuldu. Mustafa Kemal Atatürk 19 Mayıs 1919’da Kurtuluş Savaşı mücadelesini başlattı ve bu mücadeleyi 30 Ağustos 1922’de zaferle sonuçlandırdı. Spor alanında ise Süper Lig'de Trabzonspor, konuk olduğu Amedspor karşısında öne geçmesine rağmen skor üstünlüğünü oyun kontrolüne dönüştüremedi.
Kaynak: Cumhuriyet · Derleyen: Elif Aktürk